<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"><channel><title>Özgür Yazılım Derneği</title><link>https://www.oyd.org.tr/</link><description>Özgür Yazılım Derneği, özgür yazılım hareketini ve hali ile tüm insanların modern dünyadaki özgürlüklerini savunan insanların oluşturduğu bir topluluktur.</description><generator>Hugo</generator><language>tr</language><atom:link href="https://www.oyd.org.tr/index.xml" rel="self" type="application/rss+xml"/><lastBuildDate>Sun, 12 Apr 2026 15:57:58 +0300</lastBuildDate><item><title>Türkiye'de İnternetin 33. Yılı Basın Açıklaması: 'İnternet Yaşamdır!'</title><link>https://www.oyd.org.tr/yazilar/turkiyede-internetin-33-yili/</link><guid isPermaLink="true">https://www.oyd.org.tr/yazilar/turkiyede-internetin-33-yili/</guid><pubDate>Sun, 12 Apr 2026 15:57:58 +0300</pubDate><author>Kolektif</author><description>12 Nisan 2026, Türkiye’nin İnternet’le tanışmasının 33. yıldönümü. “İnternet Yaşamdır!” öğretisini sahiplenen örgütler olarak bu yıldönümünde de İnternet’in ülkemizdeki durumunu ve geleceğini değerlendirmek üzere kamuoyuna sesleniyoruz.</description><content:encoded><![CDATA[<p>12 Nisan 2026, Türkiye’nin İnternet’le tanışmasının 33. yıldönümü. “İnternet Yaşamdır!” öğretisini
sahiplenen örgütler olarak bu yıldönümünde de İnternet’in ülkemizdeki durumunu ve geleceğini
değerlendirmek üzere kamuoyuna sesleniyoruz.</p>
<p>İnternet, yalnızca bir teknoloji ya da iletişim aracı değildir; eğitim, sağlık, ekonomi, kamu hizmetleri
ve toplumsal katılımın vazgeçilmez temeli, çağdaş yaşamın ayrılmaz parçasıdır. Ne yazık ki bu
özgürleştirici ve dönüştürücü gücün ülkemizde baskı, sansür ve yetersiz altyapı engelleriyle karşı
karşıya olduğu bir dönemi daha yaşıyoruz.</p>
<p>Son bir yılda yaşanan gelişmeler, dijital haklarımızın korunması ve İnternet’in potansiyelinin tam
olarak kullanılabilmesi için ivedi adımlar atılması gerektiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.</p>
<h2 id="sansür-ve-erişim-engelleri-2025-2026">Sansür ve Erişim Engelleri (2025-2026)</h2>
<p>Geride bıraktığımız 2025-2026 dönemi, Türkiye&rsquo;de dijital ifade özgürlüğü açısından karanlık bir yıl
olarak kayda geçmiştir. Kullanıcılar, İnternet’in sunduğu bilgiye erişim ve ifade özgürlüğü haklarını
kullanırken sürekli engellemelerle karşılaşmıştır. Bu engellemeler, hem yasal düzenlemeler hem de
yasal dayanağı olmayan uygulamalar aracılığıyla sistematik bir hal almıştır.</p>
<p>2025 yılı boyunca Türkiye&rsquo;deki İnternet kullanıcıları, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK)
tarafından uygulanan bant daraltma yöntemleri nedeniyle toplam <strong>63 saat boyunca sosyal medya
platformlarına erişememiş; sosyal medya âdeta “fiilen” kapatılmıştır.</strong> Bu kısıtlamalar, genellikle
toplumsal infial yaratan olayların veya siyasi gelişmelerin ardından devreye sokularak kamuoyunun
gerçek zamanlı bilgiye ulaşması engellenmiş, halkın haber alma hakkı ve iletişim özgürlüğü askıya
alınmıştır. Dijital alan üzerindeki kontrolün ne denli ileri gidebildiğini gösteren bu uygulamalar
nedeniyle yurttaşlar olup biteni öğrenmekten alıkonulmuş; bu durum, VPN kullanımında rekor
artışlara ve yurttaşların sansürü aşma çabalarına yol açmıştır.</p>
<p>Bu dönemdeki en somut ve dikkat çekici örneklerden biri <strong>19 Mart 2025’te İstanbul Büyükşehir
Belediyesi&rsquo;ne yönelik operasyon ve Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu&rsquo;nun gözaltına
alınmasıyla eşzamanlı olarak yaşanan bant daraltma uygulamasıdır.</strong> NetBlocks tarafından da
doğrulanan bu kesintiler, X (eski adıyla Twitter), YouTube, Instagram ve TikTok gibi popüler <strong>sosyal
medya platformlarını 42 saat boyunca etkilemiştir.</strong> Ayrıca, Temmuz 2024&rsquo;te Kayseri&rsquo;deki mülteci
karşıtı protestolar sırasında İnternet erişiminin bir hafta boyunca bant daraltma yöntemiyle
kısıtlandığı da belleklerimizde iz bırakmıştır. Bu olaylar, siyasi ve toplumsal gelişmelerin İnternet
erişimine doğrudan müdahale aracı olarak kullanıldığının en açık göstergesidir.</p>
<p>FreeWebTurkey&rsquo;nin 2025 İnternet Sansürü Raporu&rsquo;na göre, yılın ilk yedi ayında toplam <strong>1.306 içerik
ve 3.330 URL erişime engellenmiştir.</strong> Bu engellemelerin en yaygın gerekçesi, %38&rsquo;lik oranla 5651
sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla
Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun&rsquo;un 8/A maddesi uyarınca &ldquo;milli güvenlik ve kamu düzeninin
korunması&rdquo; olmuştur. Raporda, Anayasa Mahkemesi&rsquo;nin 2023 yılında iptal ettiği 5651 sayılı kanunun
9. maddesi (kişilik hakları ihlali) yerine, bu muğlak ve geniş yorumlanmaya açık 8/A maddesinin
ikame edildiği gözlemlenmiştir. <strong>Bu durum, yargı kararlarının etrafından dolanılarak sansür
mekanizmasının hukuksal kılıf değiştirdiğini ortaya koymaktadır.</strong></p>
<p>Ayrıca, 2024 yılında erişime engellenen Discord ve Wattpad gibi genç kullanıcılar arasında popüler
olan platformlar, <strong>2025 yılı boyunca da kapalı kalmıştır.</strong> Bu tür <strong>platform bazlı yasaklar, özellikle
genç kuşaklarda devlete karşı derin bir yabancılaşma ve &ldquo;dijital klostrofobi&rdquo; duygusu
yaratmıştır.</strong></p>
<p>İfade Özgürlüğü Derneği raporlarına göre küresel sosyal medya platformları, kullanıcı haklarını
savunmak yerine yargısal ve çoğu zaman otoriter nitelik taşıyan idari taleplere uyum sağlama refleksi
göstermektedir. Bu durum giderek bir “dijital itaat rejimi”ne dönüşürken, yayımlanan şeffaflık
raporları da yalnızca bir “şeffaflık yanılsaması” üretmektedir.</p>
<p>Yasal düzenlemeler cephesinde ise Mart 2025&rsquo;te kabul edilen <strong>7545 sayılı Siber Güvenlik Yasası</strong>,
çevrimiçi ifade özgürlüğünü ve mahremiyeti kısıtlama araçlarının en yenisi olarak karşımıza
çıkmaktadır. Bu yasa, yetkililere mahkeme kararıyla Türkiye&rsquo;de barındırılan her türlü veriye geniş
erişim hakkı tanımakta ve çevrimiçi veri sızıntıları hakkında &ldquo;yanlış bilgi&rdquo; yaymanın beş yıla kadar
hapis cezasıyla cezalandırılmasını öngörmektedir. Bu düzenleme, kullanıcılar üzerinde ciddi bir
otosansür baskısı yaratmaktadır.</p>
<p>Akın Gürlek, 3 Nisan 2026’da sosyal medya hesaplarına ilişkin yeni bir düzenleme üzerinde
çalıştıklarını, bu düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle birlikte üç aylık geçiş sürecinin ardından sosyal
ağların yalnızca kimlik doğrulaması ve eşleştirmesiyle kullanılabileceğini, anonim hesapların
kapatılacağını belirtirken platformların bu koşulları kabul ettiğini, bu konuda anlaşmaya vardıklarını
açıklamıştır. Bir süredir çeşitli odaklarca kamuoyunda sıkça gündeme taşınan bu uygulama, yine
kullanıcılar için yeni bir gözetim ve sansür mekanizması olacaktır.</p>
<p>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) de 2024 sonu ve 2025 başındaki kararlarında Türkiye&rsquo;deki
dijital ifade özgürlüğü ihlallerine dikkat çekmiştir. Örneğin <strong>&ldquo;Binali Erdoğan v. Türkiye&rdquo; başlıklı
davada</strong> AİHM, sosyal medya paylaşımları nedeniyle verilen hapis cezalarının ve kamu görevinden
çıkarmaların ifade özgürlüğü ihlali olduğunu teyit etmiştir. AİHM&rsquo;nin geçmiş kararlarında da
belirttiği üzere, İnternet içeriğine erişimin engellenmesi ve sosyal medya platformlarına yönelik geniş
kapsamlı yasaklar, bilgiye erişim hakkını ihlal etmekte ve orantısız müdahale oluşturmaktadır. Bu
kararlar, Türkiye&rsquo;nin İnternet sansürü ve gazetecilere yönelik yargısal taciz konusunda sistematik bir
ihlalci olduğunu uluslararası düzeyde tescillemektedir.</p>
<p>İnternet’in kişilerin iletişiminden toplumsal gelişime katılımına, suç ve suça teşvik konusu
paylaşımlar hariç olmak üzere, özgürlüklerin ve katılımcı demokrasinin genişletilmesine kadar pek
çok olumlu kullanımı, sansür ve baskıcı yöntemlerle engellenmektedir. Temsili demokrasinin
sınırlarının kaldırılması ana hedef olmalıyken mevcut yetersiz demokrasi anlayışına bile tahammül
edilememesini anlamak mümkün değildir.</p>
<h2 id="altyapı-ve-ekonomik-engeller">Altyapı ve Ekonomik Engeller</h2>
<p>İnternet erişimi, çağımızda en temel insan hakkı olarak kabul edilmesine karşın Türkiye&rsquo;de altyapı
yetersizlikleri ve ekonomik kısıtlar, bu hakkın tam olarak kullanılması önünde ciddi engeller
oluşturmaktadır.</p>
<p>Türkiye’de İnternet artık yalnızca kısıtlı değil, aynı zamanda bilinçli biçimde ihmal edilmiş bir
altyapının kurbanıdır. Yetersiz yatırımlar, düşük hızlar ve çok yüksek fiyatlar milyonlarca insanı
nitelikli İnternet erişiminden yoksun bırakmaktadır. Tüm bunlar, sayısal uçurumu derinleştiren, dijital
eşitsizliği artıran yapısal bir soruna işaret etmektedir.</p>
<p>TMMOB Bilgisayar Mühendisleri Odası&rsquo;nın (BMO) Şubat 2025’teki açıklamasına göre, Türkiye&rsquo;nin
İnternet hızı dünya ortalamasının çok altında seyretmektedir. Mobil İnternet hızı 49,76 Mbps iken,
sabit İnternet hızı sadece 48 Mbps olarak ölçülmüştür. Bu verilerle Türkiye, sabit İnternet hızında
dünya sıralamasında <strong>102. sırada yer alarak dünya ortalamasının %50 altında kalmaktadır.</strong> Bu
durum, gerekli altyapı yatırımlarının zamanında yapılmamasının doğrudan bir sonucudur ve Türk
Telekom üzerindeki denetim eksikliğiyle ilişkilendirilmektedir.</p>
<p>Fiber optik altyapı, İnternet erişiminin temelini oluşturmaktadır. Türkiye&rsquo;de fiber altyapı uzunluğu
BTK 2024 Faaliyet Raporuna göre 605 bin km&rsquo;ye ulaşmış olsa da benzer nüfuslu ve coğrafi büyüklüğe
sahip Fransa&rsquo;daki 11 milyon km&rsquo;lik fiber altyapıyla karşılaştırıldığında bu uzunluğun ne denli yetersiz
olduğu açıkça görülmektedir. Bizler, kentsel dönüşüm projeleriyle bütünleşik olarak &ldquo;her eve fiber
optik kablo çekme&rdquo; zorunluluğu getiren yasal düzenlemelerin gereğince uygulanması ve
denetlenmesini; özellikle kırsal bölgelerde geniş bant İnternet projelerinin, afetlere direnci de göz
önünde bulundurarak ivedilikle başlatılmasını istiyoruz.</p>
<p>Yönetimi ve hisseleri tümüyle kamuya ait olan Varlık Fonu’na devredilen Türk Telekom’un 2025
yılının üçüncü çeyreğinde elde ettiği 59 milyar liralık gelirin yaklaşık yüzde 45’inin brüt kâr olduğu
göz önüne alındığında, altyapı yatırımlarının eksikliğinin maddi sorunlara bağlı olmadığı
görülmektedir.</p>
<p>Altyapı sorunlarının yanı sıra iletişim hizmetlerine erişimin ekonomik yükü de yurttaşlar üzerinde
giderek artmaktadır. GSM ve İnternet faturalarında <strong>%50 ile %100 arasında çok yüksek artışlar
yaşanmış</strong>, bu durum ekonomik zorluklar içindeki geniş toplum kesimleri için ek bir yük
oluşturmuştur. Ayrıca, 1999 Marmara Depremi sonrası yürürlüğe konan ve kalıcı hale gelen Özel
İletişim Vergisi, 2025 yılında hat başına aylık 47,91 TL olarak yansıtılmaya başlanmıştır. İnternet
hizmetlerinde, kanunen temel gereksinim olarak belirtilmesine karşın %20 oranında uygulanan
Katma Değer Vergisi ve %10’a çıkarılan Özel İletişim Vergisi ile birlikte İnternet faturalarının
yaklaşık dörtte birini vergiler oluşturmaktadır.</p>
<p>Haberleşme özgürlüğü anayasal bir hak olmasına rağmen bu hakkın kullanımı üzerinden alınan
yüksek vergiler, mağduriyet yaratmakta ve İnternet erişimini lüks haline getirmektedir.</p>
<h2 id="dijital-aktivizm-ve-umut">Dijital Aktivizm ve Umut</h2>
<p>Tüm bu baskı ve engellemelere karşın İnternet’in toplumsal örgütlenme ve hak arama
mücadelesindeki gücü, geride bıraktığımız yılda da kendini göstermiştir. Dijital platformlar,
yurttaşların seslerini duyurduğu, haksızlıklara karşı birleştiği ve hatta ekonomik sonuçlar doğuran
eylemler organize ettiği bir ortam olmaya devam etmiştir.</p>
<p>Bu dönemin en çarpıcı örneklerinden biri, <strong>2 Nisan 2025’te sosyal medya üzerinden organize edilen
ekonomik boykottur.</strong> Hayat pahalılığı ve enflasyon karşısında ezilen kitleler, dijital platformlar
aracılığıyla genel bir tüketim grevi gerçekleştirmiştir. Toplum Çalışmaları Enstitüsü verilerine göre
bu boykot Türkiye genelinde tüketim talebinde <strong>%26’lık bir düşüşe neden olarak</strong> dijital
örgütlenmenin ekonomik sisteme doğrudan, ölçülebilir ve sarsıcı bir darbe vurabileceğini
kanıtlamıştır. Bu eylem, İnternet’in bir &ldquo;deşarj alanı&rdquo; değil, somut sonuçlar üretebilen güçlü bir
aktivizm platformu olduğunu göstermiştir.</p>
<h2 id="sonuç-ve-çağrı">Sonuç ve Çağrı</h2>
<p>Türkiye&rsquo;de İnternet’in 34. yılına girerken, değerli hocamız Mustafa Akgül&rsquo;ün &ldquo;İnternet Yaşamdır!&rdquo;
vizyonunu bir kez daha sahipleniyor ve İnternet’in sadece bir teknoloji değil, bireysel özgürlüklerin,
toplumsal gelişimin ve demokratik katılımın vazgeçilmez ortamı olduğunu vurguluyoruz. Ancak
yalnızca son bir yılda yaşananlar bile bu yaşam alanının baskı, sansür ve yetersiz altyapı tehdidi
altında olduğunu göstermektedir. AİHM kararları, bu tehdidin uluslararası düzeyde de tescillendiğini
ortaya koymaktadır.</p>
<p>Bizler, tüm kamuoyunu ve karar alıcıları, <strong>uluslararası düzenlemelerde yer alan ilkelere bağlı
kalmaya çağırıyoruz.</strong> Bu ilkeler ışığında:</p>
<ul>
<li>
<p><strong>Sansürsüz ve Erişilebilir İnternet</strong>: 5651 sayılı kanunun ifade özgürlüğünü kısıtlayan
maddelerinin ve Mart 2025&rsquo;te yürürlüğe giren 7545 sayılı Siber Güvenlik Yasası’nın dijital
hakları ihlal eden hükümlerinin kaldırılmasını, keyfi erişim engellemelerine ve bant daraltma
uygulamalarına son verilmesini istiyoruz. AİHM&rsquo;nin sosyal medya paylaşımları nedeniyle
verilen cezaları “ifade özgürlüğü ihlali” sayan kararlarının ulusal yargı tarafından da esas
alınması gerektiğini vurguluyoruz.</p>
</li>
<li>
<p><strong>Hızlı ve Kaliteli Altyapı</strong>: Türkiye&rsquo;nin İnternet hızında dünya standartlarını yakalaması için
acil altyapı yatırımlarının ivedilikle yapılmasını, her eve fiber İnternet erişiminin sağlanmasını
ve kırsal bölgelerdeki sayısal uçurumun kapatılmasını istiyoruz.</p>
</li>
<li>
<p><strong>Ekonomik ve Adil Erişim</strong>: İletişim hizmetlerindeki zamların durdurulmasını, “Özel İletişim
Vergisi” veya benzeri adlarla uygulanan ek yüklerin kaldırılmasını, İnternet erişimin herkes
için kolaylıkla karşılanabilir düzeyde ve ucuz olmasını istiyoruz.</p>
</li>
<li>
<p><strong>Şeffaflık ve Hesap Verebilirlik</strong>: Sosyal medya platformlarının içerik kaldırma ve erişim
engelleme kararlarında tam şeffaflık sağlamasını, kamu otoriteleri ile platformlar arasındaki
ilişkilerin denetlenebilir olması gerektiğini savunuyoruz.</p>
</li>
<li>
<p><strong>Dijital Hakların Korunması</strong>: Dijital gözetim uygulamalarına son verilmesini, Kişisel
Verilerin Korunması Kanununun etkin biçimde uygulanmasını ve yapay zekâ gibi yeni
teknolojilerin algoritmik önyargılardan arındırılarak insan haklarına saygılı, insan onurunu
temel alan şekilde geliştirilmesini istiyoruz.</p>
</li>
</ul>
<p>İnternet’e erişimin temel bir hak olduğunu, sansürün (erişim engeli, sözcük yasakları, merkezi
filtreleme) hak ihlali olduğunu ve ağ tarafsızlığının korunması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz.</p>
<p>Toplumun dijital haklar mücadelesindeki kararlı tutumunu sürdürdüğünü, İnternet’in
demokratikleşme yolundaki katkısının vazgeçilemez olduğunu ve doğru stratejilerle önemli
değişimler yaratabileceğini vurguluyoruz.</p>
<p>İnternet, lüks değil, yaşamsal önemde bir haktır. Bu hakkın korunması ve geliştirilmesi, demokratik
toplumun ve bilgi çağının gereğidir. Sansürsüz, hızlı, ucuz ve özgür bir İnternet için mücadelemizi
kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.</p>
<p><strong>İnternet Yaşamdır!</strong></p>
<p><strong>Dernekler</strong>:<br>
Alternatif Bilişim Derneği<br>
İnternet Derneği (ISOC-TR)<br>
İnternet Teknolojileri Derneği (İNETD)<br>
Linux Kullanıcıları Derneği (LKD)<br>
Özgür Yazılım Derneği (ÖYD)<br>
Pardus Kullanıcıları Derneği (PKD)</p>
<p><strong>Meslek Odaları</strong>:<br>
TMMOB Bilgisayar Mühendisleri Odası (BMO)<br>
TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası (EMO)</p>
]]></content:encoded></item><item><title>5. Olağan Genel Kurul'a çağrı</title><link>https://www.oyd.org.tr/yazilar/oyd-5-olagan-genel-kurul-cagrisi/</link><guid isPermaLink="true">https://www.oyd.org.tr/yazilar/oyd-5-olagan-genel-kurul-cagrisi/</guid><pubDate>Wed, 11 Mar 2026 15:38:03 +0300</pubDate><description>Özgür Yazılım Derneği, 5. Olağan Genel Kurulu&amp;rsquo;nu 25 Nisan günü ÖzgürKon 2026 ile birlikte düzenleyecek.</description><content:encoded><![CDATA[<p><strong>Özgür Yazılım Derneği Yönetim Kurulu&rsquo;ndan</strong><br>
<strong>5. Olağan Genel Kurul Toplantısına Davet</strong></p>
<p>Özgür Yazılım Derneği’nin 5. Olağan Genel Kurul toplantısı, <em>31 Mart 2026 Salı günü saat 20:00’da Hasanpaşa Mah. Kurbağalıdere Cad. No: 61/4 Kadıköy/İstanbul adresinde yer alan dernek merkezinde</em>; bu toplantıda çoğunluk sağlanamadığı takdirde ikinci toplantı çoğunluk aranmaksızın <strong>25 Nisan 2026 Cumartesi günü saat 15:30&rsquo;da Caferağa Mah. Nailbey Sok. No:29/A Kadıköy/İstanbul adresinde yer alan Barış Manço Kültür Merkezi&rsquo;nde</strong>, ÖzgürKon 2026 kapsamında aşağıda yer alan gündem ile halka açık olarak yapılacaktır.</p>
<p>Derneğimizin toplulukla kaynaşması, genel kurulun daha demokratik ve erişilebilir olması adına aldığımız bu kararı önümüzdeki ÖzgürKon&rsquo;larda da uygulayabilmeyi temenni ediyoruz. Topluluğun parçası olan herkesi, genel kurul tarihine kadar Özgür Yazılım Derneği&rsquo;ne üyelik başvurusu yaparak derneğimizin geleceğinde pay ve söz sahibi olmaya davet ediyoruz.</p>
<p>Bilgilerinize sunarız.</p>
<p>Özgür Yazılım Derneği Yönetim Kurulu</p>
<p><strong>Gündem:</strong></p>
<ol>
<li>Açılış ve yoklama</li>
<li>Divan seçimi</li>
<li>Yönetim kurulu faaliyet raporunun okunması ve yönetim kurulunun ibrası</li>
<li>Organ seçimleri (Yönetim kurulu ve denetim kurulu)</li>
<li>Üyelik aidat bedellerinin belirlenmesi</li>
<li>İktisadi işletme kurulması için yönetim kuruluna yetki verilmesi</li>
<li>Dilek ve temenniler</li>
<li>Kapanış</li>
</ol>
<p>(Ayrıca ÖzgürKon&rsquo;un ilk günü, matbu üyelik formlarının teslimi için üyelik masası açık olacaktır.)</p>
]]></content:encoded></item><item><title>ÖzgürKon 2026: III. Uluslararası Özgür Yazılım Konferansı Etkin Katılım Çağrısı</title><link>https://www.oyd.org.tr/yazilar/ozgurkon-2026/</link><guid isPermaLink="true">https://www.oyd.org.tr/yazilar/ozgurkon-2026/</guid><pubDate>Tue, 10 Feb 2026 09:06:00 +0300</pubDate><description>ÖzgürKon 2026, Özgür Yazılım Derneği tarafından 25-26 Nisan 2026 tarihlerinde Barış Manço Kültür Merkezi’nde fiziksel olarak ilk defa ve toplamda üçüncü kez düzenlenecek uluslararası bir özgür yazılım konferansıdır. Konferans, İngilizce ve Türkçe dillerinde gerçekleşecektir. Etkin katılım çağrısı özgürlük adına sözü olan herkese açıktır. Konferansa katılım tamamen ücretsizdir.</description><content:encoded><![CDATA[<p><strong>ÖzgürKon 2026</strong>, <a href="https://oyd.org.tr">Özgür Yazılım Derneği</a> tarafından <strong>25-26 Nisan 2026</strong> tarihlerinde <a href="https://bmkm.kadikoy.bel.tr">Barış Manço Kültür Merkezi</a>&rsquo;nde fiziksel olarak ilk defa ve toplamda üçüncü kez düzenlenecek uluslararası bir özgür yazılım konferansıdır. Konferans, İngilizce ve Türkçe dillerinde gerçekleşecektir. Etkin katılım çağrısı özgürlük adına sözü olan herkese açıktır. Konferansa katılım tamamen <strong>ücretsizdir</strong>.</p>
<p>Son ÖzgürKon&rsquo;un ardından 5 yıl geçti. Pandemi döneminde çevrimiçi örgütlenen konferansların ilk örneklerinden biri olan ÖzgürKon, maalesef ki çevrimiçi konferansların da enflasyona uğraması sebebiyle son kez 2021 yılında düzenlenmişti. Özgür yazılım topluluğu özelinde daha küçük çapta etkinliklerin, bilişim alanında ise akıl almaz bütçelerle ve fahiş bilet fiyatlarıyla gerçekleştirilen kar odaklı, şirket reklamı sayılacak etkinliklerin hakim olduğu aralıkta; topluluğun temeli ve temas noktası olan düzenli ve büyük etkinliklerin kaybolmasıyla, özellikle özgür yazılım odaklarının birlikteliği ve devamlılığı sekteye uğradı.</p>
<p>Bütün bu gelişmeler, Türkiye&rsquo;de özgür yazılımın konuşulacağı; geleceğinin, devamlılığının ve politikalarının tartışılacağı bir konferansın yeniden var olmasını yeniden zorunlu kılmıştır. ÖzgürKon, bu konuda geçmişteki hareketlerden devraldığı mirası, bugün yaşatarak geleceğe aktarmak için yeniden yola çıkıyor.</p>
<p>Aradan geçen zaman ve değişen şartlar içerisinde, özellikle de büyük dil modelleri özelinde sıkça &ldquo;yapay zeka&rdquo; diye adlandırılan üretken sistemlerin yaygınlaşması özgür yazılım mücadelesini yeni bir aşamaya taşıdı. Tanımlanışının 40. yılında özgür yazılım hareketi, topluluğun faydasını öngören pragmatik idealizmden oportünizme savrulmalar ve kullanıcıların özgürlüğü ile toplumsal faydayı düşünmeyen hareketlere karşı birlik ve dayanışmaya hiç olmadığı kadar ihtiyaç duyuyor. Özgürlüğü yazılımdan, özgür yazılımı diğer özgürlüklerden ayrı görmeyen herkesi dayanışmaya, ÖzgürKon&rsquo;a katılmaya davet ediyoruz.</p>
<p>Bu kapsamda özgür yazılım başta olmak üzere; özgür bilgi, özgür kültür, özgür sanat, İnternet özgürlüğü, ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü gibi özgürlük mücadelesinin tüm alanlarından konuşmalar, seminerler, panel, çalıştay ve öneriler ÖzgürKon&rsquo;da kendine yer bulabilir. Özgürlüğe ilişkin bir fikriniz var ise <strong>ÖzgürKon sizindir</strong>.</p>
<p>Her bir oturum 50 dakikadır.</p>
<p><strong>Konuşma / Panel (1 oturum):</strong></p>
<p>Konferansın ana konuları kapsamında geniş bir kitle açısından önem arz eden konuşmalar/sunumlardır. Soru-cevap bölümü dahil süresi 1 oturumdur. Canlı yayınlanır.</p>
<p><strong>Kısa konuşma (½ oturum):</strong></p>
<p>Spesifik alt konular dahilinde katılımcıların özel ilgi alanlarında olabilecek kısa konuşmalardır. Soru-cevap bölümü dahil süresi yarım oturumdur. Canlı yayınlanır.</p>
<p><strong>Yıldırım konuşma (1/8 oturum):</strong></p>
<p>Herhangi bir konu hakkında 6 dakikayı aşmayan aydınlatıcı konuşmalardır, canlı yayınlanır. Soru-cevap alınmayacaktır. Bir oturumda sekiz adet yıldırım konuşma yayınlanacaktır. Konferansta en az bir yıldırım konuşma oturumuna yer verilmesi hedeflenmektedir.</p>
<p><strong>Çalıştay / Atölye / Forum / Ders / Buluşma (1 oturum+):</strong></p>
<p>Konferans kapsamında, belirlenen bir konuda pratik uygulama, eğitim, hızlı kurs, etkileşimli/katılımlı atölye gibi şekillerde yapılabilecek uygulamalı oturumlardır. Canlı yayınlanmaz, etkinlik alanında yer alan özel atölye sınıflarında gerçekleştirilir. Katılımcılar için kayıt alınabilir veya ön şartlar konulabilir.</p>
<p><strong>Serbest stil (Unconference):</strong></p>
<p>ÖzgürKon 2026&rsquo;da fiziksel koşullar gereği serbest stil oturumlara maalesef yer veremeyeceğiz.</p>
<h3 id="etkinlik-komitesi">Etkinlik komitesi:</h3>
<ul>
<li>M. Uğur Arıcı</li>
<li>Alper Atmaca</li>
<li>Oben Battal</li>
<li>Yaşar Celep</li>
<li>Selin Sezi Elevli</li>
<li>Özcan Oğuz</li>
</ul>
<h3 id="program-kurulu">Program kurulu:</h3>
<ul>
<li>Adil Güneş Akbaş</li>
<li>Gökhan Akın <em>(Ağ Yöneticileri Derneği)</em></li>
<li>Ayşe Aktağ <em>(Kadın Yazılımcı)</em></li>
<li>Şenol Aldıbaş <em>(TÜBİTAK/PARDUS)</em></li>
<li>Doğan Can Bakır <em>(HappyHackingSpace)</em></li>
<li>Serra Çelik <em>(İNETD)</em></li>
<li>Doruk Fişek</li>
<li>İzlem Gözükeleş</li>
<li>Gülçin Yıldırım Jelínek</li>
<li>Orçun Madran <em>(Creative Commons Türkiye)</em></li>
<li>Elif Özge Özdamar</li>
<li>Eser Özvataf</li>
<li>Başak Tosun <em>(Dijital Bilgi Derneği)</em></li>
<li>Orkut Murat Yılmaz</li>
<li>Necdet Yücel</li>
</ul>
]]></content:encoded></item><item><title>28. İnternet Haftası'nda 'İnternet Yaşamdır' panelini gerçekleştirdik</title><link>https://www.oyd.org.tr/yazilar/internet-haftasi-28/</link><guid isPermaLink="true">https://www.oyd.org.tr/yazilar/internet-haftasi-28/</guid><pubDate>Sat, 12 Apr 2025 13:38:03 +0300</pubDate><author>Özgür Yazılım Derneği</author><description><![CDATA[<ol start="28">
<li>İnternet Haftası ve Türkiye&rsquo;de İnternet&rsquo;in 32. yılı dolayısıyla, 12 Nisan 2025 günü &ldquo;İnternet Yaşamdır&rdquo; panelini, İnternet Teknolojileri Derneği, Dijital Bilgi Derneği ve Hackerspace Istanbul&rsquo;un katılımıyla gerçekleştirdik.</li>
</ol>
]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><strong>28. İnternet Haftası</strong> ve <strong>Türkiye&rsquo;de İnternet&rsquo;in 32. yılı</strong> dolayısıyla, 12 Nisan 2025 günü &ldquo;<strong>İnternet Yaşamdır</strong>&rdquo; panelini, İnternet Teknolojileri Derneği, Dijital Bilgi Derneği ve Hackerspace Istanbul&rsquo;un katılımıyla gerçekleştirdik.</p>
<p>Yaklaşık 2 saat süren etkinlikte, gündüz saatlerinden beri devam eden yoğun yağış ve olumsuz hava koşullarına rağmen <strong>salon tamamen doldu</strong>, katılan tüm arkadaşlarımıza çok teşekkür ederiz.</p>
<p>Panelde <strong>Prof. Dr. Tuna Tuğcu</strong>; 5651, KVKK, CMK, 4982 sayılı yasa gibi bilişim sistemlerini etkileyen düzenlemelerin ışığında, vatandaşların hakları ve bilişim profesyonellerinin sorumluluklarından bahsetti.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Yavuz Günalay</strong>, Türkiye&rsquo;de İnternet&rsquo;in dünden bugüne öyküsünü anlattı ve hayatımıza getirdiği olumlu etkilere ve İnternet&rsquo;in neden yaşam olduğuna değindi. İnternet&rsquo;in mesafeleri ve sınırları nasıl ortadan kaldırdığını, Endüstri 4.0 gibi gelişmelerin oluşmasında İnternet&rsquo;in etkisini anlattı.</p>
<p><strong>Umut Taştan</strong>, İnternet&rsquo;in basın ve gazetecilik konusunda ana akım medyaya alternatif özgür bir alan yaratmasına değinirken, kendisini de içine alan 19 Mart sonrası çığ gibi büyüyen sosyal medya sansür dalgasının mağdurlarını ve etkilerini anlattı.</p>
<p>Üyelerimizden <strong>Av. Alper Atmaca</strong>, 19 Mart sonrası gündemin arasında geçen ve biz de dahil olmak üzere pek çok demokratik kitle örgütünün gündem dolayısıyla üzerine bir çalışma yapamadığı <strong>Siber Güvenlik Kanunu</strong> üzerine bir konuşma yaptı. Kanunun hayatımıza getirebileceği etkileri anlattı ve kanunun despot ve antidemokratik yapısını eleştirdi.</p>
<p>Son üç İnternet Haftası&rsquo;nda gelenek haline getirdiğimiz lokma tatlısını bu yıl <strong>ekonomik boykot (ve sebepler)</strong> dolayısıyla döktürmeme kararı aldık, ancak yine de tatlısız olmaz diye düşünerek, konuşmaların ardından özgür İnternet&rsquo;in ruhuna helva kavurduk ve katılımcılara dağıttık.</p>
<p>Normalde <em>forum olarak planladığımız</em> İnternet Haftası etkinliğini, elde olmayan sebeplerden son dakikada panele çevirdik ve toplamda <strong>36 saatte</strong> organize ettik. Bu kadar kısa zamanda bizi kırmayıp davetimizi kabul eden tüm konuşmacılarımıza sonsuz teşekkürler. Önümüzdeki etkinlikleri daha makul sürelerde düzenlemek için elimizden geleni yapacağız.</p>
<p>Etkinliğin pankartları ve masa isimliklerini de aynı şekilde <strong>kendi imkanlarımızla</strong> ürettik; isimlikleri çöpe atılan PET şişeleri filament olarak dönüştürerek üç boyutlu yazıcı ile, pankartları da çoğu işletmenin elinden çıkarttığı nokta vuruşlu yazıcılardan sürekli formlara kendimiz bastık. @hackerspaceist</p>
<p>Etkinliği canlı yayınladık, ancak etkinliğin yaklaşık olarak yirminci dakikasında <strong>etkinlik alanında İnternet kesildi</strong>. İnternet Haftası&rsquo;nda gerçekleşen Türkiye&rsquo;de İnternet&rsquo;in 32. yılı etkinliğinde yaşanan bu kesintinin <em>ironikliği</em>, yıllardır vermeye çalıştığımız mücadelenin sebebini anlatmaya yeterlidir diye düşünüyoruz. Ancak yine de izleyicilerimizden özür diliyoruz, bir dahaki sefer böyle bir kesinti yaşanmaması için çalışacağız.</p>
<p>Maalesef ki bu panelde hiç kadın+ konuşmacımız olamadı ve Kadınsız Toplantılar&rsquo;dan biri olmuş oldu. Bunun oluşmaması için bu sefer de çalışmıştık ancak maalesef süre sebebiyle mümkün olamadı, bir sonraki sefer daha çok çalışacağız.</p>
<p>Etkinlik mekanı için yardımlarından dolayı Wikimedia Türkiye&rsquo;ye de çok teşekkür ederiz.</p>
<p>Etkinliğin kaydı birkaç gün içerisinde FramaTube ve YouTube&rsquo;a yüklenecek, takipte kalın!</p>
<p>İNTERNET YAŞAMDIR!</p>
]]></content:encoded></item><item><title>Linux falan derken, ekoloji de nereden çıktı?</title><link>https://www.oyd.org.tr/yazilar/ekoloji-ve-ozguryazilim/</link><guid isPermaLink="true">https://www.oyd.org.tr/yazilar/ekoloji-ve-ozguryazilim/</guid><pubDate>Wed, 17 Aug 2022 13:38:03 +0300</pubDate><author>Neslihan Turan</author><description>Yazılım özgürlüğü teknik bir konu olarak ele alınması sebebiyle politik önemi genelde gözden kaçırılan bu konu, diğer pek çok hak mücadelesine de dahil. Yazılım özgürlüğü teknolojik eşitsizliklerin, ifade özgürlüğü mücadelesinin, feminizmin ve hatta ekoloji mücadelesinin dahi bir parçası. “Bu özgür yazılım dedikleri Linux, Minux, Ubuntu, Libreoffice bir şeyler değil miydi, nereden çıktı ekoloji?” dediğinizi duyar gibiyiz. Bu yazıda yazılım özgürlüğü ve ekoloji ilişkisi; dijital varlıkların yeniden kullanılabilirliği, iyileştirilebilirliği, donanımların kullanım ömrünün mümkün olan en uzun şekilde olması ve tamir hakkı ekseninde ele alınacak.</description><content:encoded><![CDATA[<p>Bilgi ve yazılım özgürlüğü diğer hak mücadeleleriyle birlikte var olması gereken, bütüncül bir özgür toplum idealinin parçalarından yalnızca biri. Teknik bir konu olarak ele alınması sebebiyle politik önemi genelde gözden kaçırılan bu konu, diğer pek çok hak mücadelesine de dahil. Yazılım özgürlüğü teknolojik eşitsizliklerin, ifade özgürlüğü mücadelesinin, feminizmin ve hatta ekoloji mücadelesinin dahi bir parçası. “Bu özgür yazılım dedikleri Linux, Minux, Ubuntu, Libreoffice bir şeyler değil miydi, nereden çıktı ekoloji?” dediğinizi duyar gibiyiz. Bu bağlantının doğrudan kurulamaması esasen şaşırtıcı bir durum da değil. Zira, ekoloji mücadelesi fiziksel kaynakların kullanımına odaklanıyorken, bilgi ve yazılım özgürlüğü mücadelesi dijital alanlarda sürüyor. Teknolojik okur-yazarlık eksikliğinin de etkisiyle, dijital alanları adeta bir boşlukta, başka bir boyutta varoluyorlarmışçasına fiziksel alanlardan ayrı değerlendiren genel toplumsal bakış açısı, bu dijital üretimlerin gezegene fiziksel maaliyetlerini ilk bakışta görmemizi egelleyen bir ilüzyona yol açıyor. Aslında dijital alanlardaki tüm varlıklar; telefonlarımızdaki uygulamalar, ne zaman kaydolduğumuzu hatırlamadığımız listelerden gelen e-postalar, Instagram fotoğrafları, TikTok videoları, akıllı buzdolabımızın verileri, yani aklımıza gelebilecek her şey gezegenin kaynakları kullanılarak üretilir. Bu bakımdan ortak kaynaklar kullanılarak üretilmiş bir bardaktan farksızdırlar. Yazının ilerilerinde de ziyaret edeceğimiz bu bardak analojisinden hareketle, tıpkı kullandığımız fiziksel ürünlerin ekolojik etkisini azaltmayı umursadığımız gibi, kullandığımız dijital varlıkların üretim şekilleri ve kullanım haklarını dikkate alınarak politik tercihler yapmak da mümkün. Yalnızca tüketici olarak yapacağımız bireysel tercihlerden bahsetmiyoruz, bunun da ötesinde sizi örgütlü özgür yazılım mücadelesiyle ile yazılım üreticileri, şirket ve devletler üzerinde bir denetim mekanizması olmaya davet ediyoruz. Bu yazıda yazılım özgürlüğü ve ekoloji ilişkisi; dijital varlıkların yeniden kullanılabilirliği, iyileştirilebilirliği, donanımların kullanım ömrünün mümkün olan en uzun şekilde olması ve tamir hakkı ekseninde ele alınacak.</p>
<p><strong>Özgür yazılımların kullanım ömürleri şirketlerin keyfi tercihleriyle sonlandırılamaz, toplum o yazılıma ihtiyaç duyduğu sürece kullanılabilirler.</strong></p>
<p>Özgür yazılımlar en basit tanımıyla; kullanma, araştırma, paylaşma ve geliştirme özgürlüklerinin sağlandığı yazılımlardır. Sıfır numaralı özgürlük yani kullanma özgürlüğü, yazılımı istediğiniz amaç için kullanabilmeniz anlamına gelir. Özgür olmayan (mülk) yazılımlar ise okunamamak üzere yazılan ve kullanıcıya bir seçimmiş gibi sunulsalarda adeta birer yasal dayatma olan kullanıcı sözleşmeleri(EULA) aracılığıyla, kullanım amacımızı kısıtlayabilirler. Bu bir anlamda “Bardağınızı yalnızca bardak olarak kullanabilirsiniz ancak onunla ceviz kıramazsınız. Bu iş için bir ceviz kıracağı satın almanız gerekir.” demek gibidir. Bir numaralı özgürlükse kullanılan yazılımın kaynak kodunu araştırma özgürlüğüdür. Bu özgürlük üç numaralı özgürlük (geliştirme özgürlüğü) için bir önkoşuldur. Kaynak kodunu görebildiğimiz yazılımı geliştirebilir böylece yazılımı iyileştirerek kullanım ömrünü uzatabilir veya onu kullanarak farklı yazılımlar inşa edebiliriz. İki durumda da yazılımın üretilmesine harcanan kaynaklardan mülk bir yazılıma kıyasla daha uzun kullanım ömrü elde etmiş oluruz. Bir şirketin geliştirdiği ve özgür yazılım prensiplerini sağlamayan mülk bir yazılım, şirket yazılımdan artık kar edemediği ve desteğini çektiği noktada bir çöp olmaya mahkumdur. Zira yazılım araştırma ve geliştirme özgürlüklerini sağlamadığından bir başkası tarafından sürdürülemez. Oysa özgür bir yazılım, şirket desteğini çekse dahi tüm kaynak kod ve bilgi herkesçe erişilebilir halde olduğundan topluluk tarafından geliştirilebilir. Böylece kullanım ömrünü en uzun şekilde değerlendirir. Dolayısıyla mülk bir yazılım, kullanım ömrü şirketin inisiyatifinde olan tek kullanımlık bir plastik bardakken bir özgür yazılım tekrar tekrar kullanılabilecek çelik bir kupadır. Bardak olarak uzun yıllarca kullanılabilir ve/veya geliştirilerek başka bir işlevle de topluma hizmet etmeyi sürdürebilir.</p>
<p><strong>Özgür yazılımların algoritmaları enerji tasarruflu hale getirilebilir, mülk yazılımlarda bu konu şirketin insafına kalmıştır.</strong></p>
<p>Araştırma ve geliştirme özgürlüklerinin bize sağladığı bir diğer avantaj ise bunun yazılımı iyileştirmemize olanak sağlamasıdır. Bir yazılımda kullanılan algoritma enerji harcamasını etkiler. Koda erişimimiz olmayan kapalı kutu mülk yazılımlar söz konusuysa, geliştiren şirketin en ekolojik kararı aldığına güvenmekten başka çaremiz yoktur. Çoğumuzun da tahmin edeceği gibi neredeyse her zaman gerçek bunun tam aksidir. Tıpkı düşük kaliteli, kısa ömürlü kıyafetler üreten hızlı moda zincirleri gibi; rekabetçi bir sektörde olan yazılım geliştirme şirketleri de kar etmeyi ekolojik zararı azaltmanın önüne koyar. Hatta bazı durumlarda siz farklı amaçlı bir yazılımın kullandığınızı sanarken içine gizli bir Bitcoin madenciliği yazılımı eklemekten ve bunu kullanıcı sözleşmesiyle utanmazca yasallaştırmaktan da imtina etmezler.[1] Öte yandan özgür bir yazılımda şeffaflık sağlanmış olduğundan topluluğun verimsiz bir algoritmayı tespit edebilme ve iyileştirme şansı her zaman mevcuttur.</p>
<p><strong>Özgür yazılımların uzun ömürlülüğü eski donanımların desteklenmesini ve kullanılabilmesini mümkün kılar.</strong></p>
<p>Donanım alanında ise her fırsatta yeni ürünler çıkarıp bizi onlara ihtiyacımız olduğuna inandıran, eski cihazlarını kasti olarak yavaşlatan[2] veya yazılım desteğini kesen[3] bir avuç şirketin esareti altındayız. Özgür yazılım, eski yazılımların geliştirilmesine devam etmeye imkan sağladığından dolayı cihazların kullanım ömrünü uzatır.[4] Böylece eskiyen cihazlarınız artık şirket yazılım desteği vermediği durumda bir çöp olmaz, kullanılabilmeye devam eder. Sonuç olarak bu da yeni cihaz ihtiyacını ve tüketimini engeller. Pil veya çip gibi bilgisayar donanımlarının üretiminin yarattığı ekolojik kıyım, insanlık dışı koşullarda zorla çalıştırılan çocuk işçiler ve ömrünü tamamlamadan çöp olan donanımlarla büyüyen elektronik çöplüğü göz önüne alındığında, özgür yazılımın sağladığı ekolojik fayda yadsınamaz.</p>
<p><strong>Tamir hakkı, pil üretimi, yeni donanım üretme zorunluluğu</strong></p>
<p>Bu pil ve çip üretme ve tüketme çılgınlığının eski cihazların yazılım sürümlerinin desteklenmemesinin yanında bir boyutu daha var; donanım özgürlüğü ve tamir hakkı. Apple gibi markaların genel standartlara oturmayan, kendi bağımlılıklarını yayarak kullanıcıları sıkışık ekosistemlerine hapsetmeye çalışan, normal tornavidalarla açamadığınız, pillerini çıkartamadığınız tasarımları, sahip olduğumuz ürüne dair tamir hakkımızın gaspıdır. Bu durum, cihazı başka bir amaçla kullanmamızı kısıtladığı gibi arıza durumunda da bizi şirkete mecbur bırakır. Bizim inisiyatifimizde olmayan sebeplerle cihaz tamir edilemediği veya şirket için tamir etmektense yeni bir cihaz vermek daha “karlı” olduğu durumda da daha fazla kaynak tüketimi gerçekleşir. Ayrıca tüm bu cihazların yaşam ömrü şirketin o cihazı desteklediği süreyle, en iyi ihtimalle şirketin ömrüyle sınırlıdır. Bir gün Apple şirketi battığında veya eski cihazlarına tamir hizmeti vermemeye karar verdiğinde hepimiz, üstünde ısırılmış elmalarıyla elektronik bir çöplükle başbaşa kalacağız. Oysa ki bu cihazlar özgür donanımlar olsaydı, tasarımlarına erişebildiğimiz için tamir edilebilir, parçaları alınıp başka cihazlara takılabilir yani kullanım ömürleri uzatılabilir veya yeniden kullanılabilir olacaklardı. Dünyada her yıl 40 milyon ton elektronik atık üretiliyorken[5], hepimiz evlerimizde artık kullanamadığımız eski telefonlarla ve sayısız farklı girişli şarj aletiyle (AB yakın zamanda şarj girişlerini UCB-C standartına sabitleme yolunda[6] ve beklendiği üzere Apple buna ayak diremekte) dolu çekmecelere sahipken ekoloji için donanım özgürlüğü yanında saf tutmaktan başka bir çaremiz yok.</p>
<p><strong>Diğer djital varlıkların da özgür lisanslanması</strong></p>
<p>Dijital varlıkların tamamı yazılımlar değil elbette. Üretilen her türlü dosya (bunları çoğunlukla ses, görüntü ve metin formatlarında görürüz) bir işlemci gücüyle oluşturulmuş ve bir bilgisayardan size servis edilen bir dijital varlıktır. Dolayısıyla ortak kaynaklar kullanılarak üretilen her türlü bilginin geliştirilip sürdürülebilmesi için özgürlüğü ve paylaşılabilmesi garanti altına alınmalıdır. Zira bilginin erişilmez olması, aynı bilginin tekrar elde edilmesi için aynı kaynakların tekrar tüketilmesi kaçınılmaz sonucunu doğurur. Söz konusu bilgi Elsevier gibi akademi tekellerine esir olmuş bir akademik çalışmaysa ScienceHub ile onu kamulaştırabilir, çektiğimiz bir fotoğrafsa Creative Commons lisanslarıyla herkesçe kullanılabilmesini sağlayabiliriz. Wikipedia gibi yaygın kullanılan özgür bilgi kaynaklarının da varlığıyla, yazılıma kıyasla bu cephede elimiz daha güçlü görünüyor.</p>
<p>Boşa yanan bir ampulu söndürmek hepimiz için bir refleksken bir avuç şirket tekelindeki teknoloji dünyasının ekolojiye verdiği zarara dair farkındalığımız yok denecek kadar az. Kar hırsıyla doğal kaynakları sömüren şirketlere karşı özgür yazılım ve donanımlar kullanmak, bu mücadelelerin içinde bulunmak, örgütlenmeyi büyütmek bizim elimizde. Hepinizi, önümüzde açılan bir web sitesinin çok uzaklarda karbon salan açık bir bilgisayarın varlığı anlamına geldiğini, mülk yazılım ve donanımların bir gün çöp olmaya mecbur kaynak harcamaları olduğunu, özgür yazılım ve donanımlarınsa cihazları en uzun süre kullanmamızın tek yolu olduğunu düşünerek ekoloji mücadelesinin bir parçası olan özgür yazılım hareketini savunmaya çağırıyoruz.</p>
<p>Referans sitelerin bazıları gözetim mekanizmaları içermekte, dijital güvenlik önlemlerinizi almadan girmenizi önermiyoruz.</p>
<p>[1] <a href="https://www.schneier.com/blog/archives/2013/12/the_problem_wit_5.html">https://www.schneier.com/blog/archives/2013/12/the_problem_wit_5.html</a></p>
<p>[2] <a href="https://www.bbc.com/news/technology-51413724">https://www.bbc.com/news/technology-51413724</a></p>
<p>[3] <a href="https://support.microsoft.com/en-us/windows/windows-7-support-ended-on-january-14-2020-b75d4580-2cc7-895a-2c9c-1466d9a53962">https://support.microsoft.com/en-us/windows/windows-7-support-ended-on-january-14-2020-b75d4580-2cc7-895a-2c9c-1466d9a53962</a></p>
<p>[4] <a href="https://fsfe.org/activities/upcyclingandroid/">https://fsfe.org/activities/upcyclingandroid/</a></p>
<p>[5] <a href="https://u.osu.edu/hardwarsustainability/what-cant-be-recycled/">https://u.osu.edu/hardwarsustainability/what-cant-be-recycled/</a></p>
<p>[6] <a href="https://www.npr.org/2022/06/07/1103493025/european-union-to-require-mobile-devices-to-have-usb-c-ports">https://www.npr.org/2022/06/07/1103493025/european-union-to-require-mobile-devices-to-have-usb-c-ports</a></p>
]]></content:encoded></item><item><title>Neden Mastodon?</title><link>https://www.oyd.org.tr/yazilar/mastodon-nedir/</link><guid isPermaLink="true">https://www.oyd.org.tr/yazilar/mastodon-nedir/</guid><pubDate>Thu, 15 Apr 2021 13:38:03 +0300</pubDate><author>Kolektif</author><description>Mastodon gayri merkezi ve özgür bir sosyal medya aracıdır. Mastodon&amp;rsquo;da her grup ya da kişi kendi temsilini (Mastodon&amp;rsquo;un her birimine temsil (instance, node) denir) kurarak bunun etrafında birbiriyle iletişime geçebilir.</description><content:encoded><![CDATA[<h1 id="mastodon-nedir">Mastodon nedir?</h1>
<p>Mastodon gayri merkezi ve özgür bir sosyal medya aracıdır. Mastodon&rsquo;da her grup ya da kişi kendi temsilini (Mastodon&rsquo;un her birimine temsil (instance, node) denir) kurarak bunun etrafında birbiriyle iletişime geçebilir. Tüm temsiller de kendi arasında iletişim kurabildiği için herhangi bir temsildeki kullanıcı diğerlerini takip edebilir ve temas kurabilir. Bu sayede insanları tek bir noktada ele geçiren şirketlerin kapalı ortamlarından, dayanışma ve ortaklıkla yürüyen bir iletişim ağı oluşturulur.</p>
<h1 id="özgür-yazılım">Özgür Yazılım</h1>
<p>Twitter, Facebook gibi ana akım sosyal medya şirketlerinin altyapıları ve onlara dahil olduğumuzda kullandığımız istemcilerin neredeyse hepsi özgür olmayan mülk yazılımlardır. Özgür yazılımlar kullanıcıya kullanma, araştırma, paylaşma ve geliştirme temel özgürlüklerini tanır.[1] Ana akım sosyal medya şirketlerinin sunduğu hizmetler içerisinde bulunmak, özgür olmayan yazılımlar kullanmamızı mecbur kılar. Bu nedenle şirket bizim üzerimizde eşitsiz bir güç sahibi olur ve istediğinde bunu kötüye kullanabilir. Dahası, bu seçimimiz ile birlikte bizimle iletişimde kalmak isteyen yakınlarımızı da özgürlüklerini ihlal etmeye mecbur bırakırız. Bunların aksine Mastodon hem sunucu tarafında hem cihazlarımızda özgür bir yazılımdır.</p>
<p>Mastodon kullanmak için tercih edebileceğimiz pek çok özgür istemci bulunmaktadır. Bu da bir kullanıcı olarak bizlere özgürlüğümüzü feda etmeksizin sosyal ağlarda bulunabilmemizin bir yolunu sunar. Yazılım özgürlüğünün temel noktası yazılımların herkes tarafından erişilebilir, kullanılabilir, geliştirilebilir ve dağıtılabilir olmasıdır. Ana akım sosyal medya platformları, yazılımları ve yaklaşımlarıyla özgürlüğün tam tersi bir noktada durmaktadır.</p>
<h1 id="federatif">Federatif</h1>
<p>Sık kullanılan sosyal medya ağları tek bir şirket tarafından yönetilen merkezi sistemlerdir ve ağ üzerindeki kararlar tek bir merkezde alınır. Kullanıcıların bu yapıların karar ve politikalarına dair hemen hemen hiç söz hakkı yoktur, çünkü günün sonunda kullanıcının orada olmak isteme sebebi diğer herkesin de orada olmasıdır. Şirketlerin sırtlarını dayadıkları güç tekelleşmiş olmalarıdır.</p>
<p>Bir sosyal ağa dahil olmanın tek yolu merkezi sistemler kullanmak değildir. Federatif sistemler çok merkezli yapılarıyla kullanıcıya daha fazla kontrol ve otonomluk sağlar. Çünkü günün sonunda ağda kalmak için tek bir merkeze tabi olmak durumunda kalmayıp, farklı bir merkezi tercih etme ve politikalarını seçme özgürlüğümüz vardır.</p>
<p>Federatif bir sosyal ağ olan Mastodon tek bir şirketin tekelinde olmayan, her biri kendi kurallarına sahip pek çok temsilden oluşan bir sosyal ağdır. Bu temsiller birbirleri ile bağlantıda olabilir. Bu sayede biz hangi temsil içerisinde yer alırsak alalım, bir başka temsilde yer alan (dolayısıyla bir başka topluluk politikasını tercih eden) arkadaşımız ile iletişime geçebilir, onun paylaşımlarını bulunduğumuz temsil üzerinde görüntüleyebiliriz. Bir temsilde yer alarak fediverse adı verilen bir evrende yer almış oluruz. Bu da Mastodon&rsquo;u aynı alt yapıya sahip başka platformlarla bir arada kullanabilmemizin önünü açar.</p>
<h1 id="topluluk-politikası">Topluluk Politikası</h1>
<p>Her temsil, kendilerine ait kurallarını ve politikasını belirleyebilir. Bu kurallar, kullanıcılar arasında yaşanabilecek iletişim güçlüklerinin ortadan kalkması için yapılması gerekenler veya kullanıcıları rahatsız edecek paylaşımların neler olduğuna dair bilgiler içerebilir. Diğer sık kullanılan sosyal medya ağlarında sıkça yaşanan, şirketin sorgusuzca aldığı kararlarla ortaya çıkan hesap kapanmaları, sansür ve diğer yaptırımlar yaşanmaz. Herkes kendisini ait hissedeceği bir temsile katılabileceği gibi temsiller de ait hissettikleri kişilere yer sağlayabilir. Bu demokratik ve adil bir sosyal ağın oluşmasını sağlar.</p>
<h1 id="mastodon-yaşantısı">Mastodon Yaşantısı</h1>
<p>Mastodon, yapısı itibariyle etkileşim odaklı olmayan, kişilerden fenomen yaratmaya çalışmak yerine insanların birbirleriyle iletişim kurmasını sağlama taraftarı bir ağdır. Mastodon&rsquo;da attığımız bir toot&rsquo;ta özellikle tıklanmadığı sürece yıldız (beğeni) ve boost (yeniden paylaşım) sayısı görüntülenmez. Aynı zamanda alıntılama özelliği olmaması, insanları gönderiyi cevaplamaya yönlendirerek iletişimin etkin bir şekilde sağlanmasına imkan verir.</p>
<p>Diğer sosyal medya ortamlarından farklı olarak Mastodon altında yaptığınız paylaşımlar bize göre şekillendirilmez. Takip ettiğimiz kişiler ve sunucularda herhangi bir önyargıya konu olmadan yayılır. Kimin paylaşımlarımızı göreceğine sadece biz karar veririz. Toot&rsquo;umuzu istediğimiz koşullarda fediverse&rsquo;e yolladıktan sonra herkes kronolojik olarak erişebilir.</p>
<h1 id="anonimlik">Anonimlik</h1>
<p>Ana akım sosyal ağlar özgür olmadıkları gibi kullanıcıları üzerinde sahip oldukları güçlerini onların aleyhine kullanır. Bunun en temel uygulaması kullanıcılarını kendileri hakkında bilgi vermeye zorlanması ve anonim olma özgürlüklerinin yok edilmesidir. Bugün gayri resmi kimlik haline gelen cep telefonu numarasından e-posta adresine pek çok özel bilgiyi paylaşmazsak istediğimiz kişilerle iletişim kurmak için kullanmak zorunda olduğumuz bu ağlara giremeyiz. Mastodon temsillerinde kurallara bağlı olarak anonim olma özgürlüğüne sahip olabiliriz. Fakat bu anonimlik mutlak bir durum değildir. Diğer tüm tedbirleri de gerektiği yerde almak önemlidir.</p>
<p>[1] <a href="https://www.oyd.org.tr/yazilar/ozgur-yazilim/">https://www.oyd.org.tr/yazilar/ozgur-yazilim/</a></p>
]]></content:encoded></item><item><title>WhatsApp'i silmekle biter mi sandın?</title><link>https://www.oyd.org.tr/yazilar/whatsapp/</link><guid isPermaLink="true">https://www.oyd.org.tr/yazilar/whatsapp/</guid><pubDate>Sun, 10 Jan 2021 20:38:03 +0300</pubDate><description>WhatsApp ve sahibi olan Facebook, hali hazırda tekel olmakla suçlanıyor ve mahremiyet endişeleri yaratıyorken, kullanıcı sözleşmesini yenileyerek kullanıcılarından nasıl daha fazla para kazanacaklarını bulmuşa benziyorlar.</description><content:encoded><![CDATA[<p>WhatsApp ve sahibi olan Facebook, hali hazırda tekel olmakla suçlanıyor ve mahremiyet endişeleri yaratıyorken, kullanıcı sözleşmesini yenileyerek kullanıcılarından nasıl daha fazla para kazanacaklarını bulmuşa benziyorlar. Elbette verilerimizi zorbalıkla çalıp, akıllarına gelen her şekilde kullandıktan sonra yine bizlere reklam satarak&hellip;</p>
<p>WhatsApp kullanıcıları şaşırtıcı şekilde bu duruma sessiz kalmadı. Dünyanın her köşesindenden insanlar Facebook&rsquo;un zorbalığını gördü ve seslerini sosyal medya üzerinden ellerinden geldiğince duyurdu. Facebook&rsquo;un insanların verilerini gasp etmesine izin verilmemeliydi.</p>
<p>WhatsApp ile Facebook&rsquo;un yaptığı malumun ilamından öte bir şey değil aslında. Yıllardır dünyanın en değerli 5 şirketi neredeyse sadece insanları kişisel verilerini gözetleyerek, manipüle ederek, satılan reklamlarla servetlerini elde etti. Facebook ve WhatsApp bu suçun tek faili olmadığı gibi, Facebook benzeri şirketlerin bizleri gözetlediği tek araç da WhatsApp değil.</p>
<p>Herkesin büyük bir infial halinde WhatsApp yerine bir yazılım arayışına girmesiyle  pek çok yazılım ve hizmet gündem oldu. İnsanların, topluma bir vantuz gibi yapışmış olan Facebook yazılımını terk ettiklerini görmek her sorumlu dünyalıyı ve özgür yazılım savunucusunu mutlu edecek olsa da, WhatsApp gibi hayatımızı işgal eden yüzlerce başka yazılımı terk etmek için en başından beri var olan doğru sebepleri dile getirmeyi Özgür Yazılım derneği olarak kendimize görev biliriz.</p>
<h3 id="1-telegram-signal-vb-değil-özgür-yazılım">1. Telegram, Signal vb. değil özgür yazılım</h3>
<p>Bir yazılımı tercih etmenin ilk kararı o yazılımın &ldquo;özgürlüğünden&rdquo; geçmelidir. Özgür olmayan yazılımların kullanıcıları değil, sadece köleleri olur. Bu platformlar, sahiplerinin borusunun öttüğü, yeri geldiğinde diğer şirket ve devletlerle iş birliği yapılan bir oyun alanından ibarettir. Özgür olmayan WhatsApp gibi her yazılım yeterince güç sahibi olunca kullanıcılarına sırtını döner.  Bununla birlikte, insanlığın kanını emen gözetim kapitalizminin cihazlarınızdaki tek ajanı WhatsApp değil. Sırası ile sayalım: Facebook, Instagram, Linkedin, TikTok, YouTube, Gmail&hellip; Bu yazılımların ve platformların ortak paydası özgürlük karşıtı, sansür yanlısı, mahremiyet düşmanı olmalarıdır. Bunlardan korunmanın bir uygulama kurmak kadar kolay bir yolu, hapı, iksiri yok ama dijital güvenlik için verilebilecek en pratik öneri, evvela özgür olmayan yazılımları kullanmayı reddedip <a href="https://oyd.org.tr/yazilar/ozgur-yazilim/">özgür yazılımları</a> tercih etmektir.</p>
<h3 id="2-federasyon">2. Federasyon</h3>
<p>İnternet ve üzerine kurulan idealler başlangıçta ve takip eden yıllarda hep federatifti. E-posta, XMPP, IRC, WWW&hellip; Federasyon hiç bir merkezi otorite veya sunucunun protokol ve hizmet üstünde mutlak karara sahip olmadığı her paydaş sunucu ve kullanıcının bir arada çalıştığı sistemlere verilen isimdir. Bu sistemin ve kullanıcılarının özgürlüğü için çok önemli bir özelliktir. İnternet&rsquo;in doğumundan beri federatif tasarlanmış her sistem hala hayatımızda; hepimiz e-posta kullanıyoruz, web ise sabah bilgisayarımızı açtığımızda kullandığımız ilk araçlardan. XMPP ve IRC gibi federatif mesajlaşma yazılımları 2000&rsquo;li yılların en yaygın araçlarıydı. Bugün belki inanılmaz gelebilir ama bundan 10 sene önce hem Google hem Facebook kendi iletişim sistemlerinde bile XMPP kullanıyordu. Sonra bilişimde kapitalistleşme ile bütün iletişim araçları, kullanıcılarını daha iyi sömürebilmek için kendi küçük adalarına kapandı ve bugünün WhatsApp dünyası bu şekilde doğdu. Şayet WhatsApp federatif olsaydı, ne kullanıcılarını kişisel verileri için zorlayabilirdi ne de iletişimimiz hakkında söz sahibi olabilirdi. Bu yüzden WhatsApp terk edilecek ise federatif bir yapı tercih edilmelidir.</p>
<h3 id="3-şifreleme-gücün-insanlara-geçişinin-aracıdır">3. Şifreleme, gücün insanlara geçişinin aracıdır!</h3>
<p>Merkeziyetçileşen dünya devletleri, sürekli bir bilgi toplama, sınıflandırma, numaralandırma, kaydetme peşinde. Bundan 100 sene önce insanların ayaklanmasına yol açacak fikirler bugün sanki normallermiş gibi davranılıyor. Herkesin özel bir numarası, devletlerin ve şirketlerin elinde asla silemeyecekleri dosyaları, sicilleri var. Bizler bu sistemlerin nesnesi olan bireyler olarak bizleri gözetleyenler hakkında hiç bir şey bilmiyoruz. Bilmek istediklerimiz ya yasak ya da şifreli. Devletlerin ve şirketlerin bizlere karşı kullandığı gizlilikten artık biz de faydalanabiliriz.. Herkesin kolaylıkla kullanabileceği şifreleme teknolojileri bir tık ötemizde. Saklayacak bir şeyimiz yoksa da endişelenmekte haklıyız. Saklayamadığımız her veri ya bir şirketin ya da bir devletin elleri altında. Dolayısıyla her şeyi şifrelemeliyiz! Buna yazışmalarımız da dahil. Yarım çözümler yeterli değil, şifreli yazışma ya uçtan uca şifrelidir ya da kullandığımız hizmetin insafına kalmışız demektir.</p>
<p>Bugün WhatsApp&rsquo;ı terk ediyorsak doğru sebeplerle terk etmeliyiz. WhatsApp&rsquo;ı bizi sömürdüğü, özgür olmayan koduyla bizleri kendisine mahkum ettiği için terk edelim. Başlamışken WhatsApp ile yetinmeyelim, kendimizi, çevremizi, toplumu ve insanlığı özgür bırakmak için telefonumuzdan bilgisayarımıza, buzdolabımızdan arabamıza her şeyin özgürlüğü için güzel bir adım atalım ve mümkün olan her yerde özgür yazılımları tercih edelim.  Çünkü tek başına özgürlük yoktur, ya hep birlikte özgür oluruz ya da çok uluslu zorbaların ve devletlerin kölesi!</p>
<p><strong><a href="https://oyd.org.tr/yazilar/ozgurluk-tercih-degildir/">Özgürlük tercih değildir!</a></strong></p>
]]></content:encoded></item><item><title>Adres ve banka bilgilerimiz değişmiştir</title><link>https://www.oyd.org.tr/yazilar/adres-banka-degisikligi/</link><guid isPermaLink="true">https://www.oyd.org.tr/yazilar/adres-banka-degisikligi/</guid><pubDate>Tue, 01 Dec 2020 20:38:03 +0300</pubDate><description>Özgür Yazılım Derneği&amp;rsquo;nin adres ve banka bilgileri değişti.</description><content:encoded><![CDATA[<p><strong>Duyuru</strong></p>
<p>Özgür Yazılım Derneği, 01/12/2020 tarihinde <strong>Osmanağa Mh. Söğütlüçeşme Cd. No:92-94/34 Kadıköy/İstanbul</strong> adresine taşınmıştır. Bu değişiklikle birlikte halihazırda Beyoğlu olan vergi dairemiz Kadıköy olarak güncellenmiştir. Abdullah Uzlar İş Merkezi&rsquo;nde yer alan ofisimiz yalnızca yasal gereklilik ve dernek demirbaşının barındırılması amacıyla kullanılacak olup ziyarete <strong>kapalıdır</strong>.</p>
<p>Aynı zamanda zaruri sebeplerden dolayı banka hesabımız T.C Ziraat Bankası&rsquo;ndan Türkiye İş Bankası&rsquo;na taşınmıştır, yeni banka bilgilerimiz aşağıdaki gibidir:</p>
<p>Özgür Yazılım Derneği<br>
Türkiye İş Bankası Altıyol Şubesi (1077)<br>
Hesap no: 1077-0744382<br>
IBAN: <strong>TR47 0006 4000 0011 0770 7443 82</strong></p>
<p>Bilgilerinize sunarız.</p>
<p>Özgür Yazılım Derneği</p>
]]></content:encoded></item><item><title>Türkiye Dijital Mahremiyet ve İfade Özgürlüğü İhlallerinde Israrcı</title><link>https://www.oyd.org.tr/yazilar/eff-ifade-ozgurlugu/</link><guid isPermaLink="true">https://www.oyd.org.tr/yazilar/eff-ifade-ozgurlugu/</guid><pubDate>Tue, 10 Nov 2020 00:38:03 +0300</pubDate><author>Çeviri kolektif | Özgün metin EFF | CC BY 3.0 US</author><description>Türkiye&amp;rsquo;nin yakın geçmişi insan haklarını kısıtlayan hukuk ve uygulamalarla dolu. İnternet yasası, değişiklikleri ve Bilgi Teknolojileri Kurumu&amp;rsquo;nun (BTK) güncel kararı söz konusu eğilimi pekiştirmiş durumda. İnternet Yasası ve değişiklikleri büyük web platformlarının yerel bir temsilci atamasını, verilerin ülke içine taşınmasını ve hükümetten gelecek içerik kaldırma taleplerinin hızlandırılmasını gerektirmekte.</description><content:encoded><![CDATA[<p><em>Özgün makale: <a href="https://www.eff.org/about/staff/katitza-rodriguez">Katitza Rodriguez</a> ve Hilal Temel tarafından yazılıp <a href="https://creativecommons.org/licenses/by/3.0/us/">CC BY 3.0 US</a> ile lisanslanmış olan <a href="https://www.eff.org/deeplinks/2020/11/turkey-doubles-down-violations-digital-privacy-and-free-expression">Turkey Doubles Down on Violations of Digital Privacy and Free Expression</a> metnidir.</em></p>
<p><em>Original article: <a href="https://www.eff.org/deeplinks/2020/11/turkey-doubles-down-violations-digital-privacy-and-free-expression">Turkey Doubles Down on Violations of Digital Privacy and Free Expression</a> by <a href="https://www.eff.org/about/staff/katitza-rodriguez">Katitza Rodriguez</a> and Hilal Temel is licensed under <a href="https://creativecommons.org/licenses/by/3.0/us/">CC BY 3.0 US</a>.</em></p>
<p><em>Çeviri: Kolektif</em></p>
<p>Türkiye&rsquo;nin yakın geçmişi insan haklarını kısıtlayan hukuk ve uygulamalarla dolu. İnternet yasası, değişiklikleri ve Bilgi Teknolojileri Kurumu&rsquo;nun (BTK) güncel kararı söz konusu eğilimi pekiştirmiş durumda. İnternet Yasası ve değişiklikleri büyük web platformlarının yerel bir temsilci atamasını, verilerin ülke içine taşınmasını ve hükümetten gelecek içerik kaldırma taleplerinin hızlandırılmasını gerektirmekte. Türkiye aynı zamanda bir veri koruma kanunu uygulamaya almış durumda fakat uygulamada kişilik haklarını korumakta başarısız olmuş durumda. Örneğin, 2016&rsquo;daki darbe ile birlikte Türkiye, iletişim verisi üzerinde mahkeme emri olmaksızın devletin sınırsız erişimine açık çek olacak, olağanüstü hal gözetim kararnamesi çıkarmıştı. Web platformları kullanıcılarının yanında durmalı; uluslararası insan haklarını, mahremiyet ve özgür ifadeyi koruyan standartları desteklemelidirler. Korkumuz;  aksine, platformların hükümetin baskısına boyun eğmeleridir.</p>
<p>Tüm bu yasal değişiklikler Türkiye&rsquo;deki hukuk ve demokrasi aşınmasının ortasında ve bağımsız bir yargının yokluğunda gerçekleşmekte. Türkiye, Avrupa Komisyonu&rsquo;nun yargısal otosansür yaratacağını ifade ettiği üzere bağımsızlığını daha da sarsacak şekilde 30 hakim ve savcıyı ayrılmaya zorlamıştır.  Hükümet aynı zamanda politik rakiplerini hapse atmıştır ki; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi&rsquo;nin makul şüphenin ötesinde politik muhalefet liderlerinin tutukluluk süresinin uzatılmasının yegane amacının politik zeminde demokratik toplumun temeli olan çoğulculuğu ve ifade özgürlüğünü kısıtlama girişimi olduğunu belirtmiştir.</p>
<h2 id="zorunlu-türkiye-temsilcisi-veya-ağır-cezalar">Zorunlu Türkiye Temsilcisi veya Ağır Cezalar</h2>
<p>Türkiye&rsquo;de faaliyet gösteren büyük sosyal medya şirketleri BTK tarafından kendilerine 30 gün önce gönderilen uyarıyı takiben 2 Ekim tarihine kadar Türkiye&rsquo;de yerel bir temsilci atamakla yükümlüler. Kanun bu yükümlülüğü &ldquo;günlük erişimi&rdquo; bir milyonun üzerinde olan şirketlere zorunlu kılmakta; fakat &ldquo;günlük erişim&rdquo; kavramının nasıl ölçüldüğü belirsizdir. Bu temsilci Türkiye&rsquo;de kurulmuş bir tüzel kişi veya Türkiye vatandaşı gerçek bir kişi olmak zorunda. Fakat temsilci ataması şirketleri ceza soruşturmaları veya gözaltılar şeklinde olabilecek yerel hukuki müdahalelere açık getirmekle karmaşık bir mesele oluşturmakta. Yerel temsilci ataması hukuki zorunluluk altında yapılması zor tercihlerin yapılmasını gerektirmekte.</p>
<p>Bu gerekliliğin öncesinde Türkiye hükümeti içerik kaldırma taleplerini, platformların ABD veya AB&rsquo;de bulunan temsilciliklerine göndermekteydi. Kimi yerel temsilciler hükümetten gelecek benzer taleplere verecekleri cevaplarda olası misilleme korkusu altında kalabilirler. Facebook, Türkiye hükümetine kanuna uyumluluk göstermeyeceklerini bildirdi. Twitter, Google ve Tiktok 2 Ekim itibari ile süre bitmiş olmasına karşın yerel temsilci konusunda resmi bir açıklama yapmamış durumdalar. Yerel temsilci atayan tek şirket Rus sosyal medya şirketi VKontakte. BTK 4 Ekimde açıkladığı üzere ilk sefer olarak 10 milyon Türk Lirası cezayı yerel temsilci atamayan sosyal ağ sağlayıcıları olan Facebook, Instagram, Twitter, Periscope, YouTube ve Tiktok&rsquo;a yazdığını belirtti.</p>
<p>Kanun temsilci atamayan şirketler için gaddarca cezalar öngörmekte ve ikinci sefer için 30 milyon Türk Lirası ceza getirmekte. Eğer sosyal medya sağlayıcı uyum göstermeyi yine de redderse BTK, Türkiye vatandaşlarını sağlayıcının platformunda reklam vermekten men edebilmekte ve ödemelere el koyabilmekte. Daha kötüsü eğer sosyal medya sağlayıcısı buna rağmen temsilci atamaz ise BTK sulh ceza mahkemesine başvuru yaparak kullanılan bant genişliğini %50 sınırlayarak bağlantı sınırlamasına gidebilmekte. BTK daha fazla kısıtlama için de başvuruda bulunup bant genişliğinin %50 ile %90 arasında kısıtlanmasını talep edebilmekte. Kısıtlama, siteleri pratik olarak Türkiye dahilinde erişilemez kılmakla Türkiye&rsquo;nin sansür düzenini ve ifade kısıtlamalarını kullanıcıları orantısız tedbirlerle online içeriğe erişimini engelleyerek pekiştirecektir.</p>
<h2 id="zorunlu-veri-yerelleştirme">Zorunlu Veri Yerelleştirme</h2>
<p>İnternet yasasında ve BTK kararlarında yapılan değşiklikler, aynı zamanda teknoloji devi şirketleri, Türkiye&rsquo;de ikamet eden kullanıcıların verisinin Türkiye&rsquo;de tutulması için &ldquo;gerekli bütün tedbirleri&rdquo; almaya zorluyor. Bu veri yerelleştirme yükümlülükleri, kullanıcı mahremiyeti, ifade özgürlüğü ve bilgi güvenliği konularında önemli endişeler doğurmakta. Platformları veriyi yerelleştirmeye zorlamak, kullanıcıların, sunucuları Türkiye dışında olan servislere kaydolurken beklentileri ve özgürlükleri ile karşı karşıya gelebilir &ndash; söz konusu bir hizmeti seçerken bunu göz önüne almaları gerekebilir.</p>
<p>Veri ülkede tutulmaya başladığında, şirketin, güvenlik açıklarının istismar edilmesi veya yetkisiz erişim konularında kontrolü çok daha güç oluyor. Şirketler kullanıcı verilerini Türkiye&rsquo;de tutarsa, devletin veriye erişimi kolaylaşacak. Bu durum, şirketleri, insan hakları konusunda kötü karneleri olan hükümetlerin taleplerine uymaya zorlayacak. Bu da, yerel temsilcilerin cezai misilleme korkusuyla taleplere uyma konusunda istekli olmasına yol açabilir.</p>
<p>Yukarıdakileri birlikte düşündüğümüzde, bu tedbir, Türkiye hükümetinin sosyal medyada yayınlanan içerik üzerindeki kontrolünü güçlendirme ve kullanıcıların (bağlantılarını ve konumlarını açığa çıkaracak) verilerine erişimini kolaylaştırmayı amaçlıyor.</p>
<h2 id="ifade-özgürlüğü-dengesi-olmayan-geniş-kapsamlı-mahremiyet-kuralları">İfade Özgürlüğü Dengesi Olmayan Geniş Kapsamlı Mahremiyet Kuralları</h2>
<p>Yeni düzenlemeler, kişisel bilgilerini İnternetten silmek isteyenler için birtakım güçlü araçlar sunuyor: arama motorlarından bağlantı kaldırılması, bilgi silme talimatları, bunlara uymayan yurtdışı kaynaklı sayfaların engellenmesi. Açık bir İnternetin, mahremiyet konusundaki sonuçlarıyla mücadele bütün ülkelerin meselesi olsa da, Türkiye&rsquo;nin hükümleri hem yüzeysel hem de İnternet kullanıcılarının eşit derecede önemli &ldquo;bilgiyi iletme ve paylaşma&rdquo; haklarıyla dengeyi kurmakta başarısız.</p>
<h2 id="kişilik-haklarının-ihlâline-ilişkin-ihtilaflı-arama-sonuçlarını-dizinden-kaldırma">Kişilik Haklarının İhlâline İlişkin İhtilaflı Arama Sonuçlarını (Dizinden) Kaldırma</h2>
<p>İnternet yasasında ve BTK kararlarında yapılan değişiklikler, ilgili sağlayıcılara (yerel temsilcileri aracılığıyla) kullanıcıların kişilik haklarını ihlâl eden yayınları arama sonuçlarından mahkeme kararı ile kaldırma zorunluluğu getiriyor &ndash; 2014 Avrupa Unutulma Hakkı Kararına benzer bir hüküm. Ancak, AB standardı, bireyin mahremiyet hakkının, kamunun veriye erişmeye devam etmesindeki yararından üstün gelip gelmediğini gözetiyor. Dizinden kaldırma hükmü, ne kadar dikkatli bir şekilde yazılırsa yazılsın, hukuki süreçlerin ilkeleri ve ifade özgürlüğü ile çatışması, onu kaçınılmaz bir şekilde karmaşık ve ihtilaflı bir hale getiriyor. Türkiye&rsquo;nin bağımsız yargı yoksunluğu da sorunu büyütüyor. Türkiye, İnternet sansürü mekanizması ve hükümet yetkililerinin yolsuzlukla suçlanması da dahil çevrimiçi tarihi kayıtları karartması ile de kötü bir üne sahip.</p>
<h2 id="içerik-kaldırma-ve-kişilik-haklarının-ihlâline-ilişkin-engelleme">İçerik Kaldırma ve Kişilik Haklarının İhlâline İlişkin Engelleme</h2>
<p>Halihazırda İnternet Yasası ve BTK kararı, içerik sağlayıcıları (yerel temsilcileri aracılığıyla) kişilerin haklarını ihlal ettiğini söyledikleri içerikleri (gönderiler, fotoğraflar ve diğer yorumlar) kaldırmak konusunda zorlayabiliyor. İçerik sağlayıcıya ulaşılamadığı durumlarda, yer sağlayıcının bu karara uyması bekleniyor.  Bu hüküm, Facebook ve Twitter gibi sosyal medya platformlarını yüklü miktardaki para cezalarından (5 Milyon Türk Lirası) aceleyle kaçınmak amacıyla tamamen yasal olan içerikleri silmeye yönlendirebiliyor. Aynı zamanda, platformları hükümet emriyle vekaleten ifade polisi haline getiriyor.</p>
<p>Kullanıcılar doğrudan Sulh Ceza Mahkemeleri&rsquo;ne başvurarak, Erişim Sağlayıcıları Birliği tarafından 24 saat içerisinde içeriğin kaldırılmasını veya erişim engeli getirilmesini talep edebiliyor. Yeni düzenlemelere göre, Erişim Sağlayıcıları Birliği (ülkedeki bütün erişim sağlayıcılarını birleştiren kuruluş) 4 saat içerisinde mahkeme kararlarına uymaları için yer sağlayıcı, erişim sağlayıcı ve içerik sağlayıcıyı (yerel temsilcileri aracılığıyla) uyaracak, ve bu uyarı Türkçe olacak.</p>
<p>Bu süratli geri dönüş, sağlayıcıları hızla yükselen cezalardan kaçınmak için yasal olan ifadeleri kaldırmaya yönlendirebilir. Türkiye, bağımsız bir yargıdan yoksun ve hukuki süreçlerin standartlarına bağlı değil, bu durum ilkelerin gözetilmediği mahkeme kararları için verimli bir zemin oluşturuyor. Bu da, hükümet yolsuzluklarını veya görevi kötüye kullanmayı ifşa edenler dahil duyulmayı hak eden seslerin susturulmasına yol açan bir şekilde içerik kaldırmaya yol açabilir.</p>
<p>Şirketler, uluslararası insan hakları hukukunun izin verilebilir sınırlarıyla bağdaşmayan kararları geri püskürtmelidir. BM İfade Özgürlüğü Özel Sözcüsü, yasal baskılara ve yüklü miktardaki cezalara ek olarak, İnternet Servis Sağlayıcılarının &ldquo;kararlara uymama durumunda, çalışanlarının ve altyapılarının güvenliğini tehdit eden hukuk dışı göz korkutmalarla yüzleşmesi&rdquo; üzerine de endişelerini belirtti.</p>
<h2 id="özel-hayatın-gizliliğinin-ihlâli-durumunda-erişim-engeli">Özel Hayatın Gizliliğinin İhlâli Durumunda Erişim Engeli</h2>
<p>İnternet yasası ve BTK kararı altında, Türkiye&rsquo;de ikamet eden herhangi biri, özel hayatının gizliliğinin ihlâl edildiğini iddia ederek BTK&rsquo;dan çevrimiçi bir yayına erişim engeli getirilmesini talep edebilir. BTK; Erişim Sağlayıcıları Birliği&rsquo;ne 4 saat içinde uymaları gereken, aksi takdirde sosyal medya sağlayıcıların yüklü para cezasına (5 milyon TL yani 500,000 ABD dolarından fazla) çarptırılacağı bir hükme karar verebilir. Daha önce olduğu gibi, bu hızlı tepki, yüksek para cezalarından kaçınmak için platformları aceleyle yasa dışı olmayan ifadeyi engellemeye teşvik edecektir.</p>
<p>Dahası kişinin talebini 24 saat içinde Sulh Ceza Mahkemesi&rsquo;ne sunması gerekmekte. Hakim 48 saatlik süre içinde karar verecek, aksi takdirde erişim engelleme otomatik olarak sona erer. Acil durumlarda BTK, erişim engellemesini doğrudan BTK Başkanının emriyle gerçekleştirip Sulh Ceza Mahkemesi&rsquo;ne sunabilir. Hakim bu talebi 48 saat içinde geçmişe dönük olarak inceleyebilir.</p>
<h2 id="uluslararası-insan-hakları-standartlarına-göre-içerik-kaldırma-ve-engelleme">Uluslararası İnsan Hakları Standartlarına Göre İçerik Kaldırma ve Engelleme</h2>
<p>Uluslararası Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi&rsquo;nin 19. Maddesi, üç kritere uymaları koşuluyla, belirli şartlar altında devletlerin ifade özgürlüğünü sınırlandırmalarına izin vermektedir: kanuna uygun olması, meşru bir amacı olması, gerekli ve orantılı olması. Aynı zamanda bu sınırlandırmalar dar bir şekilde değerlendirilmeli ve uygulanmalıdır. BM İnsan Hakları Komitesi tarafından açıklandığı üzere izin verilen sınırlamalar genellikle içeriğe özgüdür; genel kapsamlı yasaklar, müsade edilen sınırlama kriterleriyle uyumlu değildir.</p>
<p>Dahası, bir sitenin veya bir bilgi dağıtım ağının hükümeti veya hükümet tarafından benimsenen siyasi sosyal yapıyı eleştirebilecek içerikleri yayınlamasını yasaklamak da bu üç kriter ile tutarsızdır. Hiçbiri; çok partili demokrasinin, demokrasi ilkelerinin ve insan haklarının savunulmasının susturulmasına gerekçe olarak sunulamaz. Ayrıca hiçbir şart altında bir kimseye ifade özgürlüğünü kullanması sebebiyle saldırılamaz. Buna  keyfi tutuklama, işkence, hayatıyla tehdit etme ve öldürme dahildir. BM İfade Özgürlüğü Özel Sözcüsü, devletlere; yasallık, gereklilik, orantılılık ve meşruiyet ilkelerine tam uyum varsa ve ancak ve ancak bağımsız ve tarafsız bir yargı makamı tarafından verilen bir mahkeme emriyle, son çare olarak içeriği kısıtlamaya başvurmalarını tavsiye etmiştir. Engelleme söz konusu olduğunda, Avrupa Konseyi sınırlardan bağımsız olarak, kamu yetkililerinin, genel engelleme tedbirleri yoluyla halkın İnternet üzerindeki bilgilere erişimini engellememelerini tavsiye etmiştir. İfade özgürlüğünün dört özel kriterinin açıkladığı üzere:</p>
<p>Web sitesinin tamamının, IP adreslerinin, portların, ağ protokollerinin veya kullanımlarının (sosyal ağ oluşturma gibi) zorla engellenmesi, bir gazete veya yayıncının engellenmesine eş değer şekilde, ölçüsüz bir uygulamadır. Ancak uluslararası standartlara uygunluk durumunda, örneğin cinsel istismara karşı çocuğun korunması gibi bir durumda, meşrulaştırılabilecek bir davranıştır.</p>
<p>Uluslararası insan hakları hukuku kapsamında, web sitelerinin engellenmesi doğası gereği her zaman orantısız bir önlemdir. Aşırı engellemeye, yanlış pozitiflere ve yanlış negatiflere mahal verir. İnternet altyapısına ciddi bir müdahaleye ve İnternet hızının düşmesine yol açar, ve soruna temelden bir çözüm getirmez.</p>
<h2 id="türkiyede-basın-özgürlüğü-krizi-ve-alternatif-kanallar-olarak-podcastler">Türkiye&rsquo;de Basın Özgürlüğü Krizi ve Alternatif Kanallar Olarak Podcastler</h2>
<p>Medya, devlet tarafından ele geçirilmişken, İnternet önemli bir rol oynuyor. Söylediğimiz gibi, hükümeti eleştiren gazeteciler, akademisyenler ve yazarlar cezai kovuşturma ve tacizi göze almakta. Türkiye halkı yükselen bir şekilde sosyal ve ekonomik sorunlar da yaşamakta. Türk Lirası, Amerikan Doları karşısında rekor seviyede düşük değerlere ulaştı. Bu atmosfer içinde, Türkiye halkı haber değeri taşıyan tarafsız bilgiye ulaşmakta veya endişelerini dile getirmekte zorlanıyor.</p>
<p>Podcastler Türkiye&rsquo;de iletişim için güvenli bir bölge olmuştu haline gelmişti. Ancak, son yeni düzenleme bu son özgürlük kalesini tehdit ediyor. Ağustos 2019&rsquo;da, hükümet, internet üzerinden radyo, televizyon veya talebe bağlı yayın yapan platformların Türkiye&rsquo;de faaliyete devam edebilmeleri için bir lisans almalarını şart koştu. Spotify, erişim engelinden kaçınmak için  yakın zamanda bu lisansı aldı. Netflix, lisansı almasının ardından platform üzerinde sistematik sansürle karşı karşıya geldi. Akademisyenler lisans şartının, Spotify için de sansüre zemin sağlayacağını düşünüyor.</p>
<h2 id="teknoloji-platformları-insan-haklarına-saygı-duymalı">Teknoloji Platformları İnsan Haklarına Saygı Duymalı</h2>
<p>Sosyal medya şirketleri, yerel hukukla çatışma içinde olsa dahi uluslararası insan hakları hukukuna saygı göstermeli. BM İfade Özgürlüğü Özel Sözcüsü, şirketlere, platformlarındaki ifade özgürlüğü konusunda, iç hukuku değil, insan hakları hukukunu emredici bir küresel standart olarak almaları çağrısında bulundu. Buna katılıyoruz. İnsan hakları hukuku, &ldquo;şirketlere, demokratik normlara saygılı ve otoriter taleplere karşı duran politikalar ve süreçleri açıkça telaffuz etmek ve geliştirmek için araçlar sunuyor.&rdquo; Aynı şekilde, BM İş Hayatı ve İnsan Hakları Rehber İlkeleri, şirketlerin insan haklarına saygı duyması ve insan hakları ihlâline katkıda bulunmaması gerektiğini belirtiyor. Şirketler, ayrıca, &ldquo;operasyonları (&hellip;) ile doğrudan bağlantılı olumsuz yöndeki insan hakları etkilerini, bu etkilere katkıları olmasa dahi önlemek veya hafifletmek için çaba göstermelidir.&rdquo;</p>
<p>Küresel Ağ Girişimi (Global Network Initiative - GNI) İnsan Hakları Değerlendirmesi&rsquo;ne göre, Google hükümet taleplerine GNI İlkeleri doğrultusunda cevap verdi:</p>
<p>&ldquo;İlk olarak, özel şartlarını ve belirli bir veri erişimi veya kaldırma başvurusunu değerlendirmek için belirtilen yerel yasaları, dikkatlice inceler. Kanunların muğlak olduğu durumlarda, Google bunu hükümet talebinden kaçınmak veya onu kısıtlamak için dar anlamıyla yorumlayabilir. Ardından, yalnızca belirtilen yargı kararının kapsamı içerisinde olan içerik ve veri için iç hukuk yolunu uygular.&rdquo;</p>
<p>GNI ayrıca, kaldırma talebi net olmadığında, ilgili içeriğin yerel yasaları nasıl ihlâl ettiğini açıklığa kavuşturmak maksadıyla Google&rsquo;ın ilgili hükümet birimine ulaştığını belirtiyor. Bu, örneğin, içeriğin tam olarak bulunduğu konumun (spesifik URL adresi) ve içeriğin hangi kısmının iddiaya göre kanunlara karşı olduğunu kapsayabilir. GNI ek olarak, Google&rsquo;ın, farklı yargılama süreçlerindeki verinin fiziksel olarak toplanması ve tutulmasının zorunlu olduğu hallerde, kullanıcılar için riskleri nasıl değerlendirdiğini açıklıyor:</p>
<p>&ldquo;Şirket, bu risklere dayanarak, belirli yargılamalardaki toplanan ve işlenen verinin doğasını çeşitlendirebilir. Şirket aynı zamanda, toplanan ve saklanan veriye ilişkin riskleri azaltmak için şifreleme ve iç erişimde kısıtlamalar kullanmaktadır.&rdquo;</p>
<p>Google&rsquo;ın Türkiye için Şeffaflık Raporu, söz konusu hükümet taleplerini Google&rsquo;ın topluluk kuralları çerçevesinde değerlendirdiğini açıklamakta. Google, Kürt azınlıklar ve Gezi Parkı protestocularının ifadelerinin yanı sıra kamu görevlileri ve politikacılar hakkındaki yolsuzluk iddialarını da kaldırmayı reddettiğini belirtti. Öte yandan, içerik ulusal güvenliğe aykırı olduğunda veya Google topluluk kurallarını ihlâl ettiğinde Google taleplere olumlu yanıt verdi. Google&rsquo;ın Sosyal Medya Yasası&rsquo;na uyup uymayacağı veya ne ölçüde uyacağı şu an için belirsiz.</p>
<h2 id="schrems-kararlarının-ardından-türkiyenin-veri-koruma-yeterliliği">Schrems Kararlarının Ardından Türkiye&rsquo;nin Veri Koruma Yeterliliği</h2>
<p>35 yıllık bir yasama işleminin ardından Türkiye AB Veri Koruma Tüzüğü&rsquo;nü örnek alan bir veri koruma kanunu geçirmiş olmasına rağmen Avrupa Birliği seviyesinde bir yeterlilik seviyesine ulaşamamıştır. Yeterlilik seviyesi AB ile Türkiye arasında başkaca bir tedbire gerek kalmadan veri aktarımı sağlamakta. Türkiye Veri Koruma Kurulu (KVKK) Avrupa Komisyonu ile bir yeterlilik kararı için görüşmelere hazırlandıklarını duyurmuştur.</p>
<p>Bununla birlikte Avrupa Komisyonu çoktan, Türkiye&rsquo;ye, Türkiye Veri Koruma Kurumunun bağımsız olarak hareket etmesini ve kolluk kuvvetlerinin faaliyetlerinin kanun kapsamına girmesini sağlamasını zaten tavsiye etmiş durumda. Avrupa Birliği Adalet Divanı&rsquo;nın uluslararası transferlerle ilgili kararında, yani Schrems II&rsquo;de mahkeme, üçüncü ülke yasal çerçevesinin yeterli düzeyde koruma sağlayıp sağlamadığını değerlendirirken hangi unsurların dikkate alınması gerektiğini AB Komisyonu&rsquo;na yönlendirmiştir:</p>
<p>&ldquo;hukukun üstünlüğü, insan hakları ve temel özgürlüklere saygı, hem genel hem de sektörel, ilgili yasama, kamu güvenliğini ilgilendiren konular dahil, savunma, ulusal güvenlik ve ceza hukuku ile kamu otoritelerinin kişisel veriye erişimi, ilgili yasamanın uygulanışı&hellip; içtihat, veri sahibi için etkili ve icra edilmesi mümkün haklar, etkili yönetim ve kişisel verileri transfer edilen veri sahibi için tazminat yolu.&rdquo;</p>
<p>Avrupa Birliği Adalet Divanı&rsquo;nın -Schrems I ve Veri Koruma Komiserliği- kararında ayrıca, genelleştirilmiş bir temelde kamu otoritelerine, veriye erişim izni veren yasal çerçevelerin, AB Temel Haklar Bildirgesi&rsquo;nin 7. maddesinde garanti altına alınan &ldquo;özel yaşama saygıdan&rdquo; taviz verdiğini açıkça belirtmiştir. Diğer bir deyişle, &ldquo;özel yaşama saygıdan&rdquo; taviz veren herhangi bir yasa orantılı veya gerekli olamaz.</p>
<h2 id="devlet-gözetimi">Devlet Gözetimi</h2>
<p>Türkiye, yedi kez uzatılan iki yıllık olağanüstü hal süresince otuzdan fazla kararname kabul etti. 2016&rsquo;daki darbe girişiminin ardından, Yürütme bu kararnameleri meclis onayı ve gözetimi olmaksızın kabul etti. Kararnameler, kalıcı yasal ve yapısal değişikliklere ve kamu görevlilerinin toplu işten çıkarılmalarına yol açarak AB insan hakları standartlarının gerisinde kaldılar. Bir kararname, ne idüğü belirsiztanımlanmamış kurumların iletişim verilerine mahkeme  kararı olmaksızın sınırsızca erişmesini mümkün kılıyor. Gözetim kararnamesi, darbecilere ve sözde &ldquo;terör örgütlerine&rdquo; karşı kullanılmak için tasarlandı. Bu türden kontrolsüz güç, hukukun üstünlüğü ve yasallık ilkesini, uluslararası insan hakları hukuku kapsamındaki zaruret ve ölçülülüğü ihlal eder. Kararname aynı zamanda şirketleri BTK&rsquo;nın taleplerine boyun eğmeye zorlamaktadır. Yapılmadığı takdirde ağır para cezalarına ve BTK tarafından İSS&rsquo;nin(internet servis sağlayıcı) mallarına el koyulması olasılığına yol açar.</p>
<p>EFF, Türkiye gözetim yasalarının ve uygulamalarının tam bir değerlendirmesini yapmış değil; ancak Citizen Lab&rsquo;den öğrendiğimize göre Türkiye&rsquo;nin en büyük ISP&rsquo;si olan (% 30&rsquo;una Türkiye hükümetinin sahip olduğu) Türk Telekom, Türkiye&rsquo;deki yüzlerce kişiyi bazı uygulamaları indirmeye çalıştıkları zaman casus bir yazılıma yeniden yönlendirmek için derin paket incelemesi (DPI) kullandı. Citizen Lab ayrıca derin paket incelemelerinin siyasi, gazetecilik ve insan hakları  konularındaki içerikleri de engellemek için kullanıldığını tespit etti. Sızan bir başka döküman da Türk Telekom&rsquo;un derin paket incelemesi araçlarını kullanıcıları gözetlemek, yalnızca &ldquo;kullanıcı adı ve parolaları değil, aynı zamanda şifrelenmemiş trafikten IP adreslerini, hangi siteleri ziyaret ettiklerini ve ne zaman ettiklerini&rdquo; çıkarmak için kullandığını ortaya çıkardı. Bunlar, Türkiye&rsquo;de mahremiyet ve veri korumaya dair buz dağının yalnızca görünen kısmı.</p>
<h2 id="sonuç">Sonuç</h2>
<p>Türkiye&rsquo;nin insan hakları konusundaki zayıf geçmişi, platformlara; kullanıcılarının yanında durmaları ve uluslararası insan hakları hukukunu desteklemeleri için bir uyanış çağrısı olmalıdır. Şirketler, izin verilen sınırlama kriterlerine uymayan içeriği kaldırmamalıdır. Bizce, engelleme her zaman gereklilik ve ölçülülük kriterleriyle uyumsuzdur. Şirketler bu tür engelleme kararlarıyla yasal yollarla mücadele etmelidirler. Ayrıca, Türkiye hükümetinden gelecek herhangi bir baskıya karşı da stratejik olarak mücadele etmelidirler.</p>
<h3 id="kaynak">Kaynak</h3>
<ul>
<li><a href="https://www.eff.org/deeplinks/2020/11/turkey-doubles-down-violations-digital-privacy-and-free-expression">https://www.eff.org/deeplinks/2020/11/turkey-doubles-down-violations-digital-privacy-and-free-expression</a></li>
</ul>
]]></content:encoded></item><item><title>Jitsi ile Uzaktan Eğitim</title><link>https://www.oyd.org.tr/yazilar/jitsi-ile-uzaktan-egitim/</link><guid isPermaLink="true">https://www.oyd.org.tr/yazilar/jitsi-ile-uzaktan-egitim/</guid><pubDate>Thu, 24 Sep 2020 10:38:03 +0300</pubDate><description>Uzaktan eğitim yaparken özgürlüğünüze sahip çıkmak için Jitsi&amp;rsquo;yi tercih edin. Özgür Yazılım Derneği olarak Jitsi kullanımına dair rehberler hazırladık.</description><content:encoded><![CDATA[<p>İçinde bulunduğumuz pandemi sürecinde uzaktan eğitim yaparken, özgürlüğünüze sahip çıkmak için özgür bir yazılım olan Jitsi&rsquo;yi tercih edin! Özgür Yazılım Derneği olarak öğrencilere ve öğretmenlere yönelik Jitsi kullanımına dair rehberler hazırladık.</p>
<p>Jitsi ile, ister bilgisayardan isterse cep telefonunuzdan, hiçbir üyeliğe veya kayda gerek kalmadan anında görüntülü dersler vermeye başlayabilirsiniz. Ekran paylaşımı yapabilir, oluşturduğunuz odalara parola koyarak istenmeyen kişilerin odanıza girmesini engelleyebilirsiniz. Katılacak olan kişilere ise yalnızca odanın bağlantısını vermeniz yeterli.</p>
<p>Aşağıdaki bağlantıları kullanarak rehberleri PDF ve PNG formatlarında indirebilirsiniz.</p>
<ul>
<li>Öğretmenler için
<ul>
<li><a href="/jitsi-ogretmen-pc.pdf">Bilgisayardan kullanım (PDF)</a></li>
<li><a href="/jitsi-ogretmen-mobil.pdf">Mobil cihazlardan kullanım (PDF)</a></li>
<li><a href="/jitsi-ogretmen-pc.png">Bilgisayardan kullanım (PNG)</a></li>
<li><a href="/jitsi-ogretmen-mobil.png">Mobil cihazlardan kullanım (PNG)</a></li>
</ul>
</li>
<li>Öğrenciler için
<ul>
<li><a href="/jitsi-ogrenci-pc.pdf">Bilgisayardan kullanım (PDF)</a></li>
<li><a href="/jitsi-ogrenci-mobil.pdf">Mobil cihazlardan kullanım (PDF)</a></li>
<li><a href="/jitsi-ogrenci-pc.png">Bilgisayardan kullanım (PNG)</a></li>
<li><a href="/jitsi-ogrenci-mobil.png">Mobil cihazlardan kullanım (PNG)</a></li>
</ul>
</li>
</ul>
<p>Özgür Yazılım Derneği iyi dersler diler :)</p>
]]></content:encoded></item><item><title>Topluluk Özgürlüğü: "Etkinliğimiz Zoom üzerinde yapılacaktır."</title><link>https://www.oyd.org.tr/yazilar/topluluk-ozgurlugu/</link><guid isPermaLink="true">https://www.oyd.org.tr/yazilar/topluluk-ozgurlugu/</guid><pubDate>Thu, 17 Sep 2020 00:00:00 +0300</pubDate><author>Neslihan Turan</author><description>Bir eğitim veriyorsanız öğrencilerinizin, bir topluluk yönetiyorsanız üyelerin, bir etkinlik düzenliyorsanız davetlilerin haklarını gözetmek aldığınız kararların önemli bir parametresi olmalıdır.</description><content:encoded><![CDATA[<p><em>Neslihan Turan</em></p>
<p>Bir grup insanı ilgilendiren konularda karar verici bir pozisyonda bulunmak, grup üyelerinin haklarını ve taleplerini gözetme sorumluluğunu da beraberinde getirir. Bir eğitim veriyorsanız öğrencilerinizin, bir topluluk yönetiyorsanız üyelerin, bir etkinlik düzenliyorsanız davetlilerin haklarını gözetmek aldığınız kararların önemli bir parametresi olmalıdır.</p>
<p>Bir etkinlik düzenlediğinizi ve vejetaryen davetliler olmasına rağmen servis ettiğiniz tüm yemek seçeneklerinin etli olduğunu düşünün. Bu kararınız en iyi ihtimalle bir dikkatsizlik olarak yorumlanır ve vejetaryen katılımcıların aç kalmasıyla sonuçlanır. Ancak bu etkinliğin et tüketmeyen kişilere açık olmadığı anlamını çıkarmak da yanlış olmaz. Zira evinize bir misafir çağırsaydınız onun yemediğini bildiğiniz bir yemek pişirmek iyi bir ev sahipliği olmazdı.</p>
<p><img src="/images/yazilar/karikatur-pizza-zoom-jitsi.jpg" alt="Bir kere et yesen ne olacak ki?"></p>
<p>Bir eğitim verdiğinizi ancak sınıfta sigara içtiğinizi düşünün. Bu davranış eğitim materyaline erişmek için sigara dumanı solumaya mecbursunuz demenin bir başka yoludur. Bunun eğitmenin bir tercihi olduğu doğrudur ve istemeyen bu eğitime katılmasın denebilir. Ancak bunu tercih etme serbestiniz olması, karar alma mercii olarak aldığınız tutumun kişileri eğitime erişmek ve dumana maruz kalmak arasında bir seçim yapmaya mecbur bıraktığı gerçeğini değiştirmez.</p>
<p><img src="/images/yazilar/karikatur-zulip.jpg" alt="Beğenmiyorsan gidebilirsin."></p>
<p>Şimdiye kadar verilen örnekler (kişilerin beslenme tercihlerini gözetmek veya yanlarında sigara içmemek), birtakım mücadeleler sonucunda kazanılmış ve artık görece çok sayıda insanın uzlaştığı farkındalıklardı. Tam da bu noktada, bu kapsamın dışında kalan, henüz pek de farkında olunmayan, önemi kavranamayan bir konuya değinmek isterim: özgür yazılım. Pek çok topluluk iletişim kurmak, toplantı yapmak, belge yazmak, işlerini takip etmek gibi amaçlarla yazılımları kullanır. Aslında bu; toplulukta bulunmak isteyen kişi, bu yazılımın kullanıcı sözleşmesini onaylamakla yükümlüdür demektir. Söz konusu olan pek çok kişi adına bir yazılım tercihinde bulunmak olduğunda, kendi özgürlüğünüzü feda ederek bir kullanıcı sözleşmesini okumadan imzalarkenki rahatlığınızı sürdürmemelisiniz. Çünkü sanıyorum ki topluluğunuza katılmak isteyen bir kişiye &ldquo;Hoşgeldin! Şimdi senden kişisel verilerini şu gözetim devi şirkete açmanı, özgürlüğünden ödün vermeni ve bir takım kendimizin bile okumadığı belgelere imza atmanı rica ediyoruz. Bu şartları sağlarsan aramıza katılabilirsin.&rdquo; dediğinizi bilseniz aynı rahatlığı sürdürmezdiniz.</p>
<p><img src="/images/yazilar/karikatur-instagram.jpg" alt="Saklayacak bir şeyin mi var?"></p>
<p>Özgürlük mücadelesi içinde bir örgütlenme olarak paydaşlarınıza &ldquo;WhatsApp grubundan konuşuyoruz, kullanmıyorsanız da bir alternatif sunamayız çünkü herkes burada.&rdquo; dediğinizde kişiyi sürdürdüğünüz özgürlük mücadelesi ve yazılımın kullanıcısı olarak kendi özgürlüğü arasında bir çıkmaza sokmuş oluyorsunuz. Daha kötüsü, kişi gruba dahil olmanın güçlü motivasyonuyla yazılım özgürlüğünü feda ederse o kişinin elini diğer topluluklardan da özgür yazılımlar kullanmayı talep etmesi konusunda zayıflatıyorsunuz. Çünkü normalde özgür yazılım kullanmaya göç edebilecek bir topluluk da, sizin yarattığınız bağımlılık yüzünden, o kişiye kolayca &ldquo;E zaten WhatsApp kullanmıyor musun sen?&rdquo; diyecektir. Bu soru konuyla doğrudan ilişkili olmasa da, aslında size artık et yemediğini söyleyen birine &ldquo;Dün seni görmüştüm et yemiştin, şimdi de yiyiver.&rdquo; demeniz kadar anlamsız olsa da, tartışma içerisinde etkili bir safsata olarak kullanılıp kişiyi özgürlük talebinden alıkoyabilir.</p>
<p>Yeri gelmişken şunu da ifade etmeliyiz ki bir kişinin özgür yazılım tercihi, kişinin normalde kullandığı mülk yazılımlar öne sürülerek savuşturulamaz. Kişi almak istediği risklere, vereceği ödünlere ancak kendisi karar verebilir. Kişinin özgür yazılım konusunda ne kadar tutarlı davrandığı onun özgürlük talebinin meşruiyeti ile ilgili bir ölçüt olamaz. Bunlar birbirinden bağımsız iki konudur. Dolayısıyla &ldquo;Okulda özgür olmayan bir yazılım kullanarak ödev teslim ettiğini görmüştüm. Bu senin gerçek bir özgür yazılım savunucusu olmadığını gösterir. Bu durumda benimle de WhatsApp üstünden yazışabilirsin.&rdquo; akıl yürütmesi hatalıdır. Bu hatayı, anlamlı gibi görünen hileli &ldquo;Seni fastfood yerken görmüştüm, aslında o kadar da sağlığına düşkün değilsin. Şimdi benim sigaram mı sorun oldu ona gelene kadar ohoo&rdquo; cümlesinin anlamsızlığına bakarak da anlayabiliriz. Ne yazık ki sosyal yaşam mülk yazılımlarla kuşatılmış durumda. Bunlardan kaçınmaz bazı durumda bir şeylerden mahrum kalmakla sonuçlanabiliyor. Bu noktada kişi sınırını nereye çizeceğine kendi parametrelerince karar verebilir. Kişilerin tutarlı davranmalarını gerçekten önemsiyorsanız onlara neden özgür seçenekler sunulmadığını sorgulayabilirsiniz.</p>
<p>Eğitim söz konusu olduğunda işin vehameti iyice gözler önüne seriliyor. Ders verdiğiniz üniversitede eğitim almaya hak kazanmış kişilere, &ldquo;Bu dersin ön koşulu Zoom kullanmanızdır.&rdquo; demek aslında bir şirketin ürününü dayatmaktır. &ldquo;Bu derse ancak ve ancak Stabilo kalemle katılabilirsiniz.&rdquo; demekten bile daha kontrolcü bir tavırdır. Çünkü Stabilo kalemler en azından özgürlüğümüzü ihlal etmezler. Bu durumda kişinin kabul etmeme hakkı olduğunu ve bunun bir dayatma olmadığını düşünebilirsiniz. Ancak okulunu bitirmek için bu dersi alması gereken bir kişinin bu kararı hiçbir baskı altında kalmadan alabileceğini düşünmek gerçekçi olmaz.</p>
<p><img src="/images/yazilar/karikatur-zebanison.jpg" alt="Eğitim almak istiyorsan bunun bir bedeli var!"></p>
<p>Şu bir gerçek ki, çoğu topluluğun alternatif bir kanalı yürütmeye yetecek bir iş gücü yok. Bu durumda önerimiz, ana iletişim kanallarını özgür yazılımlardan oluşturarak topluluğun daha en başından mülk yazılımlara bağımlı olmasını önlemek. Tek bir kanal olacaksa, burada kullanıcı özgürlüğüne saygılı olan seçenek tercih edilmelidir.</p>
<p>Mülk yazılımlar kullanmakta özgür olduğunuzu düşünebilirsiniz. Ancak özgürlük bireysel bir mesele değildir. Nasıl ki cinsiyetçi küfür etmeyi tercih edebilmeniz ve bunu yapabilmeniz, bunun bir özgürlük olduğu anlamına gelmiyorsa (çünkü aslında kadınların özgürlüklerinden harcıyorsunuzdur), aynı şekilde sizinle çalışmak isteyen kişileri mülk yazılımlara mecbur etmeyi de ancak &ldquo;tercih&rdquo; edebilirsiniz. Diğerlerinin özgürlüklerinden harcayan bu davranış bir özgürlük değildir.</p>
<p>Bu davranışların hiçbiri kesin olarak yapılamaz değildir. Bir kişinin özgür yazılım tercihi, ancak yanında sigara içilmesini istememesi kadar keyfi bir taleptir. Bunlardan birini çok meşru bulurken diğerini bulmuyorsanız, bunun sebebi sizin bu alana ve mücadeleye uzak olmanız olabilir. Ancak sanılanın aksine özgür yazılım mücadelesi beyhude bir çaba, romantik bir heves değil, bir özgürlük talebidir. Dolayısıyla evet, yanınında sigara içirmeme talebi ne kadar keyfiyse özgür yazılım da o kadar keyfidir. Ancak &ldquo;Bu yazılım yeşil değil ve bu yüzden kullanmak istemiyorum.&rdquo; demek gibi değildir. Davranışınız ne olursa olsun, bundan sonra sizin kararınızla bir yazılım tercihi yapıldığında, yazılım özgürlüğünün de bir parametre olarak, hem de normalde muhtemelen görmezden gelmeyeceğiniz diğer parametreler kadar önemli bir tanesi olarak, orada durduğunun farkında olmalısınız.</p>
]]></content:encoded></item><item><title>#SosyalMedyamaDokunma</title><link>https://www.oyd.org.tr/yazilar/sosyal-medyama-dokunma/</link><guid isPermaLink="true">https://www.oyd.org.tr/yazilar/sosyal-medyama-dokunma/</guid><pubDate>Mon, 27 Jul 2020 18:00:00 +0300</pubDate><description><![CDATA[Halkımıza ve kamuoyuna,
AKP iktidarının faşizmi en had safhada hissettirdiği, Türkiye&rsquo;nin en önemli müzesi olan Ayasofya Müzesi&rsquo;nin  kapatıldığı, kadınların güvencesi İstanbul Sözleşmesi&rsquo;ne el uzatıldığı, iktidarın benimsediği baskıcı ve muhafazakar siyasi hattın dijital ayağı olarak, 5651 sayılı İnternet özgürlüğünün katili olan yasada değişiklik yapmayı hedefleyen ve kamuoyunda &ldquo;Sosyal Medya Yasa Tasarısı&rdquo; olarak bilinen bir yasa gündeme gelmiştir.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Halkımıza ve kamuoyuna,</p>
<p>AKP iktidarının faşizmi en had safhada hissettirdiği, Türkiye&rsquo;nin en önemli müzesi olan Ayasofya Müzesi&rsquo;nin  kapatıldığı, kadınların güvencesi İstanbul Sözleşmesi&rsquo;ne el uzatıldığı, iktidarın benimsediği baskıcı ve muhafazakar siyasi hattın dijital ayağı olarak, 5651 sayılı İnternet özgürlüğünün katili olan yasada değişiklik yapmayı hedefleyen ve kamuoyunda &ldquo;Sosyal Medya Yasa Tasarısı&rdquo; olarak bilinen bir yasa gündeme gelmiştir.</p>
<p>5651 sayılı &ldquo;İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkındaki Kanun&rdquo; mevcut haliyle dahi özgürlük düşmanı, sansüre yol veren, aşırı müdahaleci ve yararından çok zararını gördüğümüz bir kanundur. Bu kanun ve uygulamadaki eğilimler sebebi ile şu anda Türkiye&rsquo;de binlerce web sitesi yasaklı durumdadır. Ancak bunca sansür ve gözetimin bugüne kadar hangi suçları engelleyebildiği meçhuldür. Bu kanun yüzünden bu ülkede yaşayan insanlar, devletin bitmek bilmeyen egemenlik arzusu sebebiyle 990 gün Vikipedi&rsquo;ye erişemediği gibi İnternet aracılığıyla gerçekleşen ve bireyleri ilgilendiren suçların soruşturmaları ise bu kanundan hiçbir hayır görememektedir.</p>
<p>Şimdi, faydasından çok zararını gördüğümüz kanunun zorbalık yetkileri artırılarak, zaten adaletli bir İnternet erişimi olmayan Türkiye vatandaşlarının bilgiye erişimi &ldquo;tamamen&rdquo; devletin kontrolüne alınmaya çalışılıyor. İlgili kanun değişikliğinin getirdiği yeni kısıtlamalar şunlar:</p>
<ul>
<li>Günlük 1 milyondan fazla trafiği olan platformların birer ülke temsilcisi görevlendirmesi zorunlu olacak. Platformlar bunu yerine getirmezse, trafikleri önce %50, sonra %90 oranında daraltılacak.</li>
<li>Kaldırılması talep edilen içeriğin kaldırılmaması durumunda, şirkete mesaj başına 1 milyon liradan 10 milyon liraya kadar ceza kesilebilecek.</li>
<li>Şirketlerin Türkiye’deki kullanıcılarının verilerini Türkiye’de tutması zorunlu olacak. Anlık mesajlaşma platformları için de aynı şartlar söz konusu olacak.</li>
<li>BTK, &ldquo;gerekli görüldüğü hallerde&rdquo; polis veya <strong>jandarma</strong> eşliğinde ilgili servislerin ofislerini basabilecek.</li>
<li>Bu Kanun ile izlemeye ve engellemeye yol açabilecek geniş ve ucu açık yetkiler tanınacak.</li>
</ul>
<h2 id="toplu-gözetim-ve-sansür">Toplu gözetim ve sansür</h2>
<p>Yeni düzenlemeden kontrol ve sansürden başka hiç bir beklentinin olamayacağı aşikardır. Bunu görmek için iki adım uzağında olduğumuz Çin örneğinden daha uzağa bakmak gerekmez. Çin, vatandaşların verilerini dilediğinde sorgusuz sualsiz elde edebilmek için ülkede tutmak istemektedir. Gazeteciliğin suç sayıldığı, karasal yayının havuz medyasına kurban edildiği şu günlerde, sosyal medya kanallarının önemi hayatidir. Devlet kontrolündeki araçlarda yer verilmeyen gerçek haberlere erişmek, bir konuda kamuoyu oluşturmak ve örgütlenmek için her gün kullandığımız bu iletişim kanalları, gözetim ve sansür riskiyle burun buruna.</p>
<p>Bu düzenleme ile birlikte, bir sosyal ağdan, devletin var olmasını istemediği bir içeriğin 48 saat içerisinde kaldırılmasının zorunlu hale getirilmesi, temelde bir &ldquo;Gerçek Bakanlığı&rdquo; kurulması anlamını taşımaktadır. Bu yolla sosyal medyanın, ana akım medyavari bir hale çevrilmesi işten bile değildir.</p>
<h2 id="ağ-tarafsızlığı">Ağ tarafsızlığı</h2>
<p>Ağ tarafsızlığı, servis sağlayıcıların ve devletlerin internetteki veriye eşit davranmasıdır. Yayıncı site, içerik gibi parametrelere göre paylaşılan veriyi daha zor veya kolay ulaşılabilir hale getirmek ağ tarafsızlığını ihlal etmektir. Örneğin; devletin, beğenmediği bir içeriğe gelen trafiği daraltması, yani içeriği daha yavaş yüklenen ve dolayısıyla daha zor ulaşılabilen hale getirmesi ağ tarafsızlığının ihlalidir. Söz konusu yasa değişikliği, sosyal medya platformlarının sansür ve gözetim mekanizmalarını kabul etmemesi durumunda ağ tarafsızlığının ihlalinin yasal zeminini oluşturur. İnternette ifade özgürlüğünün sağlanabilmesi için ağ tarafsızlığının korunması şarttır. Yeni düzenleme, zaten ülkemizde eksikliği çekilen ağ tarafsızlığı ilkesinin geri dönülmez bir şekilde çiğnenmesi anlamına gelmektedir.</p>
<p>Devlet gözetiminin ve sansürün önünü açan, ifade özgürlüğümüzü elimizden almayı hedefleyen bu düzenlemeyi tanımıyoruz. Herkesi özgür bir İnternet için bu yasa tasarısıyla mücadeleye davet ediyoruz. İnternet yaşamdır!</p>
<p>Kahrolsun istibdat, yaşasın hürriyet!</p>
<p>Özgür Yazılım Derneği</p>
]]></content:encoded></item><item><title>Halk can derdinde, devlet gözetim!</title><link>https://www.oyd.org.tr/yazilar/halk-can-derdinde-devlet-gozetim/</link><guid isPermaLink="true">https://www.oyd.org.tr/yazilar/halk-can-derdinde-devlet-gozetim/</guid><pubDate>Wed, 15 Apr 2020 09:06:00 +0300</pubDate><description>Devlet, dijital gözetimin halka karşı ne kadar güçlü bir silah olduğunu bildiği için salgın gündemini fırsat bilerek apar topar bu düzenlemeleri öne sürüyor. Ancak biz de en temel özgürlüğümüze yapılan bu saldırıların bedelinin ne kadar ağır olduğunu biliyoruz. Bahsi geçen hak ihlallerine asla izin vermeyeceğiz.</description><content:encoded><![CDATA[<p>&ldquo;5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkındaki Kanun&rdquo; veya halk arasındaki ismiyle &ldquo;İnternet Yasası&rdquo; şu anda var olduğu haliyle dahi özgürlük düşmanı, sansüre yol veren aşırı müdahaleci ve yararından çok zararını gördüğümüz bir kanun. Bu kanun ve uygulamadaki eğilimler sebebi ile şu anda Türkiye&rsquo;de binlerce web sitesi yasaklı fakat gerçekten kaç tane suçun(!) önüne geçilebildiği meçhul. Bu ülkenin vatandaşları Wikipedia&rsquo;ya devletin egemenlik arzusu sebebiyle 990 gün erişemediği gibi İnternet üzerinden gerçekleşen bireyleri ilgilendiren suçların soruşturmaları ise bu kanundan hiç hayır görememekte.</p>
<p>Geçtiğimiz günlerde, COVID19 salgınını adeta bir fırsata çeviren hükümetin, hali hazırda hak ihlalleriyle dolu olan bu yasaya eklemeler yapılacağı konusunda söylentiler oldu. Şimdilik tasarıdan çıkarılan bu düzenlemeler 5651&rsquo;in zorbalık yetkilerini arttırarak; zaten adaletli bir İnternet erişimi olmayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının bilgiye erişimini &ldquo;tamamen&rdquo; devletin kontrolüne alınmaya çalışıldığının göstergesidir. 5651&rsquo;e önerilen değişikliklerle aşağıdakiler artık &ldquo;kanunen&rdquo; mümkün olacaktı;</p>
<ul>
<li>Bir milyondan fazla üyesi olan platformların birer ülke temsilcisi görevlendirmesi zorunlu olacak. Platformlar bunu yerine getirmezse, trafikleri önce %50, sonra %95 oranında daraltılacak.</li>
<li>Kaldırılması talep edilen içeriğin kaldırılmaması durumunda, şirkete mesaj başına milyonlarca lira ceza kesilebilecek.</li>
<li>Şirketlerin Türkiye’deki kullanıcılarının verilerini Türkiye’de tutması zorunlu olacak. Anlık mesajlaşma platformları için de aynı şartlar söz konusu olacak.</li>
<li>Bu Kanun ile izlemeye ve engellemeye yol açabilecek geniş ve ucu açık yetkiler tanınacak.</li>
</ul>
<p>Bu değişiklikler bugün tasarıdan çıkarılsa da, devlet niyetini belli etmiştir. Bu girişim, zaten sorunlu olan İnternet Yasası&rsquo;ndaki hak ihlalleriyle mücadele ederken, bir yandan da kazanılmış haklarımızı korumak için tetikte olmamız gerektiği gerçeğinin bir kez daha altını çiziyor. Devlet, dijital gözetimin halka karşı ne kadar güçlü bir silah olduğunu bildiği için salgın gündemini fırsat bilerek apar topar bu düzenlemeleri öne sürüyor. Ancak biz de en temel özgürlüğümüze yapılan bu saldırıların bedelinin ne kadar ağır olduğunu biliyoruz. Bahsi geçen hak ihlallerine asla izin vermeyeceğiz.</p>
<p>Özgür Yazılım Derneği</p>
]]></content:encoded></item><item><title>Özgürlüğü kişisel tercihiniz olarak görmekten vazgeçin!</title><link>https://www.oyd.org.tr/yazilar/ozgurluk-tercih-degildir/</link><guid isPermaLink="true">https://www.oyd.org.tr/yazilar/ozgurluk-tercih-degildir/</guid><pubDate>Tue, 31 Mar 2020 00:38:03 +0300</pubDate><author>Alper Atmaca</author><description>Özgürlük ile ilgili yaygın bir yanlış bulunmaktadır. Neredeyse herkes özgürlüğün onlara ait(!) bir şey olduğunu düşünmektedir. O kadar çok cümle &amp;ldquo;benim özgürlüğüm&amp;rdquo; ifadesini içermekte ki neredeyse herkesin bir miktar özgürlüğü cüzdanında harcamak üzere taşıdığına inanılabilir.</description><content:encoded><![CDATA[<p><em>Alper Atmaca</em></p>
<p>Özgürlük ile ilgili yaygın bir yanlış bulunmaktadır. Neredeyse herkes özgürlüğün onlara ait(!) bir şey olduğunu düşünmekte. O kadar çok cümle &ldquo;benim özgürlüğüm&rdquo; ifadesini içermekte ki neredeyse herkesin bir miktar özgürlüğü cüzdanında harcamak üzere taşıdığına inanılabilir.</p>
<p>Özgürlük pek çok şey gibi diyalektik eşi ile tanımlanır. Gölgenin ışık olmadan var olamaması gibi özgürlük de baskının olmadığı durumda var olmaz. Eğer &ldquo;özgür olunacak&rdquo; bir baskı ortada olmazsa özgürlük diye bir kavramı tanımlamaya ne gerek olur ki? Bask bir kişiden, kurumdan hatta yerçekimi gibi fiziğin kendisinden dahi gelebilir. Bu konuda bir ayrım yok. Kamusal bir kural tarafından sınırlandırılmak ile yerçekiminin etkisi arasında bir fark yok; sonuçta tam olarak özerklik gösteremezsiniz. Bu özgürlüğü toplumsal olarak hepimizin paylaştığı ve birlikte ilerlettiği bir kaynak yapar.</p>
<p>Yerçekimi hepimizin ayrımsız paylaştığı bir baskı. Yerçekimi yüzünden dilediğimiz kadar zıplayamıyor veya kayarsak düşüyoruz. Sadece bir kimsenin Dünya&rsquo;nın bir yerinde uçakla uçuyor olması o kişinin yerçekimine karşı bir çeşit kişisel özgürlüğü olduğu anlamına gelmiyor. Uçaktaki kişi yerçekimine; hava kirliliği, uçağı imal eden işçileirn sömürüsü ve sınırlı hava sahası gibi yerdeki tüm insanların olan ortak kaynakları tüketerek erişiyor.</p>
<p>Özgürlük fikri homo sapiens sapiens&rsquo;in içkin bir özelliğidir. İnsanlık, tarihinde ürettiği aletleri uzaydan gelmiş siyah bir blok sebebi ile değil, doğanın kötü hava, yırtıcılar gibi tüm baskılarına karşı koymanın saf ihtiyacı ile yaptı. Bu araçlar insanlın özgürlüğünü kısıtlayan tüm doğa etmenleri ile mücadele etmek ve insanlığı bugünlere getirimek için kullanıldı. Bu sebeptendir ki hapis edilmek bir cezadır ve köle kılınmaya hiç bir zaman gerçekten rıza verilmemiştir.</p>
<p>Mülk yaılımlar ve hizmetler kullanmak adına bir özgürlüğünüz yok! Sayısal ve bugün neredeyse fiziksel efendilerimize kendinizi köle kılmak için size verilmiş şahsi bir hakkınız yok. Aksini iddia etmek ya cehalet ya da homo sapiens sapiens olmamakla eşdeğerdir. Gerçekten kabul edilebilir alternatiflerin olmadığı durumda özgür irade yoktur ve neredeyse her koda ve cihaza bir avuç şirket tarafından hükmedildiği bir durumda siz özgürce karar veremezsiniz.</p>
<p>Eğer sayısal köleliğe bir alternatif olduğu gerçeğinden habersizseniz bu tartışmadan muafsınız fakat özgür yazılımın, özgür donanımın, tamir etme hakkı hareketinin varlığından ve kendi kaderini tayin ve gücü halka nasıl geri iade etmeye uğraştıklarını biliyorsanız köleliği seçemezsiniz! Bir alternatifi varken yüklediğiniz her mük yazılım, üye olduğunuz her özgür olmayan hizmet, kullandığınız kamu kaynağı emen aracı ile aslında dünyadaki diğer tüm insanlardan bir parça özgürlük çalıyorsunuz, efendilerinize besliyorsunuz ve tabakta kalanlarını da kendi bencil ihtiyaçlarınız için kullanıyorsunuz!</p>
<p>Bu gerçeğin ne inkarı ne de etrafından dolanmanın bir yolu var. Bu, insanlık tarihinde daha önce yaşandı. İnsanlar yaşamları için ayaklandı ve bugün özgürlük ile haklar olarak bildiğimiz herşey onların mücadelesi ve acılarının üzerine kuruldu. Eğer özgürlüğünüzden vazgeçmeye karar verdiyseniz bunun bir bedeli olduğunun farkında olmanız gereklidir.</p>
]]></content:encoded></item><item><title>Açık kaynak neden özgür yazılımın özünü kaçırıyor?</title><link>https://www.oyd.org.tr/yazilar/acik-kaynak-neden-ozgur-yazilimin-ozunu-kaciriyor/</link><guid isPermaLink="true">https://www.oyd.org.tr/yazilar/acik-kaynak-neden-ozgur-yazilimin-ozunu-kaciriyor/</guid><pubDate>Tue, 31 Mar 2020 00:38:03 +0300</pubDate><author>Richard M. Stallman</author><description><![CDATA[&ldquo;Özgür yazılım&rdquo; ve &ldquo;açık kaynak&rdquo; terimleri neredeyse aynı yazılımları tanımlamaktadır. Fakat sözkonusu yazılımlar hakkında bambaşka değerler üzerinden bambaşka şeyleri ifade etmektedirler. Özgür yazılım hareketi bilgisayar kullanıcılarının özgürlüğü için çalışır ve özünde özgürlük ve adalet hareketidir. Aksine, açık kaynak ise pratik faydalar üzerine yoğunlaşır ve değerler üzerine söz söylemez. Bu yüzden biz açık kaynak ile ortaklaşmıyor ve bu terimi kullanmıyoruz.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><em>Çeviri: Alper Atmaca</em></p>
<p>&ldquo;Özgür yazılım&rdquo; ve &ldquo;açık kaynak&rdquo; terimleri neredeyse aynı yazılımları tanımlamaktadır. Fakat sözkonusu yazılımlar hakkında bambaşka değerler üzerinden bambaşka şeyleri ifade etmektedirler. Özgür yazılım hareketi bilgisayar kullanıcılarının özgürlüğü için çalışır ve özünde özgürlük ve adalet hareketidir. Aksine, açık kaynak ise pratik faydalar üzerine yoğunlaşır ve değerler üzerine söz söylemez. Bu yüzden biz açık kaynak ile ortaklaşmıyor ve bu terimi kullanmıyoruz.</p>
<p>Bir yazılıma &ldquo;özgür&rdquo; dediğimizde, aslında o yazılımın kullanıcının; yazılımı çalıştırma, nasıl çalıştığını öğrenme ve değiştirme, değiştirilmiş veya değiştirilmemiş kopyalarını dağıtma gibi temel özgürlüklerine saygılı olduğunu ifade ederiz. Bu ücret değil bir özgürlük meselesidir. Bu yüzden yazılım özgürlüğünden bahsedildiğinde &ldquo;fikir özgürlüğünü&rdquo; koşullarında düşünmelisiniz.</p>
<p>Söz konusu özgürlükler hayati önemdedir. Sadece kullanıcıların bireysel koşulları için değil, bir bütün olarak toplumsal fayda için önemlidirler çünkü sosyal dayanışmayı desteklemekle paylaşımı ve imeceyi yaygınlaştırır. Bu özgürlükler kültürümüzün ve yaşamımızın giderek sayısallaştığı bir dünyada çok daha önemli olmaktadır. Sayısal  sesler, görüntüler ve kelimeler dünyasında özgür yazılım artarak genel olarak özgürlük için elzem olmaktadır.</p>
<p>Dünya çapında yüz milyonlarca insan artık özgür yazılım kullanmakta. Hindistan&rsquo;ın ve İspanya&rsquo;nın belirli bölgelerindeki devlet okulları artık öğrencilerine özgür GNU/Linux işletim sisteminin nasıl kullanılacağını öğretmekte. Buna rağmen çoğu kullanıcı bu sistemi ve özgür yazılım topluluğunu oluşturmamıza sebep olan ahlaki sebepleri bilmemekte çünkü bu günlerde bu sistem ve topluluk sıklıkla &ldquo;açık kaynak&rdquo; olarak söz konusu özgürlüklerden neredeyse hiç bahsetmeyen bir felsefenin adı ile anılmakta.</p>
<p>Özgür yazılım hareketi 1983&rsquo;ten beri bilgisayar kullanıcılarının özgürlüğü için çalışmalarda bulunmakta. 1984&rsquo;te özgür işletim sistemi GNU&rsquo;nun çalışmalarını başlattık ki; kullanıcıların özgürlüklerini tanımayan özgür olmayan işletim sistemlerini kullanmaktan kaçınabilelim. 1980&rsquo;ler boyunca işletim sisteminin çoğu temel parçasını geliştirdik ve yayınlamak için özellikle yazılımların kullanıcılarını özgürlüklerini koruyabilmesi için GNU Genel Kamu Lisansı (GNU GPL)&lsquo;i geliştirdik.</p>
<p>Özgür yazılımın tüm kullanıcıları ve geliştiricileri özgür yazılım hareketinin hedefleri ile ortaklaşmış değildi. 1998&rsquo;de özgür yazılım topluluğunun bir kısmı koparak &ldquo;açık kaynak&rdquo; ismi altında çalışmaya başladı. İfade aslen &ldquo;özgür yazılım&rdquo;(ingilizce free software- free bedava anlamına da gelmekte) ifadesindeki olası kavram karmaşasını atlatabilmek üzere önerilmişti fakat çok geçmeden özgür yazılım hareketinin felsefi görüşünden bir hayli farklı bir görüşün taraf ile ilişkilendi.</p>
<p>Açık kaynağın bazı destekçileri ifadeyi şirket yetkililerine yazılımın pratik faydalarını gösterip doğru ve yanlışlar üzerine duymak istemediklerini saklayarak hoşlarına gitmek üzere, özgür yazılım için bir &ldquo;pazarlama&rdquo; kampanyası olarak gördüler. Bazı diğer destekçiler ise dümdüz özgür yazılım hareketinin ahlaki ve sosyal değerlerini reddettiler. Görüşleri ne olursa olsun, &ldquo;açık kaynak&rdquo; için çalışırken kimse değerlere ne gönderme yaptı ne de savundu. &ldquo;Açık kaynak&rdquo; ifadesi hızla güçlü ve güvenilir yazılımlar geliştirmek gibi pratik faydalara ilişkin fikir ve iddialar ile ilişkilendi. Açık kaynağın çoğu destekçisi zamanla aynı çizgiye geldiler. &ldquo;Açık kaynak&rdquo; üzerine çoğu tartışma doğru ve yanlışa dikkat etmez, sadece yaygınlığa ve başarıya önem verir. Azınlıktaki bir grup açık kaynak destekçisi bu günlerde özgürlüğü mesele etmektedir fakat aksi görüşteki çoğunluğun içinde kaybolmaktadırlar.</p>
<p>İki görüşte neredeyse aynı tipte yazılımları tanımlamaktadır fakat onlar(açık kaynak) temel olarak farklı bir görüşün savunusunu yapmaktalar. Özgür yazılım hareketi için özgür yazılım bir ahlaki zorunluluktur ve kullanıcıların özgürlüğü için gereklidir. Aksine açık kaynağın felsefesi sorunu, yazılımı nasıl &ldquo;daha iyi&rdquo; yaparız yönüyle görmektedir. Bu bakımdan özgür olmayan yazılımları eldeki soruna yönelik yetersiz bir çözüm olarak tanımlamaktadırlar.</p>
<p>Özgür yazılım hareketi için ise özgür olmayan yazılımlar sosyal bir problemdir ve çözümü kullanmayı bırakmak ve özgür yazılımlara geçmektir.</p>
<p>&ldquo;Özgür yazılım&rdquo; ve &ldquo;açık kaynak&rdquo; eğer aynı (neredeyse) yazılımı ifade ediyorsa hangisini kullandığımız fark eder mi? Evet eder çünkü farklı kelimeler farklı fikirleri iletir. Özgür bir yazılım herhangi bir ad altında size aynı özgürlükleri veriyor olsa da özgürlüğü kalıcı olarak sağlamak için gerekli olan insanlara özgürlüğün değerini öğretmektir. Eğer bu yolda yardımcı olmak istiyorsanız özgür yazılımdan bahsetmek elzemdir.</p>
<p>Özgür yazılım hareketi olarak biz açık kaynağı düşman olarak görmüyoruz. Düşman mülk(özgür olmayan) yazılımlardır. Fakat insanların bizim özgürlükten yana durduğumuzu bilmesini istiyoruz ve yanlış şekilde açık kaynak destekçileri olarak anılmaya karşı çıkıyoruz. Bizim peşinde olduğumuz &ldquo;açık kaynak&rdquo; değil ve karşısında durduğumuz &ldquo;kapalı kaynak&rdquo; değildir. Altını çizmek için bu terimleri kullanmaktan kaçınıyoruz.</p>
<h2 id="özgür-yazılım-ile-açık-kaynak-arasındaki-pratik-farklılıklar">Özgür yazılım ile açık kaynak arasındaki pratik farklılıklar</h2>
<p>Pratikte açık kaynak, özgür yazılıma göre daha biraz daha gevşek bir duruş sergilemekte. Bildiğimiz kadarı ile yayınlanmış olan tüm özgür yazılım kodları açık kaynak tanımına uymaktadır. Neredeyse tüm açık kaynak yazılımlar özgür yazılımdır fakat istisnalar bulunmakta. Öncelikle bazı açık kaynak lisansları çok kısıtlayıcı olduğundan özgür lisans olarak değerlendirilemezler. Örnekle, &ldquo;Open Watcom&rdquo; özgür değildir çünkü ruhsatı değiştirilmiş bir kopya üretmeye ve şahsi kullanımına izin vermemektedir. Talihimize çok az yazılım bu tip ruhsatlar kullanmaktadır.</p>
<p>Dahası bir programın kaynak kodu copyleft olmayan zayıf bir ruhsata tabi olduğunda programın çalıştırılabilir dosyaları başkaca özgür olmayan koşullar taşıyabilir. Örneğin Microsoft Visual Studio ile bunu yapmaktadır.</p>
<p>Eğer bu çalıştırılabilir dosyalar yayınlanan kaynak ile tamamen eşleşiyor ise açık kaynak olarak tanımlanabilmekte fakat özgür yazılım olamamakta. Lakin, bu durumda kullanıcı kaynak kodunu derleyerebilmekte ve özgür olarak derlediği çalıştırılabilir dosyayı dağıtabilmekte.</p>
<p>Son ve en mühim konu olarak pratikte bilgisayar içeren çoğu ürünün çalıştırılacak koda ilişkin kullanıcıları başkaca yazılım çalıştırmaktan men etmek üzere imza kontrolü yapması gelmekte. Sadece ayrıcalıkli tek bir şirket cihaz üzerinde çalışacak yazılım üretebilmekte ve cihazın tüm işlevlerine erişebilmekte. Biz bu tip cihazları &ldquo;tiran&rdquo; olarak anıyoruz ve uygulamaya ilk örneğini gördüğümüz üründen (TiVo) esinlenerek &ldquo;tivolamak&rdquo; (tivoization) diyoruz. Çalıştırılabilir dosyalar özgür kaynak kodundan elde edilmiş ve özgür bir lisansla yayında olsa bile kullanıcı değiştirilmiş versiyonlarını çalıştıramamakta ve hali ile çalıştırılabilir dosya de-facto özgür olmamakta.</p>
<p>Çoğu Android ürünü kaynak kodu GNU GPLv2 ile ruhsatlı olmasına rağmen özgür olmayan tivolanmış çalıştırılabilir Linux kodları içermektedir.</p>
<p>Açık kaynak için kaynak kodunun ruhsatından başka bir endişe kaynağı yoktur. Böylelikle açık kaynak ve özgür Linux&rsquo;tan elde edilmiş kodla derlenen çalıştırılabilir dosyalar açık kaynaktır ama özgür değildir.</p>
<h1 id="özgür-yazılım-ve-açık-kaynak-ile-ilgili-yanlış-bilinenler">&ldquo;Özgür Yazılım&rdquo; ve &ldquo;Açık Kaynak&rdquo; ile İlgili Yanlış Bilinenler</h1>
<p>&ldquo;Özgür yazılım&rdquo; ifadesi yanlış anlaşılmaya açıktır. Kullanılacak &ldquo;bedelsizce alabileceğiniz yazılım&rdquo; ifadesi ile amaçlanan &ldquo;kullanıcıya belirli özgürlükleri veren yazılım&rdquo; ifadesi aynı anda &ldquo;özgür yazılım&rdquo; teriminden çıkarılabilir(özgür kelimesi İngilizce&rsquo;de bedava ile eş anlamlı olduğu için). Biz bu soruna özgür yazılımın tanımını yayınlayarak ve &ldquo;özgür ifade gibi düşünün bedava bira gibi değil&rdquo; diyerek çözümlüyoruz. Bu ideal bir çözüm değil ve sorunu kökünden çözmesi mümkün değil. Eğer başkaca bir soruna yol açmayacak olsaydı kesin ve doğru bir terim çok daha iyi olurdu.</p>
<p>Ne yazık ki İngilizde&rsquo;deki diğer tüm ihtimaller kendince sorunlar içermekte. İnsanların önerdiği pek çok öneriyi değerlendirdik fakat hiç biri geçiş yapmak için açıkça &ldquo;doğru&rdquo; gelmedi. (Mesela, bazı bağlamlarda Fransızca ve İspanyolca olan &ldquo;libre&rdquo; kelimesi iyi olmakta fakat Hindistan&rsquo;daki insanlar bu kelimeyi hiç tanımamakta.) &ldquo;Özgür yazılım&rdquo; için teklif edilen her değişiklik bir çeşit anlamsal sorun içermekte ve bu sorun &ldquo;açık kaynak yazılım&rsquo;ı&rdquo; da içermekte.</p>
<p>&ldquo;Açık kaynak yazılımın&rdquo; resmi tanımı (Açık Kaynak Girişimi tarafından yayınlanan ve buraya eklemek için çok uzun olan) özgür yazılım için bizim belirlediğimiz kriterlerden doğrudan türetilmiştir. Aynısı değildir ama bazı yönlerden daha gevşektir. Yine de tanımları birçok noktada bizim tanımlarımız ile örtüşmektedir.</p>
<p>Ne var ki; &ldquo;açık kaynak yazılım&rdquo; tabirinden anlaşılan doğal anlam - ki pek çok insan bu anlama geldiğini düşünmekte- &ldquo;kaynak koduna bakılabilmesidir&rdquo;. Bu sınıflandırma özgür yazılım tanımından çok daha zayıftır, aynı zamanda açık kaynağın kendi tanımından da bir o kadar zayıftır. Bu tanım ne özgür ne de açık kaynak pek çok yazılımı kapsamaktadır.</p>
<p>&ldquo;Açık kaynağın&rdquo; bariz anlamı onu savunanların amaçladığından farklı olduğuna göre sonucun çoğu insan tarafından terimin yanlış anlaşılması şaşırtıcı değildir. Yazar Neal Stephenson&rsquo;a göre herkesin kaynak kodunun bir kopyasını alabilmesinden ötürü &ldquo;Linux &lsquo;açık kaynak&rsquo; yazılımdır. Kanımca kendisi bilerek terimin resmi tanımının duruşuna karşı çıkmış veya eleştirmiş değildir. Düşünceme göre basitçe İngilizce dilinin basit bir dönüşümü ile terime anlam bulmuştur. Kansas(ABD) eyaleti de benzer bir tanım yayınlamıştır: &ldquo;Açık kaynak yazılımlardan faydalanın(OSS). OSS, öznel ruhsat koşulları kod ile yapılabilecekleri belirlese bile kaynak kodu serbestçe ve açıkça elde edilebilen yazılımdır.&rdquo;</p>
<p>New York Times bir makalesinde tanımı iyice esneterek, yazılımlara ön versiyonlarında beta test yaparak gizli geri dönüşler yapan kullanıcıları kapsayacacak şekilde genişletmiştir. Halbuki mülk yazılımlar bunu on yıllardır zaten yapmaktaydılar.</p>
<p>Terim, patentsiz yayınlanan donanım tasarımlarını kapsayacak kadar bile genişletilmiştir. Patentsiz donanım tasarımları topluma çok değerli katkılardır fakat &ldquo;kaynak kod&rdquo; bu tasarımların bir parçası değildir.</p>
<p>Açık kaynak destekçileri bu durumla mücadele etmek için resmi tanımlarına gönderme yapmakta fakat bu doğrulama çabası bizim için olduğundan daha etkisiz olmakta. &ldquo;Özgür yazılım&rdquo; terimi iki doğal anlama sahip. Biri kastedilen anlamı yani bir kişi bir kez &ldquo;fikir özgürlüğü&rdquo; ile &ldquo;bedava bira&rdquo; arasındaki fikir farklılığını kavradıktan sonra tanımı bir daha karıştırmayacaktır. Fakat &ldquo;açık kaynak&rdquo; terimi doğal olarak bir anlama gelmektedir ve o anlam da destekçilerinin amaçladığından farklıdır. Bu durumda remi tanımı haklı çıkarmak ve açıklamak için öz bir yol yoktur. Bu çok daha kötü bir kafa karışıklığı yaratmaktadır.</p>
<p>&ldquo;Açık kaynağa&rdquo; ilişkin bir başka yanlış anlaşılma da &ldquo;GNU GPL kullanılmaması&rdquo; olduğudur. Çoğunlukla bu durum bir başka yanlış anlaşılma olarak &ldquo;özgür yazılımın&rdquo; &ldquo;GPL ile ruhsatlanmamış yazılım&rdquo; olduğu yanılgısı ile birlikte gelmektedir. Bu ifadelerin ikiside yanılmaktadır çünkü GNU GPL açık kaynak ruhsatı olarak değerlendirilmekte ve çoğu açık kaynak ruhsatları da özgür yazılım ruhsatı sayılmaktadır. GNU GPL dışında pek çok özgür yazılım ruhsatı bulunmaktadır.</p>
<p>&ldquo;Açık kaynak&rdquo; tanımı yazılım ruhsatının konu olmadığı, kaynak kodun bir parçasını oluşturmadığı; devlet, eğitim ve bilim gibi alanlarda kullanılmakla daha da esnetilmiştir. Bu eylemler ile ortak bulunulan tek taraf bir şekilde insanların katılmaya davet edilmiş olmasıdır. Terimi öyle bir esnetmişlerdir ki; &ldquo;katılımcı&rdquo; veya &ldquo;şeffaf&rdquo; veya daha azı anlamına gelmeye başlamıştır. Daha kötüsü ifadesiz bir moda sözcüğe dönüşmüştür.</p>
<h2 id="farlı-değerler-farklı-sonuçlara-çıkabilir---her-zaman-değil">Farlı Değerler Farklı Sonuçlara Çıkabilir - Her Zaman Değil</h2>
<p>1960&rsquo;larda radikal gruplar fraksiyonlaşma ile tanırlardı. Bazı organizasyonlar strateji detayları üzerinden bölünmüş ve iki kardeş grup birbirlierine benzer hedef ve değerleri olmasına rağmen düşman kesilmişlerdir. Sağ siyaset bunu çokça sola karşı kullanmış ve eleştirilerine alet etmiştir.</p>
<p>Kimileri radikal grupların ayrılıkçılıklarını örnek verek özgür yazılım hareketini kötülemeye çalışmıştır. Kendileri durumu tersten anlamaktadır. Biz açık kaynak tarafı ile temel hedef ve değerler üzerinden anlaşamıyoruz fakat onların görüşü ile bizimki özgür yazılımların geliştirilmesine yönelik aynı pratik davranışları desteklemektedir.</p>
<p>Sonuç olarak özgür yazılım hareketi ve açık kaynak tarafı çoğunlukla yazılım geliştirmesi gibi pratik konularda birlikte çalışmaktadır. Farklı felsefi görüşlerin farklı insanların aynı projelerde birlikte çalışabilmesi dikkate değerdir. Her halde temelli olarak farklı görüşlerin çok farklı eylemlere yol açtığı durumlar da vardır.</p>
<p>Açık kaynağın arkasında durduğu fikir, kullanıcılarının yazılımları değiştirmesinin ve tekrar dağıtmasının yazılımı daha güçlü ve güvenilir kılacağıdır. Fakat bu kesin değildir. Tüm mülk yazılımların geliştiricileri doğal olarak yetersiz değildir. Kimi zamanlar kullanıcı özgürlüğüne saygılı olmasalar da güçlü ve güvenilir yazılımlar üretmektedirler. Bu duruma özgür yazılım aktivistleri ve açık kaynak destekçileri çok farklı şekilde tepki vereceklerdir.</p>
<p>Özgür yazılım ideallerinden fazla etkilenmemiş, saf bir açık kaynak destekçisi şunu söyleyebilir: &ldquo;bizim geliştirme modelimizi kullanmadan bu kadar iyi bir yazılım geliştirebilmene şaşırdım. Nasıl bir kopyasını alabilirim?&rdquo; Bu tutum sadece özgürlüğü ortadan kaldıracak davranışları ödüllendirecektir.</p>
<p>Özgür yazılım aktivisti ise şunu diyecektir: &ldquo;Yazılımın çok çekici fakat ben özgürlüğüme daha fazla değer veriyorum. Bu sebeple yazılımını reddediyorum. İşimi bir başka şekilde göreceğim ve özgür bir alternatif geliştirilmesine katkı sunacağım.&rdquo; Eğer özgürlüğümüze değer veriyorsak bunu sürdürebilir ve savunabiliriz.</p>
<h2 id="güçlü-güvenilir-yazılımlar-kötü-olabilir">Güçlü, Güvenilir Yazılımlar Kötü Olabilir</h2>
<p>Yazılımların güçlü ve güvenilir olmasının arkadaşında bulunan fikrimiz yazılımların kullanıcılarına hizmet etmesi gerekliliğine dayanmaktadır. Eğer yazılım güçlü ve güvenilir ise bu kullanıcılarına daha iyi hizmet edeceklerini ifade edecektir.</p>
<p>Fakat yazılım kullanıcılarının özgürlüğüne değer verdiği sürece onlara hizmet edebilir. Yazılım kullanıcıların esir etmek üzere tasarlandı is ene olacaktır? Bu durumda yazılımın güçlü olması zincirlerin daha dayanıklı, güvenilir olması da sökülmesinin daha zor olması anlamına gelecektir. Kullanıcılarını gözetlemek, kısıtlamak, arka kapılar ve zorlanmış güncellemeler gibi kötücül özellikler mülk yazılımlarda yaygın durumlardır ve bazı açık kaynak destekçileri de benzer uygulamaları açık kaynak yazılımlarda kullanmak istemektedirler.</p>
<p>Film ve müzik endüstrisinin baskısı altında bireysel kullanıma özgülenmiş yazılımlar giderek kullanıcılarını kısıtlamaya yönelmektedir. Bu kötücül özellik Dijital Kısıtlama Yönetimi (Digital Restrictions Management) (defectivebydesign.org) yani DRM olarak bilinir ve özgür yazılımın savunduğu özgürlük ruhunun antitezidir. Sadece ruhen değil aynı zamanda DRM&rsquo;in amacı özgürlüğünüzü çiğnemek olduğundan DRM geliştiricileri DRM&rsquo;i sağlayan yazılımların değiştirilmesini zor, imkansız ve hatta yasadışı kılmaya çalışır.</p>
<p>Yine de bazı açık kaynak destekçileri &ldquo;açık kaynak DRM&rdquo; diye bir yazılım teklif etmişlerdir. Sizin şifrelenmiş içeriğie erişiminizi kısıtlamak için tasarlanmış yazılımın kaynak kodunu yayınlamak ve değiştirilmesine izin vermekle sizin gibi kullanıcıları daha iyi kısıtlayacak yazılımlar elde edilmesi tekliflerinin temel fikridir. Daha sonra yazılım size değiştirmenize izin verilmeyen cihazlar içinde sunulacaktır.</p>
<p>Söz konusu yazılım açık kaynak olabilir ve geliştirme modeli açık kaynak esaslarına dayanabilir fakat bu onu özgür yazılım yapmayacaktır çünkü yazılımı çalıştıran kullanıcıların özgürlüğüne saygı duymamaktadır. Eğer açık kaynak geliştirme modeli bu tip bir yazılımı daha güçlü ve güvenilir kılmakta başarıya ulaşırsa özgürlük konusu çok daha kötü olacaktır.</p>
<h2 id="özgürlük-korkusu">Özgürlük Korkusu</h2>
<p>Özgür yazılım hareketinden ayrılan açık kaynak tarafının kararındaki temel motivasyon &ldquo;özgür yazılım&rdquo; fikrinin etik duruşunun bazı insanları rahatsız ettiği idi. Bu doğrudur: özgürlük gibi etik meseleleri gündem yapmak, rahatlık ve sorumluluklardan bahsetmek aslında insanlara gözardı etmeyi arzuladıkları davranışlarının etik duruşu gibi şeyleri düşünmeye sevk etmektir. Bu rahatsızlık yaratabilir ve kimi kimseler dümdüz bunu düşünmeyi reddedebilir. Bu durum bahsettiğimiz konular hakkında konuşmamıza mani değildir.</p>
<p>Açık kaynak liderlerinin yapmayı seçtiği ise tam olarak budur. Etik ve özgürlük konularında sessiz kalarak ve sadece belirli özgür yazılımların anlık pratik faydalarından bahsederek yazılımları şirketler gibi kimi kullanıcılara daha etkili bir şekilde &ldquo;satabileceklerini&rdquo; fark etmişlerdir.</p>
<p>Açık kaynak yandaşları yukarıdaki durumdan biraz daha derin düşündüklerinde genellikle açık kaynağı insanlığa bir &ldquo;hediye&rdquo; olarak sunmaktan bahsederler. Bunu bir hayır olarak sunmak ahlaki olarak gerekenin ötesindedir ve mülk yazılımları kaynak kodu olmadan dağıtmayı ahlaki olarak haklı olduğunu farzeder.</p>
<p>Bu yaklaşım kendi içinde etkili olmuş sayılır. Açık kaynak retoriği bir çok şirketi ve bireyi özgür yazılım kullanmaya ve geliştirmeye ikna etmiş fakat topluluğumuzu sadece yüzeysel ve pratik seviyede ilerletmiştir. Açık kaynağın sadece pratik değerler üzerine kurulu felsefesi, özgür yazılımın daha derin anlamlarına ket vurmaktadır. Çokça yeni kullanıcıyı topluluğumuza katmakta fakat onlara topluluğun nasıl savunulacağını öğretmemektedir. Bu gelişme bir bakıma iyi fakat özgürlüğü kalıcı kılmaya yeterli değil. Kullanıcıları özgür yazılıma çekmek, özgürlüklerini korumak adına harekete geçmelerinin sadece bir kısmıdır.</p>
<p>Bir noktada bu kullanıcılar kimi pratik faydalar için mülk yazılımlara geri dönmeye davet edileceklerdir. Sayısız şirket bu tip tekliflerle akıl çelmeye, hatta kimileri mülk yazılımlarını bilabedel sunmaktadır. Kullanıcılar neden bunu reddedsin ki? Keşke özgür yazılımın onlara verdiği özgürlüğün kendinden ve kendisi için olan değerinin önemini kimi pratik veya teknik rahatlıktan önemli olduğunu öğrenmiş olsalardı. Bu fikri yaymak için özgürlük üzerine daha çok konuşmalıyız. Topluluğun yararı adına bir miktar &ldquo;sessizlik&rdquo; şirketlere yanaşmak için faydalı olabilir ama özgürlüğe düşkün olmanın bir gariplik olmasına sebep olarak kadar yaygınca sessiz kalmak tehlikeli olacaktır.</p>
<p>Bu tehlike tam olarak içinde bulunduğumuz durumu ifade eder. Özellikle dağıtımcılar olmak üzere özgür yazılımla uğraşan çoğu insan özgürlük hakkında çok az konuşur çünkü şirketler tarafından &ldquo;daha kabul edilebilir&rdquo; olmak arzularıdır. Neredeyse tüm GNU/Linux işletim sistemi dağıtımları mülk paketleri temel olarak sistemlerine eklemekte ve kullanıcılarına bu durumu bir kusurdan ziyade avantaş olarak sunmaktadırlar.</p>
<p>Mülk eklentiler ile kısmen özgür olmayan GNU/Linux dağitimları kendilerine rahatça yol bulabilmekte çünkü topluluğumuz çoğu yazılımlarının özgürlüğü konusunda ısrarcı değildir. Bu rastgele olmuş değildir. Çoğu GNU/Linux kullanıcıları aramıza özgürlük adına tek kelime söylemeyen &ldquo;açık kaynak&rdquo; tartışmaları ile dahil olmuştur. Özgürlüğü el üstünde tutmayan çabalar ve özgürlük hakkında tek kelime etmeyen konuşmalar birlikte yol almaktadır. Bu eğilimi aşmak için daha az değil, daha çok özgürlük üzerine konuşmalıyız.</p>
<h2 id="floss-ve-foss">&ldquo;FLOSS&rdquo; ve &ldquo;FOSS&rdquo;</h2>
<p>FLOSS ve FOSS (Özgür ve libre[1] açık kaynak yazılım ve özgür ve açık kaynak yazılım) terimleri özgür yazılım ile açık kaynak arasında olmak için kullanılmaktadır. Eğer tarafsızlık niyetiniz ise &ldquo;FLOSS&rdquo; ikisi arasında iyi olan tercihtir keza gerçekten tarafız bir ifadedir. Fakat özgürlüğün tarafında durak istiyorsanız tarafsız bir ifade kullanmak doğru sayılmaz. Özgürlüğük için mücadele etmek insanlara özgürlüğü desteklediğinizi de göstermeyi gerektirir.</p>
<h2 id="tüketici-bilinci-için-mücadele">Tüketici Bilinci için Mücadele</h2>
<p>&ldquo;Özgür&rdquo; ve &ldquo;açık&rdquo; tüketicinin farkındalığı için rakiptirler. &ldquo;Özgür yazılım&rdquo; ve &ldquo;açık kaynak&rdquo; farklı fikirlerdir fakat yazılım üzerine düşünen çoğu insan için aynı kavramın farklı ifadeleridir. İnsanlar için &ldquo;açık kaynak&rdquo; düşünmeye alışılması, özgür yazılım hareketinin felsefesi üzerine düşünmeye ve algılamaya bir engel oluşturur. Eğer insanlar bizimle ve yazılımlarımız ile &ldquo;açık&rdquo; kelimesi ile tanıştıysalar, bizim aslında başka bir düşüncenin tarafında olduğumuzu algılamaları için onları entellektüel olarak sarsmamız gerekmekte. &ldquo;Özgür&rdquo; kelimesini içeren her etkinlik özgür yazılım hareketinin etrafına çekilmiş bu perdeyi daha da genişletmektedir.</p>
<p>Haliyle özgür yazılım aktivistleri kendine &ldquo;açık&rdquo; diyen her türlü çalışmayı reddetmelidir. Eğer bir etkinlik kendi içinde iyi ise de yapılan her katkı açık kaynak fikrini yayarak bir miktar da zarara yol açacaktır. Kendine &ldquo;özgür&rdquo; veya &ldquo;libre&rdquo; diyen pek çok iyi çalışma ve etkinlik vardır. Bu projelere yaplan her katkı aynı zamanda özgür yazılım fikri adına da fayda gösterir. Bunca yararlı proje içinden neden fazladan fayda göstere projeler seçilmesin ki?</p>
<h2 id="sonuç">Sonuç</h2>
<p>Açık kaynak tarafı topluluğumuza yeni kullanıcılar çekerken biz özgür yazılım aktivistleri özgürlük meselesini onların dikkatine sunmanın yükü altına giriyoruz. Biz her zamankinden daha fazla ve yüksek sesle &ldquo;Bu özgür yazılımdır ve size özgürlük sağlar!&rdquo; demeliyiz. &ldquo;Açık kaynak&rdquo; yerine &ldquo;özgür yazılım&rdquo; dediğiniz her an amacımıza destek olmuş olursunuz.</p>
<p>Lakhani ve Wolf&rsquo;un makalesine göre hatrı sayılır bir grup yazılım geliştiricisi özgür yazılımın temel özelliği olarak özgürlüğü görmektedir. Bu sonuç ahlaki olarak bir endişesi olmayan SourceForge gibi bir siteden geliyor olmasına rağmen ortaya çıkmıştır.</p>
]]></content:encoded></item><item><title>Neden açık kaynak değil özgür yazılım?</title><link>https://www.oyd.org.tr/yazilar/acik-kaynak/</link><guid isPermaLink="true">https://www.oyd.org.tr/yazilar/acik-kaynak/</guid><pubDate>Fri, 27 Mar 2020 00:38:03 +0300</pubDate><author>Özcan Oğuz</author><description>Her özgür yazılım açık kaynaktır ancak her açık kaynak özgür yazılım değildir. Bunu daha doğru anlayabilmek için özgür yazılımın tarihine biraz göz atmak gerekir. Özgürlük kavramı, ancak ortada bir tahakküm aracı mevcut olduğunda anlam kazanır; nasıl ki binlerce yıl önce ortada hiçbir devlet yokken ve mülkiyet tanımlanmamışken toplumsal bir özgürlük mücadelesi ve dahi özgürlük kavramının kendisi söz konusu değilse, mülk yazılımlar ortaya çıkmadan önce de özgür yazılım kavramına ihtiyaç duyulmamıştı.</description><content:encoded><![CDATA[<p><em>Özcan Oğuz</em></p>
<p>Her özgür yazılım açık kaynaktır ancak her açık kaynak özgür yazılım değildir. Bunu daha doğru anlayabilmek için özgür yazılımın tarihine biraz göz atmak gerekir. Özgürlük kavramı, ancak ortada bir tahakküm aracı mevcut olduğunda anlam kazanır; nasıl ki binlerce yıl önce ortada hiçbir devlet yokken ve mülkiyet tanımlanmamışken toplumsal bir özgürlük mücadelesi ve dahi özgürlük kavramının kendisi söz konusu değilse, mülk yazılımlar ortaya çıkmadan önce de özgür yazılım kavramına ihtiyaç duyulmamıştı.</p>
<p>Yetmişli yıllarla birlikte bilişim dünyasındaki bütün yazılımlar mülk hale gelmişti. Seksenlere girilirken, bir bilişim sisteminin maliyetinin çoğunu artık yazılımlar oluşturmaktaydı. Dolayısıyla bilgisayarlar çoğunlukla şirketlerde ve üniversitelerde bulunmaktaydı. Burada &ldquo;Ama benim Commodore 64&rsquo;üm veya Amstrad&rsquo;ım vardı&rdquo; diyenleriniz olabilir, ama onlar &ldquo;ev bilgisayarları&rdquo; veya &ldquo;mikrobilgisayarlar&rdquo;, bahsettiğim konunun dışındalar.</p>
<p>Bu süreçte, binlerce dolar ödeyip satın aldığınızı düşündüğünüz yazılımları aslında satın almış olmuyordunuz, sadece yazılım size belirli koşullar altında kullanmanız için lisanslanıyordu. Yazılım artık ticari bir üründü, ama diğer ticari ürünlerden çok önemli bir farkı vardı. Elinizde 1 ton buğday olduğunu düşünün. Yaptığınız her satışta elinizdeki buğday azalacak ve en nihayetinde bitecektir. Bunun haricinde buğdayı elde etmek için yaptığınız elle tutulur masraflar vardır; traktörlerin ve biçerdöverlerin yaktığı mazot, tarlada çalışan tayfanın yevmiyeleri, buğdayın tarladan depoya ve depodan satılan yere nakliye hizmetleri, buğdayların konulduğu çuval&hellip;</p>
<p>Yazılım buradaki farkı şu, eğer elinizde bir tane yazılım varsa istediğiniz kadar satın elinizdeki yazılım &ldquo;azalmayacaktır&rdquo;. Depolaması ve nakliyesi ya masrafsız ya da birkaç disket kadar masrafa sahiptir. Ayrıca yazılımı oluştururken illa ki &ldquo;tayfa&rdquo; çalıştırmak zorunda değilsiniz, kendi başınıza da yazmış olabilirsiniz.</p>
<p>Ayrıca bir yazılımı temelde &ldquo;sıfırdan oluşturmuş&rdquo; olmanız mümkün değildir. Yazdığınız her yazılım, insanlığın ortak birikiminin bir ürünüdür. Bilgi, insanlık tarihi boyunca kümülatif olarak mevcut noktaya gelmiştir. Yazılımı geliştirirken de, bu birikimden faydalanırız; matematikten, fizikten, elektronikten ve bunların alt dallarından yazılımın yazıldığı donanımdan üzerinde geliştirildiği işletim sisteminden, yazılımın yazıldığı programlama diline ve onun derleyicisine kadar pek çok parça, çok ayrı zamanlarda çok ayrı insanlar ve topluluklar tarafından geliştirilmiştir. Bu koşullar altında yazılımın &ldquo;yaratıcısı&rdquo; olarak bu yazılımı &ldquo;mülk edinmek&rdquo; ve insanların yazılıma erişimini kısıtlamak ne kadar doğrudur?</p>
<p>1983 yılında Richard M. Stallman, MIT&rsquo;deki ofislerinde bulunan bir yazıcıda yaşadığı bir kağıt sıkıştırması sorununu, yazıcının bellenim (firmware) yazılımı mülk olduğu için tüm imkanlara sahipken çözemedi ve bu noktadan hareketle özgür yazılım kavramını ortaya atmıştır. Ayrıca dönemin en yaygın kullanılan işletim sistemi olan UNIX&rsquo;in, bire bir uyumlu bütünen özgür bir halini oluşturmak için GNU işletim sistemi projesini başlatmıştır. Çünkü kendi ifadesiyle &ldquo;bir yazılımı sevdiyseniz onu başkalarıyla paylaşabilmeniz gerekir&rdquo;.</p>
<p>Bu noktada yazılım özgürlüğü de ilk defa ifade edilmiştir. Bir yazılımın özgür olabilmesi için dört temel özgürlüğü sağlaması gerekir:</p>
<ul>
<li>Kullan: Yazılımı her koşulda kullanabilme özgürlüğü.</li>
<li>Araştır: Yazılımın nasıl çalıştığını anlama ve onu değiştirebilme özgürlüğü.</li>
<li>Paylaş: Yazılımı kopyalama ve paylaşma özgürlüğü.</li>
<li>Geliştir: Yazılımı değiştirip, değiştirilmiş ve geliştirilmiş hallerini dağıtma özgürlüğü.</li>
</ul>
<p>Bu noktadan itibaren yıllar içerisinde geliştirilmeye devam edilen GNU işletim sistemi, en nihayetinde 1991 yılında geliştirilmeye başlanan Linux çekirdeği ile bir araya geldi ve bugün kullandığımız GNU/Linux işletim sistemi ortaya çıktı. GNU/Linux başta olmak üzere bu süreçte geliştirilen bütün özgür yazılımlar tek bir ortak amaç doğrultusunda yazıldı: Kullanıcıların özgürlüğünü sağlamak.</p>
<p>Ancak özgürlük, kendi başına politik bir kavram olarak vardır. Bir tahakküm unsuruna karşı bir mücadele doğrultusunda var olur. Özgürlükten söz ettiğinizde, doğal olarak taraf olur ve özgürlüğünüzü elinizden almaya çalışan bir şeye karşı cephe alırsınız. Yazılım özgürlüğü özelinde bu durum bazı insanları rahatsız etmekteydi, çünkü yazılım özgürlüğü doğası ve karakteristiği gereği politik bir alan olarak var olmak durumundaydı ancak dönemin özgür yazılım topluluğu içerisinde apolitik olmak isteyen bir kitle mevcuttu. Bununla beraber, şirketler ve devletler &ldquo;özgür yazılım&rdquo; ifadesinden ve özgürlük felsefesinden pek hoşnut değildi.</p>
<p>Bu gelişmelerle birlikte 1998 yılında ilk defa &ldquo;açık kaynak&rdquo; tanımı &ldquo;özgür yazılım&rdquo; ifadesinin yerine ortaya atıldı. Açık kaynak, özgür yazılımın politik duruşu ve felsefik yaklaşımının aksine, kullanıcıların ve geliştiricilerin katılımını ve yazılımın oluşumu ve gelişimini, kalitesini ön plana alan pragmatik bir yaklaşım olarak ortaya çıktı. Başlarda bütünen özgür yazılımın yerini alması istense de, doğal olarak topluluk buna karşı çıktı. Çünkü topluluğun içerisinde konuyu yalnızca yazılım geliştirme olarak değil, bir özgürlük mücadelesi olarak addeden çok geniş bir kitle mevcuttu.</p>
<p>Bu noktada bir ayrımı daha yapmak gerekir, &ldquo;açık kaynak&rdquo; ve &ldquo;açık kaynak kod&rdquo; da birbirinden ayrı iki kavramdır. &ldquo;Açık kaynak kodlu yazılım&rdquo;, kaynak koduna erişebildiğiniz herhangi bir yazılım anlamına gelir. &ldquo;Açık kaynak&rdquo; ise, özgür yazılıma benzer şekilde kullanıcıların bazı &ldquo;haklarını&rdquo; tanımlar. Örneğin TrueCrypt ismindeki bir disk şifreleme yazılımı, &ldquo;açık kaynak kodludur&rdquo; ancak yazılımı çalıştırabilmek bazı koşullara bağlandığı için ve yazılımın kopyalanması hususunda bazı noktalara şerh düşüldüğü için &ldquo;ne özgürdür ne de açık kaynaklıdır&rdquo;.</p>
<p>Özgür yazılım ve açık kaynak arasındaki temel fark, yaklaşım farkıdır. Özgür yazılım kullanıcının özgürlüğünü esas alır, temel dayanağı budur. Mülk olanın ve mülk edinmeye çalışanın karşısında durur. Basın özgürlüğü gibi, ifade özgürlüğü gibi, düşünce özgürlüğü gibi bir özgürlük mücadelesidir. Açık kaynak ise bir yazılım geliştirme stratejisidir, yazılımın gelişmişliğini ön plana alır. Daha çok katılımcıya ulaşmaya ve daha kaliteli yazılımlar elde etmeye çalışır.</p>
<p>Eğer özgür olmak ve özgürlük sizin için önemliyse, özgür bir dünyada yaşama hayaliniz varsa &ldquo;özgür yazılım&rdquo; kavramını kullanın. Özgürlüğün kişisel tercihiniz olmadığını, ancak hepimiz özgür olmak için çabaladığımızda gerçekten özgür olabileceğimizi unutmayın.</p>
]]></content:encoded></item><item><title>DRM tehlikesi</title><link>https://www.oyd.org.tr/yazilar/drm/</link><guid isPermaLink="true">https://www.oyd.org.tr/yazilar/drm/</guid><pubDate>Fri, 27 Mar 2020 00:38:03 +0300</pubDate><author>Özcan Oğuz</author><description>Favori kitabevinizden satın aldığınız bir kitabı, yalnızca evinizin salonunda bulunmak zorunda olan, Kardeşler Mobilya&amp;rsquo;dan alınma bir koltuğa oturarak okuyabildiğinizi ve üzerine de Portakal Kalem üretimi siyah renk bir kalemle not alabildiğinizi hayal edin. Bunun haricinde yapacağınız her türlü okumanın da yasak olduğunu. Bu kitabı sadece Gomore marka bir kitaplığa koyabildiğinizi, hatta bir sabah kalktığınızda kitabın kitaplığınızdan &amp;ldquo;sözleşmesinin bittiği&amp;rdquo; gerekçesiyle yok olduğunu. Saçma gibi geliyor değil mi? Ama artık bu bir gerçek, DRM yüzünden.</description><content:encoded><![CDATA[<p><em>Özcan Oğuz</em></p>
<p>Favori kitabevinizden satın aldığınız bir kitabı, yalnızca evinizin salonunda bulunmak zorunda olan, Kardeşler Mobilya&rsquo;dan alınma bir koltuğa oturarak okuyabildiğinizi ve üzerine de Portakal Kalem üretimi siyah renk bir kalemle not alabildiğinizi hayal edin. Bunun haricinde yapacağınız her türlü okumanın da yasak olduğunu. Bu kitabı sadece Gomore marka bir kitaplığa koyabildiğinizi, hatta bir sabah kalktığınızda kitabın kitaplığınızdan &ldquo;sözleşmesinin bittiği&rdquo; gerekçesiyle yok olduğunu. Saçma gibi geliyor değil mi? Ama artık bu bir gerçek, DRM yüzünden.</p>
<p>Hayatlarımızı dijital dünyaya bu denli göç ettirmeden önce, medyaları çoğunlukla fiziksel olarak edinerek kullanmaktaydık. Örneğin müziklerimiz kasetlerde veya CD&rsquo;lerde duruyordu, eğer müzik dinlemek istiyorsak ya bir dükkana gidip fiziksel olarak o albümün bir nüshasını alıp evdeki kasetçalarımıza takıp keyfimize bakmamız, ya da akşama kadar radyonun başında sevdiğimiz şarkının çalmasını beklememiz gerekiyordu. Filmler için de durum benzerdi, filmler VHS ya da Betamax gibi kaset medyalarda ya da DVD&rsquo;lerde (bir dönem ise maalesef VCD&rsquo;lerde) satılıyordu, filminizi alıp ya da kiralayıp, soğuk bir bira ve atıştırmalıklar eşliğinde istediğiniz gibi izleyebilirdiniz, eğer evinizde o medyayı oynatabilecek bir oynatıcı varsa tabi.</p>
<p>Müzik veya film gibi dijital medyalarda hep bir &ldquo;format savaşı&rdquo; [1] vardı, bir film Beta&rsquo;ya çıkar sizde VHS vardır, MiniDisc oynatıcı almışsınızdır sevdiğiniz sanatçının sadece kaset albümü çıkmıştır, hayranlık duyarak aldığınız LaserDisc oynatıcınız için bir de bakmışsınız artık film çıkmıyor&hellip; Bu sorunları yaşamadığımız yegane medya ise kitaplar olmuştur, gözleriniz görüyorsa ve ortam yeteri kadar aydınlıksa kitap okumanızın önünde bir engel yoktur, hatta körler için Braille alfabesinde yazılan kitaplar vardır. Kitaplar optik ve bant medyalar gibi dayanıksız da değildir ayrıca, ciddi şekilde ıslanmadığı, &ldquo;yakılmadığı&rdquo; [2] veya gümüşçükler tarafından yenmediği sürece çoğunlukla dayanır, 20 sene öncesinden sorunsuz çalışan bir kaset bulmak imkansıza yakınken, 16. yüzyılda basılan kitaplar olduğu gibi durmaktadır.</p>
<p>Konu sadece dayanıklılıktan veya medyayı kullanabilme özgürlüğünden ibaret değildir, bir film, albüm veya kitap &ldquo;nüshası&rdquo; satın aldığınızda o nüsha artık sizindir. Aldığınız bir DVD filmi ister DVD oynatıcıya takarsınız, ister bilgisayarınızda izlersiniz; medyanın dayanıksızlığını göz önüne alıp &ldquo;ripleyip&rdquo; bilgisayarınıza kopyalayabilirsiniz, filmi izlemek isteyen bir arkadaşınıza verebilirsiniz, üzerine gülen suratlar çizebilirsiniz, en nihayetinde de eğer ondan kurtulmak istiyorsanız satabilirsiniz. Kitaplar için de durum çok benzerdir, istediğiniz yerde okuyabilir, fotokopisini çekebilir, kitabı tarayabilir, sandalye olarak kullanabilir, bir kütüphaneye bağışlayabilirsiniz. Çünkü kitabın veya DVD&rsquo;nin içerisideki veri sizin olmasa bile, &ldquo;nüshası&rdquo; sizindir.</p>
<p>Ancak mevcuttaki dijitalleşme içerisinde, fiziksel medyalardan dijital akışlara doğru bir eğilim içerisindeyiz. Normalde fiziksel medyada istense de uygulanamayan özgürlük kısıtlamaları maalesef ki dijital mecralarda uygulanabilir hale geldi. Spotify&rsquo;dan dinlediğiniz bir müziği, &ldquo;Premium&rdquo; aboneliğiniz bitince cihazınıza indirmiş olsanız dahi dinleyebilir misiniz? Netflix&rsquo;te var olan bir diziyi video oynatma yeterliliğine sahip olsa bile &ldquo;Netflix uygulaması&rdquo; çalışmayan bir cihazda izleyebilir misiniz? İşte bunları yapmanızı engelleyen &ldquo;teknoloji&rdquo; DRM&rsquo;dir.</p>
<p>DRM, orijinal açılımıyla &ldquo;Dijital Haklar Yönetimi&rdquo;, doğru ifadesiyle &ldquo;Dijital Kısıtlamalar Yönetimi&rdquo;; indirilebilir, çevrimiçi veya aktarılan medya içeriklerinde kullanılan bir tahakküm aracıdır. Satın aldığınız, parasını ödediğiniz medyayı, kendiniz için bile olsa kullanmanızı, kopyalamanızı, paylaşmanızı veya yedeklemenizi engeller. Bunun ötesinde, DRM’in pratik zararları şunlar olabilir; bir filmi izlemek için erişilebilirlik araçlarına ihtiyaç duyuyorsanız bunları kullanamayabilirsiniz, sahibi olduğunuz medyaya istediğiniz zaman istediğiniz şekilde erişemeyebilirsiniz; türetimin ve hacklemenin doğasından gelen yaratıcılığınız, bu kısıtlamalardan dolayı yontulabilir. Hepsinden önce, DRM’in beraberinde getirdiği tahakküm mekanizmaları bireysel özgürlüklerinizi ihlal eder.</p>
<p>Amazon&rsquo;dan bir e-kitap &ldquo;satın aldığınızda&rdquo;, ki kitabı aslında satın alamazsınız, yalnızca kitabı belirli koşullar dahilinde &ldquo;okuma hakkını&rdquo; [3] edinirsiniz, ilk paragrafta bahsedilen durumu canlı canlı yaşarsınız. Kitapları yalnızca Amazon&rsquo;un ürettiği Kindle cihazlarında okuyabilir, onun istediği yerlere not alabilirsiniz. Hatta mahremiyetinize [4] de saygı gösterilmez, aldığınız notlar Amazon tarafından okunur.</p>
<p>Çok ironik bir biçimde, Amazon kullanıcıların &ldquo;satın aldıklarını düşündükleri&rdquo; George Orwell&rsquo;in 1984 kitabını, kitabın yayıncısıyla olan sözleşmesinin bittiği gerekçesiyle uzaktan silmiştir [5]. Bu hissi anlamak için şöyle hayal edin, bir gece uyumadan önce 1984&rsquo;ü okuyorsunuz, kitaplığınıza koyuyorsunuz, sabah kalktığınızda bulamıyorsunuz. Çiftartı iyi!</p>
<p>Hatta DRM marifetiyle özgürlüğümüzü ortadan kaldırmaya yemin etmiş bazı firmalar, kitaplarının &ldquo;lisans sözleşmelerine&rdquo; kitabı yüksek sesle okumanızın yasak olduğuna dair bir madde eklemekten bile utanmamışlardır.</p>
<p>Son tahlilde, DRM özgürlüğümüze düşman bir yapıdır, tasarımı gereği kusurludur [6]. Ancak elbette DRM olmadan dijital dünyadan faydalanmak da mümkündür, eskiden olduğu gibi fiziksel medyalar kullanarak, kullanıcılarını DRM&rsquo;e zorlamayan hizmetleri tercih ederek [7], mümkün olmayan durumlarda ise bilgiyi ve veriyi &ldquo;özgürleştirerek&rdquo; DRM&rsquo;siz yaşayabilir ve özgürlüğünüzü koruyabilirsiniz.</p>
<pre tabindex="0"><code>Referanslar:  
1: u.oyd.org.tr/UI9  
2: 451°F  
3: u.oyd.org.tr/JEy  
4: u.oyd.org.tr/mhr  
5: u.oyd.org.tr/wat  
6: u.fsf.org/dbd  
7: defectivebydesign.org/guide  
</code></pre>]]></content:encoded></item><item><title>Bugün özgür yazılım her zamankinden daha önemli v2.0</title><link>https://www.oyd.org.tr/yazilar/bugun-ozgur-yazilim-neden-daha-onemli/</link><guid isPermaLink="true">https://www.oyd.org.tr/yazilar/bugun-ozgur-yazilim-neden-daha-onemli/</guid><pubDate>Fri, 27 Mar 2020 00:38:03 +0300</pubDate><author>Neslihan Turan</author><description>İnsanlar olarak fiziksel hayatlarımızdan çekilerek, eğer yeterince ayrıcalıklıysak, dijital hayatlarımıza taşındığımız kitlesel bir göç yaşıyoruz. Evlerimize çekilmiş; film seyrederken, uzaktan eğitim alırken, iş toplantılarımıza katılırken veya sosyalleşirken kullandığımız yazılımlar, bu yazılımların tanıdığı özgürlükler doğrudan bizim özgürlük meselemizdir. Şu anda yaşanılan kitlesel dijitalleşme ile birlikte her zaman olduğundan daha hissedilir şekilde, toplumun özgürlüğünün meselesidir.</description><content:encoded><![CDATA[<p><em>Neslihan Turan</em></p>
<p>Bugün özgür yazılım her zamankinden daha da önemli[1]. İnsanlar olarak fiziksel hayatlarımızdan çekilerek, eğer yeterince ayrıcalıklıysak[2], dijital hayatlarımıza taşındığımız kitlesel bir göç yaşıyoruz. Evlerimize çekilmiş; film seyrederken, uzaktan eğitim alırken, iş toplantılarımıza katılırken veya sosyalleşirken kullandığımız yazılımlar, bu yazılımların tanıdığı özgürlükler[3] doğrudan bizim özgürlük meselemizdir. Şu anda yaşanılan kitlesel dijitalleşme ile birlikte her zaman olduğundan daha hissedilir şekilde, toplumun özgürlüğünün meselesidir.</p>
<p>Geleneksel okulunuzda sınıflarınıza dağılırken, her sabah kapıda bir şirketin sizi özgürlüklerinizi kısıtlayan bir lisans sözleşmesini imzalamaya mecbur bırakıldığınızı düşünün. Okul kitabınızı eve götürme, arkadaşlarınızla paylaşma, kitabınızın üstüne notlar alma, kitapta yazanları deftere geçme, kitabın bazı &ldquo;yasaklanan&rdquo; sayfalarını okuma veya sayfalarını yırtıp kağıttan uçak yapma özgürlüğünüzün bir şirketin tahakkümüne girdiğini düşünün. Bu kitabın yalnızca o şirket tarafından üretilen bir gözlükle okunabildiğini, içindeki bilgilerin de sizin haberiniz olmadan değiştirilebildiğini de bu kurguya ekleyin. Oldukça anlamsız görünüyor değil mi? Şimdi bunun eğitim hakkınıza uzaktan erişirken başınıza geldiğini hayal edin. Sistemde özgür olmayan yazılımların kullanılması, kullanılan içeriğin özgür lisanslanmaması, materyallerin özgür olmayan bir belge formatında bulunması veya DRM ile kısıtlanması[4] durumunda, bahsettiğimiz absürt kurgu, bizim yeni yakın geleceğimiz olabilir. En temel haklarınızdan birine erişebilmek için özgürlüğünüzü feda etmek zorunda bırakılmakla mücadele etmez miydiniz?</p>
<p>Krizler, farklı yıkıcılık ve etki alanlarıyla tarihin olağan parçaları olarak belirmeye devam ediyor. İçinde bulunduğumuz salgın, bulaşıcılık yönüyle sınıf bariyerini aşarak herkesi etkilemesi ve olumsuz sonuçlarını hızlı göstermesi sebebiyle, kapitalizm ve iklim krizinden farklı olarak, toplumun önlem mekanizmalarını harekete geçirebilmiş durumda. Bu devinim geleneksel üretim biçimlerini, sosyalleşme şekillerimizi, sanatı yapma ve aktarma yöntemlerimizi, yani yaşamın şeklini etkisi altına alırken; hayatta kalma arzusu, şirketlerin ekonomik çıkarlarını koruma kaygısıyla normalleştirilen kavramları alaşağı ediyor. Bu yüzdendir ki; New York valisinin, maske için öncekinden 10 kat daha fazla ödemesine tepkiyle, tıbbi malzeme üreten tüm şirketlerin kamulaştırması çağrısı yaptığı bir güne şahit olduk[5].</p>
<p>İnsanlığın ortak bilgisi üzerinde patentler aracılığıyla yasal bir tahakküm kurulmasının meşru olduğu ve bunun bilimsel gelişmeye ve topluma katkısı olacağı sanrısı kaybolmakta. Tekeller ve onların ticari çıkarları doğrultusunda hareket eden ilaç şirketlerinden kamu yararına hareket etmelerini neden bekliyoruz[6]? Büyük ilaç şirketleri çok kazanç sağlamayacakları ölümcül bulaşıcı hastalıklar üzerinde çalışmak yerine kazanç sağlayabilecekleri konulara, mesela kellik veya sivilce tedavisine, odaklanırlar[7]. Beklenen SARS-CoV-2 aşısı da bulunduğunda (tabi insanlığın virüslere dair biriktirdiği kolektif bilgisini kullanarak bulunmuş olacak), çok geçmeden yozlaşmış patent ızdırabıyla buluşacak ve tüm insanlığın geleceği bir ilaç şirketinin kar zarar eğrisi üzerinde kendi yerini bulacak.</p>
<p>Bilginin özgürlüğü için mücadele eden alt kültürler ise ivedilikle kamu yararına harekete geçiyorlar. Bu dayanışma duygusu, mevzubahis topluluklarda sıklıkla rastladığımız bir durum, örneğin 2010 Haiti depreminde, OpenStreetMap ile alanın gönüllülerce haritalanmasını hatırlayabiliriz. Virüs hakkında doğru bilgi kaynakları üretmek için emek haryacanlardan tutun da, üç boyutlu yazıcılar kullanılarak tıbbi techizat üretimi yapan ekiplere[9], becerileri dahilinde halkın bilgisini ona geri ödeyen topluluklar oluştu. Bu tıbbi techizat üretim çalışmaların bir kısmı şirketlerin kazançlarını azalttıkları ve tasarımı itibariyle kusurlu, kırılgan, patentlerinin ihlal edildiği bahanesiyle baltalanmaya çalışıldıysa da biliyoruz ki özgür yazılım gibi özgür donanım da özgür toplumun bileşenlerindendir. Nasıl ki çakmak taşıyla ateş yakmamız veya bir sopanın ucunu sivriltip onu alet olarak kullanmamız patentlerle engellenemezse, tıbbi araçların üretimi de diğer tüm araçlar gibi kimsenin tekelinde olamaz. Ne kadar karmaşık olursa olsun her donanım, kullanılan ilk alet gibi insanlığın ortak bilgisinin ürünüdür ve ona aittir. Salgın anında bu ihtiyacın su yüzüne çıktığı üzere dün, bugün ve yarın donanım özgürlüğünü tüm bilginin özgürlüğü ile birlikte savunuyoruz[10].</p>
<p>Devlet ve şirketlerin tüm kaynaklarına rağmen kifayetsizliği ortadayken, bu inisiyatiflerin acil duruma refleks gösterebilmelerinin sebebinin, olağan durumda da özgür bilgi için mücadele eden örgütlü yapıların varlığı olduğunu görmezden gelmemek gerekir. Acil bir durumda eğitim dijitalleşecekse, özgür bir eğitim yazılımı (örneğin Moodle), sağlık personeli için yüz kalkanları basılacaksa özgür belge formatları (örn. stl), virüsün yayılımının kalman filtresiyle tahmini yapılacaksa özgür bir programlama dili (örn. R), bir hastane bilgi sistemi gerekiyorsa özgür bir yazılım (örn. GNU Health) insanlığın ortak üretimi ve malı olarak özgürlüğümüzü ihlal etmeden kullanılabilir. Bu olağan dışı süreçte yine bilgi özgürlüğü adına gibi görünen, ancak aslında çok temelden özgürlükle çatışan, bir davranış daha gözlemliyoruz. Bazı akademik yayınlar, kabuklarına çekilen insanlar okuyabilsinler diye yayınlarını &ldquo;açık erişime&rdquo; açtılar[11]. Bu noktada bir soru beliriyor, bunca zaman, hayatlarımız olağan akışındayken, bu akademik yayınlara erişmemiz, onları okumamız istenmiyor muydu yani? Hal böyleyken açık erişim ağzınıza bir parmak bal çalıp, aynı zamanda özgürlüklerinizi de çalmaya devam etmektir. Bilim, insanlık tarafından ve insanlık içinken; bu yayınların bunca zaman erişim kısıtlamalarına tabi tutulması ile devletin bir web sitesini sansürlemesi arasında teknik olarak bir fark yoktur. İkisi de çoğunlukla yasaldır. Sorun meşru olmayışlarıdır.</p>
<p>Günlerdir yapılan #evdekal çağrısının sebebi, bu konunun yalnızca bizim bireysel sağlığımızla ilgili olmayışıdır. Evde kal çağrıları toplumun bütün olarak güvende kalabilmesi için bireysel fedakarlık talebinde bulunmakta ve &ldquo;kişisel özgürlüğü&rdquo; adına sokağa çıkanları herkesi tehlikeye attıkları gerçeği karşısında ayıplamaktadır. Özgür yazılımlar kullanmamaya tam da aynı sebeple, şahsi bir tercihmiş gibi yaklaşamayız[12]. Bu sözde şahsi tercih, diğer tüm insanların özgürlük hakkından çalmak anlamına gelir. İmkan varken özgür yazılımlar ve hizmetler kullanmayarak boyun eğdiğimiz haksızlıkları, içinde bulunduğumuz topluluklara bir virüs gibi bulaştırdığımızı söylersek, yersiz bir benzetme yapmış olamayız. Her yaygınlık kazanan özgür olmayan yazılım ve hizmet toplumun kaynaklarından ve özgürlüğünden çalmakta ve semirmekte. O yüzden ekliyoruz,<br>
#evdekalınveözgürleşin!</p>
<p>Çoğu sorun yaşantımızın günlük bir parçasıdır ancak bazı olaylar bizim dünyayı algılayış şeklimizi değiştirmek ve esas sorunları görünür kılmak gibi bir güce sahiptir. Yaşadığımız salgının ortak deneyimleri, yaygınlaşan dijital yaşamlarımızın getirdiği değişiklikleri belirginleştirdi. Dijital yaşamlarımızın en temel sınırları &ldquo;mülkiyet&rdquo; kavramları ile şekilleniyor. Bu noktada ortaklığı neredeyse olmayan patent, marka ve telif konularını hatalı bir şekilde kapsamaya çalışan sözde &ldquo;fikri mülkiyet&rdquo; şemsiyesini[13] tartışmalı, özgür yazılımlar, özgür donanımlar ve özgür belge biçimlerini konuşmalıyız.</p>
<p>Analog hayatlarımızla dijital yeni yaşantımız arasındaki sınırlar bulanıklaşırken eski hayatlarımızdaki haliyle özgürlük kavramının, dijital bir kopyasını oluşturmazsak absürtün olağanlaşmasını kanıksamak zorunda kalacağız. Tüm insanlığa ait olan bilgi, zincirlerinden kurtarılmalıdır. Kurtarılmalıdır ki; medeniyeti bugünlere getiren bilgi paylaşımı geleceğimizi de aydınlatsın. Yaşam konusu donanımların patent zincirlerine vurulduğu, bilimsel araştırmaların kar için yağmalandığı bir dünyanın geleceği olamaz. Dolayısıyla bu metin özgür yazılım ve tüm özgürlükler için bir mücadele çağrısıdır.</p>
<pre tabindex="0"><code>Referanslar:  
1: u.oyd.org.tr/fsmi  
2: u.oyd.org.tr/aaot  
3: u.oyd.org.tr/oy  
4: u.oyd.org.tr/drm  
5: u.oyd.org.tr/Xra  
6: u.oyd.org.tr/qdY  
7: u.oyd.org.tr/mw4  
8: u.oyd.org.tr/MIJ  
9: u.oyd.org.tr/Py6  
10: u.oyd.org.tr/do  
11: u.oyd.org.tr/l2d  
12: u.oyd.org.tr/otd  
13: u.oyd.org.tr/fm  
</code></pre>]]></content:encoded></item><item><title>Bir ayrıcalık aracı olarak teknoloji</title><link>https://www.oyd.org.tr/yazilar/bir-ayricalik-araci-olarak-teknoloji/</link><guid isPermaLink="true">https://www.oyd.org.tr/yazilar/bir-ayricalik-araci-olarak-teknoloji/</guid><pubDate>Fri, 27 Mar 2020 00:38:03 +0300</pubDate><author>Alper Atmaca</author><description>Kapitalist üretim ve bununla birlikte gelen kapitalist sosyal düzen neredeyse her köşesinde ayrımcılıkla, daha doğru bir ifade ile kimi insanların meşru bir dayanağı olmayan ayrıcalıkları ile doludur. Ayrıcalıklı olunan alanlar çoğu zaman kişilerin o günün hakim ideolojisi etkisi ile &amp;ldquo;doğal&amp;rdquo; olarak görülen içkin durumlara dayalıdır. Milliyet, ten rengi, sosyal sınıf, medeniyet vb&amp;hellip; Bu ayrıcalıklı kesimlerin var olan kaynaklar ve sosyal düzen getirilerinden adaletsizce daha fazla yararlandıkları bilinen ve fazlaca çalışılmış bir gerçek.</description><content:encoded><![CDATA[<p><em>Alper Atmaca</em></p>
<p>Kapitalist üretim ve bununla birlikte gelen kapitalist sosyal düzen neredeyse her köşesinde ayrımcılıkla, daha doğru bir ifade ile kimi insanların meşru bir dayanağı olmayan ayrıcalıkları ile doludur. Ayrıcalıklı olunan alanlar çoğu zaman kişilerin o günün hakim ideolojisi etkisi ile &ldquo;doğal&rdquo; olarak görülen içkin durumlara dayalıdır. Milliyet, ten rengi, sosyal sınıf, medeniyet vb&hellip; Bu ayrıcalıklı kesimlerin var olan kaynaklar ve sosyal düzen getirilerinden adaletsizce daha fazla yararlandıkları bilinen ve fazlaca çalışılmış bir gerçek.</p>
<p>Tarih temelde ekonomik bir paylaşım sorununa kılıf yapılmış bu tip ideolojik ayrıcalıklara örneklerle doludur. Pratik karşılıkları olan bu ayrımcılık unsurları çoğunlukla tarafların kültürel, fiziksel veya fikirsel ayrımları üzerine konumlandırılır ve eşitsiz bir kaynak dağıtımına temel oluşturulur. Bir meşruiyet aracı ihtiyacından doğan bu &ldquo;propoganda&rdquo; unsurları kimi zaman durumun kaynağı gibi görünse de aslında sadece kılıftan ibarettir.</p>
<p>On dokuzuncu yüzyılda yeni dünyanın sömürüsünü ve kaynaklarının yağmasını şekillendiren işgal, katliamlar ve kölecilik temelde &ldquo;medeniyet&quot;siz olanlara medeniyet götürmek, feodal toprak ağalarının serflere karşı aristokrasi ve toprak mülkiyeti iddiaları, bugün dünyanın açlıktan ölen insanlarını sosyal darvinizm ile açıklamak gibi sayısız örnek tarihin sayfalarında yer almaktadır. Temelde olan ise hakim sınıfın bu &ldquo;kılıfların&rdquo; yaratıcısı ve kar edeni olmasıdır. Söz konusu ayrımın günlük yansımaları herkesin hayatında bugün dahi bulunmakta. Bu durumun bir şekilde &ldquo;doğallaştırılmış&rdquo; veya &ldquo;meşrulaştırılmış&rdquo; olması gerçekliği pek az değiştirmekte.</p>
<p>Eğitim temel bir hak ama parası olan daha iyisini alabilmekte, yaşamak için sağlıklı besin bir gereklilik ama zehirlenmiş tarım ürünerinin haricinde &ldquo;organik&rdquo; besin alabilen sadece küçük bir kesim, barınmak için gereken kamusal kaynakların çoğu bir avuç kişinin elinde toplanmışken sokakta yaşam mücadelesi veren insanlar var&hellip;. Bit bit kurduğumuz dijital ve gözetim toplumunda hayatta kalmak ve insanca bir yaşam sürmek için gereken bilgi, donanım ve imkana erişim ise göz ardı edilen bir alan olmasına rağmen pek farklı bir tablo çizmemekte.
IMAGE:abakus.eps:Ayrıcalıkları fark etmek iyi bir başlangıçtır.:center:h
Toplumun bir kısmının ayrıcalıklı olduğunu söyleyebilmek için belirli şartlar oluşmalıdır. Öncelikle bir kesimin ayrıcalıklı olarak yararlanabildiği toplumsal bir kaynağın var olması gerekir. Elbette bu kaynağın üretimi için gerekli olan üretim araçlarının tamamı veya önem arz edecek miktarının toplumun mülkiyetine ait olmaması, yani özel mülkiyette veya devlet özel mülkünde olması gereklidir. Böylece söz konusu kaynağın üretimi ve dağıtımı konusundaki kararların alınmasındaki süreçler toplumdan uzaklaştırılmış olur. Toplumsal örgütlenmeye hakim olan sınıf kaynağın yönetimine de sahip olduğu gibi doğal olarak bunu kendi lehine de kullanır.</p>
<p>Basit bir inceleme bugün yaşadığımız dijital dünyanın 21. yüzyıl demokrasilerinin mücadele ile kazanılmış sosyal demokrasi haklarından dahi ari olan vahşi orta çağ sömürüsü düzeninde olduğunu gözler önüne serecektir. Birkaç tane şirket (Microsoft, Oracle, Apple, Dell, Alphabet/Google, Amazon), dijital yaşantımıza ait kaynakların neredeyse tamamına hakimler. Sözleşmeler, ruhsatlar ve politik sermaye güçleri ile topluma bireylerin kullanım alışkanlıklarını yöneterek hakim oluyorlar. Bugün çağdaş yaşamda bilgisayarsız veya İnternetsiz yaşamak mümkün değilken bu yaşam kaynağına sahiplik(!) iddiası ile dünyayı şekillendiriyorlar. Bireylerin ve toplumların konuya ilişkin yapabilecekleri ise sınırlı durumda. Bahsedilen şirketlerin toplam sermayesi dünyadaki pek çok ülkenin toplamından bile fazla eder durumda. Bu şirketler toplumsal kaynakları sömürerek ve mahremiyet başta olmak üzere bireysel özgürlükleri talen ederek para kazanıyor ve tarihin diğer tüm sömüren sınıfları gibi üretim araçlarını ellerinde tutuyorlar. Bireylerin ise bu duruma karşı koyması için benzer şekilde sermaye ortaya koyması gerekiyor ve bu sermaye insanlar arasında eşit bulunan bir kaynak değil.</p>
<p>Bu noktada bir gerçeklik ortaya çıkmakta. Toplum ve üretim araçları hızla dijital yönelimde şekil değiştirken bu kaynağa erişim, yararlanma ve korunma imkanları da toplumun genel eşitsizlik düzenini yansıtan hatta katlayan bir nitelikte eşitsiz dağılmakta.</p>
<p>Dijital dünyanın uyumlu vatandaşının ilk sahip olması gereken şey bilgi. Bilişim sistemlerine ve kullanımına ilişkin bilgi. Bu konuda formal bir eğitim veya bazen İnternet üzerinden erişilebilen kaynaklara ulaşım bile dünyada yaygın olarak sahip olunulan bir durum değil ve sadece gelişmiş ülekeler çevresinde yaşan insanların ayrıcalığı durumunda ki buna bu ülkelerdeki gelir adeletsizliğinin getirdiği erişim kısıtları eklenirse bir homojenliğin söz konusu olmadığı görülebilir. Bu durumda eğitim farklılığının bireyler arasında doğurduğu farkın kapanmasının pek mümkün olmadığı söylenebilir.</p>
<p>Dijital dünyanın ikinci gerekliliklerinden biri donanım. Nihayetinde dijital bir donanım olmadan biz analog insanların bu yeni dünyaya bağlanamayacağımız aşikar. Fakat günümüzde WEB&rsquo;in giderek JavaScriptler ile ağırlaştığı, yazılımların giderek daha fazla kaynak talep ettiği bir durumda kişilerin yeterli(!) bir bilişim aygıtına erişimini garanti edecek bir ortam bulunmamakta. Bir bilgisayar sahibi olmanın lüks olduğu yerler hala var ve sadece bilgisayarın var olması değil bunun modern anlamda kullanılabilir olması da gerekiyor.</p>
<p>Her üretim aracı gibi dijital araçlarımız da öğrenmek, etkin şekilde kullanabilmek ve gerektiğinde geliştirebilmek için emek ve hali ile zaman gerektiriyor. Belki bu anlamda bildiğimiz eski dünyanın her aracından daha fazlasını gerektiriyor. Zengin batı medeniyetlerine ait olup bu ülkelerin zengin kesimlerinde bulunmayanlar için emek ve zaman çoğunlukla fazlası bulunmayan bir kaynak olarak yaşamsal giderlere özgülenmek zorunda. Bu koşullarda bir bilgisayar sadece bir eğlence aracı olarak bile zahmetli, pahalı ve gereksiz konuma düşebilmekte.</p>
<p>Bu adaletsizlik her şekil ve koşulda kendini tüm toplumlarda göstermekte;</p>
<ul>
<li>Bilişim teknolojileri ile uğraşanlar toplumsal cinsiyet eşitsizliklerinin yansıması olarak çoğunlukla erkek olmakta</li>
<li>Eğitime veya donanıma sahip olamayan kesimler dönüşümün dışında kalmakta</li>
<li>Dijital devrime son gençliklerinde yetişen kişiler bu alt kültürlere gençler kadar kolay dahil olamamakta, dolayısıyla kuşak farkı bir dezavantaj oluşturmakta</li>
<li>Temel bilişim ihtiyaçlarına gücü yetmeyen insanlar şirketlerin sömürüsüne özgür olmayan yazılım ve servisler aracılığı ile erişmeye çalışmakta</li>
<li>Mahremiyet şirketlerce pazarlanmaya (Apple) ve bir insan hakkı olmaktan bir meta olmaya sürüklenmekte, parası olmayanlar yaşam kaynaklarını hakları ile ödemek zorunda bırakılmakta</li>
<li>Özgür alternatiflerle bir dijital yaşam sahibi olmaya çalışmak; eğitim, emek ve kapital sermayesi gerektirmekte bunlara zamanında erişimi olmamış bireylerin dezavantajlı durumu asla kapanmamakta</li>
</ul>
<p>Dijitalleşme sadece üretim araçlarını değil aynı zamanda tüketim araçları ile sosyal araçları da kapsamakta. Bu anlamda sadece üretime değil tüketime katılmak için de benzer bir yabancılaşmanın kurbanı olmak mümkün. Koşulsal olarak mücadele imkanlarından son 30 yılda fazlasıyla arındırılmış insanlık için hiç kontrol sahibi olmadıkları bir toplum düzeninde bireyin güçlenmesine ilişkin hiç bir umut kalmamakta. Bu durumun pratik olarak fazlasıyla yansıması bulunmakta;</p>
<ul>
<li>Bu bakımdan pek çok yeni nesil dijital &ldquo;hizmet&rdquo; toplumsal araçları talan ederek eskiden pratik olarak var olmayan tekel aracılar haline gelmekte[1]. En temel insan ilişkileri bile tekelleşmekte[2].</li>
<li>İnsanlar dijital toplumun bir bileşeni olmaktan sadece tüketen ve sömürülen kaynaklar konumuna itilmekte[3].</li>
<li>Bu anlamda sınıfsal bir birliktelik altında dijital dünya vatandaşları bir araya gelememekte ve günümüzde sahip olunan sınır ayrımları teknolojik açıdan pekişmekte[4].</li>
<li>İnsanlar mahremiyetlerini kaybetmekte ve kişisel bilgileri üzerinden kitlesel bir manipülasyona maruz bırakılmakta[5].</li>
<li>Gig ekonomisi, dijital dönüşüm ile beslenen parça başı iş kavramı bir yaşantı halinde güvencesiz ve istikrarsız çalışmayı bir standart haline getirmekte.</li>
</ul>
<p>Dünyada pek çok kurum ve insan bu gidişata karşı direnmekte ve alternatifler dahil olmak üzere çözümler üretmekte. Tüm bu insanların belki de en ortak noktası teknolojik ayrıcalıkların sahibi olan sınıfa ait olmaları. Sınıf aidiyeti bir kabahat olmamakla birlikte sınıfsal nitelikleri aşan ilerici çalışmalar yaparken kişilerin sahip oldukları ayrıcalıkların &ldquo;doğal&rdquo; kabullerine saplanmaları mümkün. Dijital mahremiyet çalışmaları yaparken şifreleme teknolojilerini öne çıkarırken bu işlemin berim yükünü kaldıramayacak donanımarla hayatlarını geçiren binlerce insan unutulmakta çünkü çözümlerin üretildiği çevrelerdeki en basit elektronik aygıtın bile işlem gücü dünya nüfusunun pek çoğunun erişemediği kadar yüksek olabilmekte. Benzer şekilde tüm çalışmaların yayınlanması için web ve özgür olmayan bazı diğer hizmetlerden yararlanılırken dünyada hala 56k modem ile internet bağlantısı kurabilen hatrı sayılır miktardaki insana erişememe ihtimali göz ardı edilmekte[3].</p>
<p>Elbette bizi birbirimizden ayıran ayrıcalıkların farkına varmak mücadele için iyi bir başlangıç. Kimi mücadele alanları bu ayrıcalığın gölgesinde ilerlemek zorunda kalabilir, kimileri bu ayrıcalığın yarattığı sosyal çatışmaları doğrudan değiştirmeyi hedef alabilir. Önemli olan dijtal bir insan medeniyetinin kurulduğu bu ilk günlerde geleceğin temelinin birliktelik üzerine atılması. Gerçek birlikteliğin de mutlak özgürlük olmadan gerçekleşmeyeceğinin bilincine varılması.</p>
<pre tabindex="0"><code>Referanslar:  
1: http://u.oyd.org.tr/zt0  
2: http://u.oyd.org.tr/dtn  
3: http://u.oyd.org.tr/D5Y  
4: http://u.oyd.org.tr/xlc  
5: http://u.oyd.org.tr/mhr  
</code></pre>]]></content:encoded></item><item><title>Olağanüstü Genel Kurul'a çağrı</title><link>https://www.oyd.org.tr/yazilar/genel-kurul-cagrisi/</link><guid isPermaLink="true">https://www.oyd.org.tr/yazilar/genel-kurul-cagrisi/</guid><pubDate>Mon, 24 Feb 2020 20:38:03 +0300</pubDate><description>Özgür Yazılım Derneği, 2. Olağanüstü Genel Kurulu&amp;rsquo;nu 28 Mart günü düzenleyecek.</description><content:encoded><![CDATA[<p><strong>Özgür Yazılım Derneği Yönetim Kurulu&rsquo;ndan</strong><br>
<strong>Olağanüstü Genel Kurul Toplantısına Davet</strong></p>
<p>Özgür Yazılım Derneği&rsquo;nin 2. Olağanüstü Genel Kurul toplantısı, 28 Mart 2020 Cumartesi günü, saat 13:00&rsquo;da Tasarım Atölyesi Kadıköy (Duatepe Sk. No:61 Yeldeğirmeni/Kadıköy/İstanbul)&lsquo;de aşağıda yer alan gündem ile halka açık olarak yapılacaktır. Bu toplantıda çoğunluk sağlanamadığı takdirde, bir sonraki toplantı 11 Nisan 2020 günü aynı yer ve saatte gerçekleşecektir.</p>
<p>Bilgilerinize sunarız.</p>
<p>Özgür Yazılım Derneği Yönetim Kurulu</p>
<p><strong>Gündem:</strong></p>
<ol>
<li>Açılış ve yoklama</li>
<li>Divan seçimi</li>
<li>Yönetim kurulu faaliyet raporunun okunması ve yönetim kurulunun ibrası</li>
<li>Organ seçimleri (Yönetim kurulu ve denetim kurulu)</li>
<li>Yeni dernek tüzüğünün görüşülmesi ve oylanması</li>
<li>Derneğin 2020-2021 yol haritasının görüşülmesi</li>
<li>Dilek ve temenniler</li>
<li>Kapanış</li>
</ol>
]]></content:encoded></item><item><title>Mahremiyet nedir?</title><link>https://www.oyd.org.tr/yazilar/mahremiyet/</link><guid isPermaLink="true">https://www.oyd.org.tr/yazilar/mahremiyet/</guid><pubDate>Sun, 23 Feb 2020 09:06:00 +0300</pubDate><description>Mahremiyet, gizlilik ile eş anlamlı değildir. Mahremiyet, yapılan veya bilinen şeyin ne olduğu bilinse bile içeriğinin gözlenmemesidir. Bu bakımdan çok temel, insan olmanın neredeyse yapı taşı olan bir beklentidir.</description><content:encoded><![CDATA[<p>Mahremiyet, gizlilik ile eş anlamlı değildir. Mahremiyet, yapılan veya bilinen şeyin ne olduğu bilinse bile içeriğinin gözlenmemesidir. Bu bakımdan çok temel, insan olmanın neredeyse yapı taşı olan bir beklentidir. Homo Sapiens Sapiens olarak gelişimimizi borçlu olduğumuz etkenlerden biri dedikodu yapmamızdır. Bir topluluk içindeki ilişki dinamiklerinin tespitine yarayan bu özellik topluluğun faydasına ama bireylerin olasılıkla zararına çalışan bir mekanizma. Nihayetinde herkesin sır olarak gördüğü veya varlığı tahmin edilse bile kesinlik kazanması istenmeyen olgular insanlar olarak bizimle hep var oldu. Mahremiyet tam olarak bu olguların özel kalmasının konusu.</p>
<p>Mahremiyeti örneklemek gerekirse; Bir kimsenin kabaca tuvalette ne yaptığı tahmin edilebilir. Yine de tuvaletin kapısı kapatılır çünkü gerçekte neler olabileceği bilinse bile bunun gözler önünde olması arzulanmaz. Fakat tuvalete gidildiği gerçeği gizlenmeye gerek duyulmaz, mahremiyet arzulanır yani &ldquo;kimse ben bir mutfakta su içeyim&rdquo; diyerek tuvelete usulca kaçmaz. Latince özel anlamına gelen &ldquo;privatus&rdquo; kelimesinin 12. yüzyılda Fransızca&rsquo;da &ldquo;privé&rdquo; olarak tuvalet anlamında kullanılması hali ile şaşırtıcı değildir.</p>
<p>Gizlilik ise mahremiyetten farklı olarak açıkça bir olgunun gizlenmesi amacını gerektirir. Bu bir kasa ile örneklenebilir. Kasanın içinde ne olduğunu bilemezsiniz. Kasaya bir şey koyan da kasanın bunu koruması kadar gizlemesini de arzular. Hali ile şeffaf kasalarımız olmadığı gibi kasaların içinde genel olarak ne olduğuna dair bir fikrimiz de yoktur.</p>
<p>Nihayetinde tüm benliğimiz ve sosyal yapımız insanların kendilerine ait yaşantıları olmasına dayalı. Porno izlediğiniz tahmin edilebilir ama ne izlediğinizin bilinmesi gerekmez, nerelerden alışveriş yaptığınız bilinebilir ama bunu ne sıklıkla yaptığınızın bilinmesi gerekmez, bedeninizden memnun olmadığınız düşünülebilir ama bununla ilgili endişelerinizin tüm açıklığı ile bilinmesi gerekmez. Örnekler sürdürülebilir ama mahremiyet bir lüks değil bir haktır, varoluş halidir ve bugün tüm insanlığın elinden hızla alınmaya çalışılmakta.</p>
<p>Elbette mahremiyetin bir kavram olarak var olması bunun karşısında bir güç olduğunun da kanıtı. Devletler, şirketler, insanlar&hellip; İnsanların mahremiyetine karşı tüm bu tehditlere rağmen bireyler hakkında ulaşılabilecek bilgi bir yüz yıl önce oldukça azdı. Bugün ise sayısal teknolojilerin ve İnternet&rsquo;in imkanlarının büyümesi ile korkutucu miktarda veriyi çok uzun süreler saklayabiliyor, bunları kolaylıkla işleyip sonuç çıkarabiliyoruz. Bu gerçekliğin etrafına kümelenmiş bi grup şirket ve devletin durumu kar ve kontrol arzusu ile daha da körüklemesi insanlık için durumu çok daha kötü hale getirmekte.</p>
<p>Mahremiyete yönelen saldırı ve insanların inkarı sadece soyut bir gözlem değil. Bugün gözün görebildiği neredeyse her yerde bir zamanlar insanların lehine çalışan sistemler giderek onların aleyhine güç sahiplerine çalışmaya başlamış durumda. <a href="https://www.eff.org/deeplinks/2019/08/amazons-ring-perfect-storm-privacy-threats">Amazon Ring Kapı Kameraları</a>, <a href="https://www.eff.org/wp/law-enforcement-use-face-recognition">Çevrimiçi Reklamcılık</a>, <a href="https://apnews.com/9156fb1226356ac0953598fddc878d1b">Yüz Tanıma Sistemleri</a>&hellip;</p>
<p>İnsanların mahremiyetinin kenara itilmesi, toplumsal tepkinin yeterince gösterilmemesi, insanlara &ldquo;saklayacak bir şeyleri&rdquo; olmadığına, saklayacak şeyleri olmayanların da &ldquo;korkmak&rdquo; için bir sebebi olmadığına dair bir inancın aşılanması ile durum giderek kötüleşmekte. Her türlü verinizi çalan cep telefonları, en basit işlevi kişisel verilerinizi talep etmeden yapmayan yazılımlar, şehirleri sarmış kamera sistemleri, yüz tanıma sistemleri ile giderek belirsizleşen bir &ldquo;suçlunun&rdquo; takibi, sosyal puanlama ile toplum kontrolü&hellip; Tüm bunlar bir distopya denemesi değil bugün yaşanan gerçekler!</p>
<p><strong>Mahremiyet tali değil aslidir!</strong></p>
<p>-Kendiniz dahil herkesin mahremiyetinine önem vermek kişisel bir tercih değil toplumsal bir gerekliliktir.</p>
<p>-Saklayacak bir şeyiniz yoksa bile mahremiyetinizin olmadığı bir dünyada muktedirler tarafından sizi korkutacak bir şey yaratılabilir.</p>
<p>-Hayatınızın her köşesinin izlenmesine bugün razı gelirseniz ileride istemediğinizde geç olacaktır.</p>
<p>Mahremiyetinize sahip çıkın!<br>
Özgür yazılım kullanın.<br>
Sizi takip eden hizmetleri kullanmayın.<br>
Verilerinizi korumanın hem sizin hem de çevrenizdekiler için önemli olduğunu bilin.<br>
Bir kişisel verinizin neden kullanılacağını hep sorgulayın ve kolay ikna olmayın.</p>
]]></content:encoded></item><item><title>Kullanmaktan kaçınılması gereken kelimeler</title><link>https://www.oyd.org.tr/yazilar/kullanmaktan-kacinilmasi-gereken-kelimeler/</link><guid isPermaLink="true">https://www.oyd.org.tr/yazilar/kullanmaktan-kacinilmasi-gereken-kelimeler/</guid><pubDate>Sat, 22 Feb 2020 11:38:03 +0300</pubDate><description>Özgür yazılım ve özgürlük üzerine konuşurken, bazı kelimeler konuştuğumuz konuyu bağlamından çıkartabilmekte ve bizi yanılgıya düşürebilmektedir. Bu tarz kullanımdan kaçınılması gereken veya kullanılırken dikkatli olunması gereken kelimeleri listeledik.</description><content:encoded><![CDATA[<p>Özgür yazılım ve özgürlük üzerine konuşurken, bazı kelimeler konuştuğumuz konuyu bağlamından çıkartabilmekte ve bizi yanılgıya düşürebilmektedir. Bu tarz kullanımdan kaçınılması gereken veya kullanılırken dikkatli olunması gereken kelimeleri listeledik.</p>
<h3 id="açık">Açık</h3>
<p>Özgür bir yazılımdan, donanımdan, sanat eserinden ya da belgeden bahsederken, &ldquo;özgür&rdquo; yerine &ldquo;açık&rdquo; ifadesini kullanmak, bahsedilen şeyin bağlamını &ldquo;özgürlük&rdquo; noktasından çıkartarak farklı bir yöne sürüklemektedir. Özgür yazılım, daha doğrusu özgür &ldquo;x&rdquo; veya &ldquo;x özgürlüğü&rdquo; ifadeleri, var olan şeyin özgürlüğüne vurgu yaparak tarihsel süreçleri ve birikimleri olan bir hak mücadelesine referans verirken, açık ifadesini kullandığımızda bütün bu kümülatif birikimi hiçe saymış oluruz. Bu yüzden <strong>&ldquo;açık kaynak&rdquo;</strong> yerine <strong>&ldquo;özgür yazılım&rdquo;</strong>, <strong>&ldquo;açık donanım&rdquo;</strong> yerine <strong>&ldquo;özgür donanım&rdquo;</strong>, <strong>&ldquo;açık belge&rdquo;</strong> yerine <strong>&ldquo;özgür belge&rdquo;</strong> ifadelerini kullanmak daha doğru olacaktır.</p>
<h3 id="bayan">Bayan</h3>
<p>Kadınlardan bahsederken lütfen &ldquo;bayan&rdquo; ifadesini kullanmayın. Kadın kadındır.</p>
<h3 id="bedava--ücretsiz">Bedava / Ücretsiz</h3>
<p>Dünyanın neredeyse bütün dillerine &ldquo;ücretsiz&rdquo; ve &ldquo;özgür&rdquo; iki ayrı kelimeyle ifade edilirken, maalesef ki _lingua franca_mız İngilizce&rsquo;de ikisi aynı kelimeyle ifade ediliyor. Bu da, İngilizce&rsquo;den çevirilen metinlerde, &ldquo;free software&rdquo; ifadesinin hem &ldquo;ücretsiz yazılım&rdquo; hem de &ldquo;özgür yazılım&rdquo; olarak çevirilebilmesine olanak sağlıyor. &ldquo;Free software&rdquo; ifadesi, yalnızca yazılımın özgürlüğüne vurgu yapar, &ldquo;free&rdquo; kelimesinin &ldquo;ücretsiz&rdquo; anlamıyla bir ilgisi yoktur.</p>
<h3 id="bulut">Bulut</h3>
<p>&ldquo;Bulut (bilişim)&rdquo; veya &ldquo;cloud (computing)&rdquo; ifadeleri, temelde anlamı açık olmayan ifadelerdir. İnternet&rsquo;e bağlı olmak veya İnternet üzerinden iletişim kurmak haricinde birbiriyle ilgisi olmayan birçok alan için ortak olarak kullanılmakta, bu da kavramsal bir karmaşaya sebebiyet vermektedir. Bulut denilen şey temelde uzakta bulunan bir bilgisayar veya bilgisayarlardan ibarettir, ancak kelimenin kendisi (özellikle de serverless gibi yeni kelimelerin de etkisiyle) kullanıcının üzerinde sanki karşı tarafta bir bilgisayar yokmuş gibi bir algı yaratır.</p>
<p>Hazır veri depolama sunucusu hizmetleri de, SaaSS sistemleri de, uzak VPS sunucular da, Nextcloud gibi kendi sunucularınızı kurabileceğiniz yapılar da ortak olarak bulut ifadesini kullanmaktadır. Bunlardan özellikle hazır veri depolama sunucuları (Örn: Google Drive, Yandex.Disk veya OneDrive gibi) ve SaaSS&rsquo;lar birer gözetim aracıdır ve mahremiyet düşmanı haline gelebilir.</p>
<p>Bulut yerine &ldquo;uzak sunucu&rdquo;, &ldquo;depolama sunucusu&rdquo; veya &ldquo;VPS&rdquo; gibi amacına uygun kelimeler kullanmayı tercih edebilirsiniz.</p>
<h3 id="creative-commons-lisanslı">Creative Commons lisanslı</h3>
<p>Creative Commons, basitçe yazılım olmayan içerikler için kullanılan bir lisans grubudur. Creative Commons lisanslarından bazıları özgür, bazıları ise değildir. Bir medya için &ldquo;Creative Commons ile lisanslı&rdquo; ifadesini kullandığınızda, özgür olup olmadığına dair herhangi bir ifade kullanmış olmazsınız. Çünkü CC lisanslarından yalnızca üç tanesi (CC0, CC BY, CC BY-SA) özgür lisanslardır, diğerleri ise <strong>mülktür</strong>.</p>
<p>Bu sebepten, eğer özgür bir CC lisansı ile lisanlanmış bir içeriğin özgür olduğunu ifade etmek istiyorsanız, &ldquo;özgür CC lisanslı&rdquo; veya örneğin &ldquo;CC BY-SA lisanslı&rdquo; ifadelerini kullanmanız daha doğru olacaktır.</p>
<h3 id="dijital-haklar-yönetimi">Dijital Haklar Yönetimi</h3>
<p>DRM, sadece kullanıcılar üzerinde tahakküm kurmak ve kullanıcıların özgürlüklerini kısıtlamak için kullanılan bir yöntemdir. DRM&rsquo;in açılımındaki &ldquo;haklar&rdquo; (<em>İng.</em> Digital Rights Management) ifadesi, sadece kara propaganda amacıyla kullanılmaktadır, gerçeklikle örtüşmemektedir. Bu yüzden, tepkinizi göstermenizi ve DRM için gerçekten bir açılıma ihtiyacınız varsa &ldquo;Dijital Kısıtlamalar Yönetimi&rdquo; (<em>İng.</em> Digital Restrictions Management) ifadesini kullanmak duruma daha uygun olacaktır.</p>
<h3 id="ekosistem">Ekosistem</h3>
<p>Özgür yazılım topluluğu veya özgür yazılımları bir &ldquo;ekosistem&rdquo; olarak tanımlamak yanlıştır. Çünkü ekosistem, özgür iradenin ve etik anlayışın yokluğunu, güçlü olanın zayıf olanı, büyüğün küçüğü yemesini ifade eder. Doğada hayvanların birbirini yemesi olağandır, ancak özgür yazılım topluluğunda &ldquo;barış içerisinde bir arada bulunmak&rdquo; esastır, güçlü zayıfı ez(e)mez. Bu sebepten lütfen özgür yazılıma ve ilintili konulara &ldquo;ekosistem&rdquo; etiketini yapıştırmayın.</p>
<h3 id="erişim">Erişim</h3>
<p>Erişim, özellikle de &ldquo;açık erişim&rdquo;, açık kaynaktan daha tehlikeli ifadelerdir. Genellikle akademi çevresinden olan insanların kullanırken &ldquo;ağız alışkanlığı&rdquo; olarak tanımladığı &ldquo;açık erişim&rdquo; ifadesi, özgür yazılım felsefesinin getirdiği temel özgürlükleri hiçe sayar, yalnızca yazılıma veya veriye ulaşabilmeyi hedefler. Örneğin Vikipedi&rsquo;yi özgür yapan şey, üzerindeki maddelerin ve diğer içeriğin 4 temel özgürlüğü sağlamasıdır, açık erişim ise ilgili veriyi yalnızca okuyabilmeyi (eyes only) savunmaktadır. Bu yüzden &ldquo;açık erişimli yazılım&rdquo; veya &ldquo;erişilebilir yazılım&rdquo; gibi ifadeler yerine &ldquo;özgür yazılım&rdquo; ifadesini kullanmak daha doğrudur.</p>
<h3 id="googlelamak">Google&rsquo;lamak</h3>
<p>Bir web araması yaparken kullanabileceğimiz tek arama motoru Google değildir. <a href="https://duckduckgo.com">DuckDuckGo</a> gibi mahremiyetinize saygı gösteren arama motorları da vardır. Bu sebeple web aramasından bahsederken &ldquo;web&rsquo;de aramak&rdquo; veya sadece &ldquo;arama yapmak&rdquo; ifadelerini kullanmak daha uygundur.</p>
<h3 id="kapalı">Kapalı</h3>
<p>Özgür olmayan yazılımlar, <strong>mülk yazılımlardır</strong>; mülk yazılımları &ldquo;kapalı&rdquo; ifadesiyle nitelemek, açık kaynağa bir referans vermektedir. Bu yüzden doğru ifade &ldquo;mülk yazılım&rdquo; (<em>İng.</em> proprietary software) olacaktır.</p>
<h3 id="lamp--lemp">LAMP / LEMP</h3>
<p>LAMP, genellikle sistem yönetimine yeni başlayan kişilerin ilk tanıştığı kişiler tarafından, GNU/Linux sunucuların üzerine hızlıca web sunucusu ve veritabanı kurmayı salayan bir araçlar bütünüdür. Açılımı, &ldquo;Linux, Apache, MySQL, PHP&quot;dir. Ancak Linux çekirdeği tek başına bir anlam ihtiva etmediği için ve işletim sistemimiz GNU işletim sistemi olduğu içim, doğru kullanım &ldquo;GLAMP&rdquo; (GNU, Linux, Apache, MySQL, PHP)</p>
<h3 id="linux-işletim-sistemi">Linux işletim sistemi</h3>
<p>Linux, 1991 yılında Linus Torvalds tarafından geliştirilmeye başlanan yekpare (monolitik) bir işletim sistemi çekirdeğidir. Linux, yanında bir işletim sistemi olmadan hiçbir işe yaramaz, ayrıca işletim sisteminin görece küçük bir parçasıdır. İşletim sisteminin adı GNU&rsquo;dur, GNU ve Linux çekirdeği bir araya gelerek GNU/Linux işletim sistemini oluşturur. Bu yüzden, hem GNU projesinin itibarı için hem de işletim sisteminin kalanını çekirdekten ayırmak için <strong>GNU/Linux</strong> ifadesini kullanmanızı tavsiye ederiz.</p>
<h3 id="foss">FOSS</h3>
<p>FOSS ifadesi, özgür yazılım ve açık kaynak arasında orta yolculuk görevini üstlenmesi amacıyla uydurulmuş bir kelimedir. Açılımı &ldquo;Free and open source software&rdquo; (<em>Trk.</em> Özgür ve açık kaynak yazılım) olsa da, &ldquo;free&rdquo; kelimesinin İngilizce&rsquo;de hem özgür hem de bedava anlamına gelmesinden mütevellit maalesef ki genelde &ldquo;Ücretsiz ve açık kaynaklı yazılım&rdquo; olarak algılanmaktadır.</p>
<p>Eğer orta yolcu olmak istiyorsanız, FOSS yerine FLOSS ifadesini kullanmanız bir miktar daha doğru olacaktır (Free, libre and open source software). Ancak özgürlüğün tarafındaysanız, en doğrusu <strong>özgür yazılım</strong> demenizdir.</p>
<h3 id="pc">PC</h3>
<p>PC ile bu noktada kastedilen elbette ki &ldquo;kişisel bilgisayar&rdquo; anlamındaki &ldquo;PC&rdquo; değil, Windows çalıştıran makineler için &ldquo;PC&rdquo; ifadesini kullanmaktır. Bunu en çok, bir yazılımı kendi sitesinden indirirken &ldquo;PC/Mac/Linux&rdquo; şeklinde görürsünüz. PC, üzerinde çalışan işletim sisteminden bağımsız olarak &ldquo;kişisel bilgisayar&rdquo; anlamına gelmektedir.</p>
<p>Windows çalıştıran bilgisayarlar için &ldquo;WC&rdquo; ifadesini öneriyoruz.</p>
<h3 id="powerpoint">PowerPoint</h3>
<p>Microsoft PowerPoint, sunum hazırlamak için kullanılan tek program değildir, LibreOffice Impress veya LaTeX&rsquo;te beamer sınıfı gibi farklı özgür sunum yazılımları da vardır. Bu yüzden sunum hazırlama yazılımları ve sunular için lütfen &ldquo;PowerPoint&rdquo; ifadesini kullanmayın.</p>
<h3 id="skype-yapmak">Skype yapmak</h3>
<p>Çevrimiçi görüntülü görüşme için &ldquo;skype yapmak&rdquo; ifadesi ziyadesiyle yaygınlık kazanmıştır. Ancak Skype, Microsoft tarafından geliştirilen mülk bir yazılım, aynı zamanda kullanıcılarını gözetleyen bir mahremiyet düşmanıdır. Skype için bir alternatif arıyorsanız, <a href="https://meet.jit.si/">Jitsi</a> öneriyoruz.</p>
<h3 id="ticari-yazılım">Ticari yazılım</h3>
<p>Bir yazılımın özgür yazılım olabilmesi için gereken ilk özgürlük, yazılımı her koşulda çalıştırabilme özgürlüğüdür. Dolayısıyla, özgür bir yazılım <strong>ticari amaçlarla da kullanılabilir</strong>. Ayrıca ticari kullanım için hazırlanmış bir yazılım (Ör: GNU Health, GNU Cash, GNU Taler vb.) bütünen özgür olabilir. Bu yüzden, özgür olmayan yazılımları tanımlamak için &ldquo;ticari yazılım&rdquo; ifadesini kullanmak yanlıştır. Ayrıca özgür ticari yazılımlar topluluğumuza ve kültürümüze çok önemli bir katkıdır, bu sebeple özgür ticari yazılımları desteklememiz gerekir.</p>
]]></content:encoded></item><item><title>Neden "şifre değil parola"?</title><link>https://www.oyd.org.tr/yazilar/sifre-degil-parola/</link><guid isPermaLink="true">https://www.oyd.org.tr/yazilar/sifre-degil-parola/</guid><pubDate>Sat, 22 Feb 2020 10:38:03 +0300</pubDate><author>Özcan Oğuz</author><description><![CDATA[Özgür yazılım veya hack kültürü ile ilgili bir ortama girdiğinizde, sürekli &ldquo;şifre değil parola&rdquo; diye birilerinin uyarıldığını duyarsınız. Peki neden &ldquo;şifre değil parola&rdquo; diye söyleyip duruyoruz?]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><em>Özcan Oğuz</em></p>
<p>Özgür yazılım veya hack kültürü ile ilgili bir ortama girdiğinizde, sürekli &ldquo;şifre değil parola&rdquo; diye birilerinin uyarıldığını duyarsınız. Peki neden &ldquo;şifre değil parola&rdquo; diye söyleyip duruyoruz? Bu ifadeyi ilk defa duyanlar, bazen hatalı olarak sanki &ldquo;şifre&rdquo; diye bir şey hiç yokmuş gibi düşünebiliyor. Ancak durum biraz daha farklı.</p>
<p>Aslında bu sorunun çok basit bir cevabı var: Neden domatese patates demiyoruz?</p>
<p><strong>Şifre</strong> (<em>İng.</em> cipher), bir verinin üçüncü şahıslar tarafından anlaşılamayacak hale getirilmesi anlamına gelir. Örneğin, &ldquo;Özgür yazılım, özgür toplum&rdquo; mesajını <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/AES">AES-256</a> algoritması ile şifrelediğimizde aşağıdaki gibi bir sonuç elde ederiz:</p>
<pre tabindex="0"><code class="language-jA0EBwMCRvX3Ocj9+fRg0lQBaubs4YPrjaIjRDLKrQa6BPKgDO0dX06HDke8eEtj" data-lang="jA0EBwMCRvX3Ocj9+fRg0lQBaubs4YPrjaIjRDLKrQa6BPKgDO0dX06HDke8eEtj">zFAVU3YtpWUe5MH5h+14fXR/4TEQ/EescABfwVkWNoGD7sNpTdUsXdk41TTT1Rbf  
pupPvsc==LA9X
</code></pre><p>Bu şifreyi çözmek için, bir <strong>anahtara</strong> ihtiyaç duyarız. Bu anahtar farklı şekillerde olabileceği gibi, bir <strong>parola</strong> da olabilir.</p>
<p><strong>Parola</strong> (<em>İng.</em> password), bir sisteme veya alana girmek veya tanımlanmak için kullanılan sırra verilen isimdir. Örneğin misafirliğe gittiğiniz evin kablosuz ağının <strong>parolasını</strong> istersiniz, <strong>şifresini değil</strong>. Ancak yönlendirici ile bilgisayarınız arasındaki iletişim <strong>şifreli</strong> iletişimdir.</p>
<p>Bu noktada akıllarda temel bir soru oluşuyor: <em>Ha parola demişim ha şifre ne fark eder ki?</em></p>
<p>Evet; özgür yazılım felsefesi ve kültürü ile tanışmamış olan, hack kültürü ile uzaktan yakından bağlantısı olmayan insanlar için muhtemelen fark etmeyecektir. Ancak özgür yazılım <strong>altkültürü</strong> içerisinde bu durum böyle değildir.</p>
<p>Dil, iletişimimizin ve kültürümüzün en temel araçlarından biridir. Her altkültür, kendi <strong>jargonunu</strong> taşır. Jargon, altkültürün üyelerini birbirine bağlayan yegane unsurdur ve üyelerin birbirileriyle aynı noktadan iletişim kurmalarını sağlar. &ldquo;Şifre değil parola&rdquo;, &ldquo;Linux değil GNU/Linux&rdquo;, &ldquo;Gizlilik değil mahremiyet&rdquo; gibi sürekli kullanılan ifadeler, genelde altkültüre dahil olmaya çalışan yeni insanlara işbu jargon nesnelerini kazandırabilmek için bu kadar sık kullanılır. Ayrıca pek çok noktada kavram kargaşasını da engeller.</p>
<p>Örneğin, &ldquo;Geçen GnuPG ile şifrelediğim dosya için gereken şifreyi açacak şifreyi unutmuşum.&rdquo; ifadesinin ne kadar kafa karıştırıcı olduğunu fark ettiniz mi? Ancak bu cümle şöyle olsaydı çok daha anlaşılır olacaktı: &ldquo;Geçen GnuPG ile şifrelediğim dosya için gereken anahtarı açacak parolayı unutmuşum.&rdquo;</p>
<p>Olması gereken yerde &ldquo;şifre&rdquo; yerine &ldquo;parola&rdquo; ifadesini kullanmak bir jargon nesnesi olduğu gibi, aynı zamanda dilin doğru ve etkin kullanımına da olanak sağlayacaktır.</p>
<!-- oo -->
]]></content:encoded></item><item><title>Vikimaraton Özgür Yazılım'ı düzenledik</title><link>https://www.oyd.org.tr/yazilar/vikimaraton/</link><guid isPermaLink="true">https://www.oyd.org.tr/yazilar/vikimaraton/</guid><pubDate>Sat, 22 Feb 2020 00:00:00 +0300</pubDate><description>Dernek üyelerimizden Neslihan Turan&amp;rsquo;ın mentörlüğünde bir özgür yazılım Vikimaraton&amp;rsquo;u TAK Kadıköy&amp;rsquo;de düzenlendi.</description><content:encoded><![CDATA[<p>16 Şubat 2020 Pazar günü, <a href="https://takortak.org">Tasarım Atölyesi Kadıköy</a>&lsquo;de dernek üyemiz <a href="https://twitter.com/neslihannturan">Neslihan Turan</a>&lsquo;ın mentörlüğünde &ldquo;Vikimaraton Özgür Yazılım&rdquo; etkinliği düzenlendi.</p>
<p>Etkinlik öncesinde hazırlanan madde listesi, katılımcılar tarafından <a href="https://tr.wikipedia.org">Türkçe Vikipedi</a>&lsquo;ye kazandırılmaya çalışıldı, listenin etkinlikte tamamlanamayan geri kalan maddelerinin ise <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/VPR:%C3%96Y">Vikiproje Özgür Yazılım</a> için temel oluşturması planlandı. 10 saat süren etkinlikte, katılımcılar ekolojik bir yaşam hedefi için tek kullanımlık ürünler kullanmak yerine kendi bardak ve çatallarını getirdiler.</p>
<p>Etkinlikte;</p>
<ul>
<li>6 yazar olarak çalışıldı.</li>
<li>5 madde oluşturuldu, 11 madde düzenlendi.</li>
<li>9 görsel (Biri Mustafa Akgül&rsquo;ün portresi olmak üzere) Wikimedia Commons&rsquo;a yüklendi.</li>
<li>Etkinlik bilgi kutusu şablonu oluşturuldu.</li>
<li>Dört kullanıcı kutusu, bir de Vikimaraton özel şablonu oluşturuldu.</li>
<li>Toplam 55.7 kB düzenleme yapıldı.</li>
<li>53 kaynak eklendi.</li>
</ul>
<p>Etkinliğin hedeflerinden biri olan seçkin madde oluşturma hedefi ise maalesef tutturulamamıştır.</p>
<p>Etkinlikten bir kare:</p>
<p><img src="/images/vmoy.jpg" alt="Vikimaraton Özgür Yazılım’dan bir kare"><br>
<a href="https://commons.wikimedia.org/wiki/File:Vikimaraton_%C3%96zg%C3%BCr_Yaz%C4%B1l%C4%B1m_16_%C5%9Eubat_2020.jpg"><em>Farklı çözünürlükler için Commons</em></a></p>
]]></content:encoded></item><item><title>"Dating" bir özgür yazılım problemidir</title><link>https://www.oyd.org.tr/yazilar/dating/</link><guid isPermaLink="true">https://www.oyd.org.tr/yazilar/dating/</guid><pubDate>Fri, 14 Feb 2020 16:19:03 +0300</pubDate><description>İnsanların cinsel, romantik, ailevi ve hatta platonik ilişkileri ile ilgili olarak kullandıkları pek çok bilişim teknolojisi vardır. Birbirilerine çiçek gönderirler, hediyeler satın alırlar, birbirileriyle iletişim kurmak için her gün WhatsApp, Facebook Messenger, Instagram veya Snapchat gibi uygulamalar kullanırlar. Bu araçlar mülk yazılımlardır, bu araçları kullanmak özgürlüğümüzü farklı yönlerden kısıtlar.</description><content:encoded><![CDATA[<p><em>Yazar: Molly de Blanc Yerelleştirme: Özcan Oğuz</em></p>
<p>Birkaç ay önce, aslında her şeyin bir özgür yazılım sorunu olduğu argümanını kafamda oluşturmaya başlamıştım. Kasım ayında düzenlenen SeaGL ve SFSCon konferanslarında, özellikle de mülk teknolojilerin müsakeşe ve duygusal ilişkiler yürütmek noktasında çıkardığı sorunlar üzerine konuşma şansı bulabildiğim için kendimi şanslı hissediyorum.</p>
<p>O günden beridir bu konu üzerine düşünüyorum; teknolojiyi insanlarla tanışmak, buluşmak ve insanlara aşık olmak için kullanırken karşılaştığımız özgürlük ihlalleri ve sorunları üzerine. Sevgililer günü ise, bu düşüncelerimi insanlarla paylaşmak için çok iyi bir şans bence.</p>
<h2 id="insanlarla-tanışmak">İnsanlarla tanışmak</h2>
<p>Pek çok tanışma sitesi mülk JavaScript&rsquo;ler çalıştırıyor. JavaScript kodları, web sitelerinin çeşitli özellikler kazanabilmeleri için bilgisayarınızda çalıştırdığı yazılımlardır. Mülk JavaScript&rsquo;ler, özgür bir sistem kullanmanızı engelleyen bir <strong>tuzaktır</strong>, ayrıca çeşitli güvenlik riskleri de içerir. Herhangi bir yazılım kötü amaçlı olabilir, ancak mülk JavaScript&rsquo;ler bunu bir adım öteye taşıyor. Neredeyse tüm JavaScript&rsquo;ler, siz bir siteye girdiğiniz anda otomatik olarak çalışır, bu da siz farkında bile olmadan sizi <strong>hedef haline getirebilir</strong>.</p>
<p>Mülk JavaScript, web sitelerini kullanabilmek için elbette tek yol değildir. Bir JavaScript kodu <strong>özgür de olabilir</strong>; LibreJS projesi, gereksiz veya mülk olan JavaScript&rsquo;leri engelleyerek, yalnızca özgür ve gerekli olan JavaScript kodlarını çalıştırmanızı sağlar ve bu yolla <strong>özgürlüğünüzü korur</strong>.</p>
<p>Birçok müsakeşe uygulaması (Örn. Tinder) da mülk yazılımlardır, yalnızca Apple App Store ve Google Play Store&rsquo;da bulunur. İki uygulama mağazası da mülk yazılım çalıştırmayı zorunlu tutar.</p>
<h2 id="dışarı-çıkmak">Dışarı çıkmak</h2>
<p>Çevrimiçi tanıştığınız kişiyle yüzyüze buluşmak istediğinizde veya birlikte vakit geçirmek istediğinizde, dışarı da çıksanız, evde de otursanız daha fazla mülk yazılım sizi kollarına almak için sırada bekler. Birçok restoran ve otel, rezervasyonlarını mülk yazılımlar çalıştıran web siteleri üzerinden alır. (B)iTaksi veya Scotty gibi taksi uygulamaları da, kullanıcıları ve şoförlerini aynı risklerin altına sokmaktadır. Eğer evinizde romantik bir akşam geçirmeyi planlıyorsanız, yemek veya farklı ihtiyaçlarınızı dışarıdan söylemek istediğinizde Yemeksepeti&rsquo;nin mülk uygulamaları veya Netflix gibi DRM içeren aktarım servisleri sizi cezbedebilir.</p>
<p>DRM; indirilebilir, çevrimiçi veya aktarılan medya içeriklerinde kullanılan bir <strong>tahakküm aracıdır</strong>. Satın aldığınız, parasını ödediğiniz medyayı, kendiniz için bile olsa kullanmanızı, araştırmanızı, paylaşmanızı veya geliştirmenizi kısıtlar. Bunun ötesinde, DRM&rsquo;in pratik zararları şunlar olabilir; bir filmi izlemek için erişilebilirlik araçlarına ihtiyaç duyuyorsanız bunları kullanamayabilirsiniz, sahibi olduğunuz medyaya istediğiniz zaman istediğiniz şekilde erişemeyebilirsiniz; türetimin ve hacklemenin doğasından gelen yaratıcılığınız, bu kısıtlamalardan dolayı yontulabilir. Hepsinden önce, DRM&rsquo;in beraberinde getirdiği tahakküm mekanizmaları bireysel özgürlüklerinizi ihlal eder.</p>
<p>Ama elbette DRM içermeyen seçenekler de mevcuttur. Film izlemek, müzik dinlemek, birbirinize sokulup kitap okumak istediğinizde; özgürlüklerinizden ödün vermeden kullanabileceğiniz seçenekleriniz de vardır. <!-- TODO: seçenekler? --></p>
<h1 id="birkaç-önemli-nokta-daha">Birkaç önemli nokta daha</h1>
<p>İnsanların cinsel, romantik, ailevi ve hatta platonik ilişkileri ile ilgili olarak kullandıkları pek çok bilişim teknolojisi vardır. Birbirilerine çiçek gönderirler, hediyeler satın alırlar, birbirileriyle iletişim kurmak için her gün WhatsApp, Facebook Messenger, Instagram veya Snapchat gibi uygulamalar kullanırlar. Bu araçlar mülk yazılımlardır, bu araçları kullanmak özgürlüğümüzü farklı yönlerden kısıtlar.</p>
<p>Birbirimizle mülk yazılımlar üzerinden iletişim kurduğumuzda, aslında güvenmememiz gereken teknolojilere <strong>ilişkilerimizin ayrıntılarını, sırlarımızı, özel fotoğraflarımızı teslim etmiş oluruz</strong>. Yazılım özgürlüğü, bilişim teknolojileri ile aramızda bir güven oluşturmak için en temel adımlardan birisidir. Yazılımın aslında ne yaptığını bildiğimizde; hem yazılıma ve yazılımı yazan kişiye güvenebilir, hem de yazılımı kullanma, araştırma, paylaşma ve geliştirme özgürlüklerimizi koruyabiliriz.</p>
<p>Yazılım özgürlüğü, hayatımızın her alanında olduğu gibi ilişkilerimiz için de ziyadesiyle önemlidir. İlişkilerimiz içerisinde özgürlüğe önem vererek sadece kendimizin değil, karşımızdaki kişinin özgürlüğüne de saygı duymuş oluruz.</p>
<p><em><strong>Dipnot</strong>: Bu yazının yerelleştirilmesi sürecinde, &ldquo;dating&rdquo; kelimesinin Türkçe kullanımı üzerine yoğun tartışmalar yaşandı. Bazı öneriler şunlardı: randevulaşmak, buluşmak, sevişmek, flört etmek&hellip; Eğer bu konuda bir yorumunuz varsa lütfen bilgi {güzela} oyd.org.tr adresinden bizimle paylaşın.</em></p>
]]></content:encoded></item><item><title>Donanım özgürlüğü nedir?</title><link>https://www.oyd.org.tr/yazilar/donanim-ozgurlugu/</link><guid isPermaLink="true">https://www.oyd.org.tr/yazilar/donanim-ozgurlugu/</guid><pubDate>Mon, 02 Dec 2019 09:06:00 +0300</pubDate><description>Aletler, bizi tanımlayan her şeyin aracıdır. Yaşamımız, üretimimiz, toplumsal yapılanmamız, kültür olarak adlandırdığımız her şey&amp;hellip; Hepsi elimizdeki araçların bizi getirdiği noktaların yaratısıdır. Özgürlük bir bütün olarak gelir. Bir &amp;ldquo;şey&amp;rdquo;, bir kısım özgür bir kısım esir olamaz. Yazılım özgürlüğü; donanımın tanınmadığı, tamir hakkının elden alındığı, kullanımının kısıtlandığı ve hukukun bireylere karşı silaha dönüştüğü bir ortamda var olamaz. Özgür donanım, aynı özgür yazılım gibi hayatımızın önemli ve ayrılmaz bir mücadelesidir.</description><content:encoded><![CDATA[<p>İnsanlığı tanımlayan nesnel bir şey var ise o da doğayı ihtiyaçlarımıza ve arzularımıza göre şekillendirme talebidir. Homo sapiens sapiens olarak, Dünya gezegeninin her köşesine yayılmış ve bildiğimiz kadarı ile evrenin sırlarına en çok yaklaşmış canlılarız, <strong>ve tüm bunları başlatmamıza ucunu sivrilttiğimiz bir çubuk sebep oldu</strong>!</p>
<p>Aletler, bizi tanımlayan her şeyin aracıdır. Yaşamımız, üretimimiz, toplumsal yapılanmamız, kültür olarak adlandırdığımız her şey&hellip; Hepsi elimizdeki araçların bizi getirdiği noktaların yaratısıdır. Bir antilopu avlamak için sivriltilmiş çubuk ile yörüngeye yerleştirilecek bir uydu arasında insan hüneri açısından hiçbir fark yoktur. Bir şeyin yapılması için gerek ve merak var ise; o şey yapılır. Aracın karmaşıklaşması sadece toplumsal örgütlenmenin ilerlemesi ve insanlığın bilgi birikiminin artmasının bir sonucudur.</p>
<p>Artan örgütlenmenin ve yaşamımıza etki eden üretim biçimlerinin bireyler için giderek artan bir etkisi söz konusudur: Yabancılaşma. Bir çubuğun ucunu sivriltmek için gereken bilgi rahatlıkla aktarılabilecek bir bilgidir ve eylem de bir birey tarafından tekrar edilebilecek kolaylıktadır. Körelen çubuğunuzu tekrar bileyebilir, gerekirse kırılan çubuğunuzun yerine bir yenisini yapabilirsiniz. Fakat modern üretim araçlarının ve yaşam ihtiyaçlarının durumunun çok farklı olduğunu kabul etmek durumundayız.</p>
<p>Bu durum, sadece bu yazıyı okuduğunuz aracın karmaşık yapısından kaynaklanmamaktadır. Bu araçların üreticilerinin; aracın üretimine ve çalışmasına ilişkin sırları paylaşmamasından, keşfedilen yöntemleri engellemeye çalışmasından da kaynaklanmaktadır. Bir bilgisayar karmaşık bir nesne olabilir, ama tüm Dünya gezegeninde bunu bir araya getirebilecek sadece sınırlı sayıda insan yoktur; bahsedilen engeller nedeni ile şu anda bunu gerçekleştirebilecek sınırlı sayıda &ldquo;şirket&rdquo; vardır.</p>
<p>Tarihin, insanlar ve nesneler ile ilgili ortaya koyduğu bir diğer kavram ise mülkiyettir. Toplumsal veya bireysel olsun, üretim araçları bir aitlik ile birlikte gelir. Bu aitlik, hukukun tanımlandığı ilk günden beri belirli hakları da beraberinde getirir; kullanma, yararlanma ve semerelerinden faydalanma hakları. Şayet &ldquo;sahip&rdquo; olduğunuz bir şeyi dilediğiniz gibi kullanamıyor, istediğiniz gibi değiştiremiyor, bozulduğunda tamir edemiyorsanız o şeye; sivriltilmiş bir çubuktan daha az sahip olduğunuz gerçeğini de kabullenmeniz gerekir.</p>
<p><strong>Özgürlük bir bütün olarak gelir.</strong> Bir &ldquo;şey&rdquo;, bir kısım özgür bir kısım esir <strong>olamaz</strong>. Söz konusu haklar, şimdiye kadar sahip olduğumuz şeylerin o kadar ayrılmaz bir parçasıydı ki üzerine düşünmek bile yersiz kalmaktaydı. Fakat hayatımızın parçası ve hatta bazı durumlarda kendisi olan araçlarla aramıza giren onlarca engel, sadece araçları kullanma şeklimizi değil artık kültürümüzü ve kimliğimizi de şekillendirmektedir.</p>
<p>Yazılım özgürlüğü; donanımın tanınmadığı, tamir hakkının elden alındığı, kullanımının kısıtlandığı ve hukukun bireylere karşı silaha dönüştüğü bir ortamda var olamaz. Özgür donanım, aynı özgür yazılım gibi hayatımızın önemli ve ayrılmaz bir mücadelesidir. Yazılımın koştuğu donanımın özgürlüğü, iki kavramın da amacı için zorunludur.</p>
<p>Özgür yazılım ile özgür donanımın yakın zamanlarda ortaya çıkması ve her ikisinin de 80&rsquo;lerin sonu itibari ile konu olması tesadüf değildir. Keza; mülkiyete ilişkin kısıtlama uğraşları bilişim teknolojilerinin gelişimi ile imkan kazanmış, donanımlara erişim kısıtı yazılımlardan başlamış ve hala yazılımın özgürlüğü donanım özgürlüğünün öncülü durumdadır. <strong>Bu bakımdan 1983&rsquo;te Richard M. Stallman&rsquo;ın sorun yaşadığı Xerox 9700 yazıcı ile başlayan özgür yazılım hareketi sadece bir yazılım problemi değil, aynı zamanda bir donanım problemi olarak da değerlendirilmelidir.</strong></p>
<p>Bilgisayarların kişisel kullanımı, 90&rsquo;lara kadar çoğunlukla hobi kullanıcılarının garajlarında kalmış durumdaydı. Ev bilgisayarlarının patlama yaşadığı dönemde cihazlarında fiziksel değişiklikler yapanlar ve bunları arkadaşlarıyla paylaşan hackerlar ve onların oluşturduğu topluluklar; donanım tasarım ve protokollerinin giderek özgürlüğünü yitirmesi ile hack, tamir, değişiklik ve tekrardan oluşturma haklarından mahrum bırakıldılar.</p>
<p>1956&rsquo;da IBM&rsquo;in, ABD&rsquo;nin anti-tröst yasaları kapsamında, kullanılmış donanım satışına ve bağımsız tamire izin vermeye zorlanması bilişim çağının ilk <strong>donanım özgürlüğü zaferi</strong> olarak adlandırılabilir. Taşıtların aksamlarının da giderek bilgisayarlarla donanması ile motorlu taşıt sektörü de IBM&rsquo;in yolundan giderek, bu araçların tamirlerini yetkisiz(!) kişilerden sınırlama çabasına girişmiş ve bu kavga en yüksek noktası ile hala ABD&rsquo;deki çiftçiler tarafından traktörleri için sürdürülmektedir. <a href="https://repair.org"><sup>1</sup></a> <a href="http://teyit.link/xjljauy"><sup>2</sup></a></p>
<p>Günümüzde konuya bilişim ile ilgili örnek bulmak çok kolay olsa da, muhtemelen beyaz bir hapishaneyi andıran &ldquo;ekosistemi&rdquo; <a href="https://www.gnu.org/philosophy/words-to-avoid.en.html#Ecosystem"><sup>3</sup></a> ile Apple şirketinden daha iyisi bulunmaz. Yazılım özgürlüğünden bahsedilemeyeceği gibi Apple, donanımlarının tamir edilmesine, yapıştırıcılar, özel vidalama araçları gibi fiziki engeller ile elinden geldiğince engel olmaya çalışmaktadır. Bunun kullanıcılarının refahı ile açıklanması ise, Apple&rsquo;ın eski model iPhone&rsquo;ların kapanmasını engellemek için yazılım güncellemesi ile batarya kapasitesini sınırlandırması gerçeği karşısında erimektedir. <a href="http://teyit.link/XaoTRaj"><sup>4</sup></a></p>
<p>Özgür donanım ise giderek güçlenmekte ve geleceğin özgürlükte olduğunu küçük ama önemli örneklerle ortaya koymaktadır.</p>
<p>Özgür donanımın zaferine en basit iki örnek Arduino ve RepRap projeleridir. Arduino projesi, ilk günden itibaren donanım tasarımlarını ve yazılımlarını özgürleştirerek hack kültürüne ve özgürlük mücadelesine çok büyük katkıda bulundu. Bugün Arduino&rsquo;nun sayısız çatallaması ve sınırsız hack kabiliyeti sayesinde, 3 yaşından başlayarak herkes elektronik programlamaya girişebiliyor. Bu bağlamda çıkan pek çok çalışma, hayatımızın içerisinde yer edinmiş durumda.</p>
<p>Yirmi birinci yüzyılı sarsan bir diğer özgür donanım projesi ise RepRap projesidir. 2005 yılında başlayan RepRap projesi, o zamana kadar sadece pahalı arge* laboratuvarlarında görülebilen üç boyutlu yazdırma teknolojisini özgürleştirmek için yola koyuldu. RepRap projesinin en önemli özelliklerinden biri ise, kendi parçalarının bazılarını kendi başına üretebilmesiydi. Dolayısıyla bir RepRap yazıcı imal edildikten sonra, bu üretim özgürlüğü <strong>dağıtılabilecekti</strong>. Ancak 2009 yılına kadar yaygınlık kazanamadı, çünkü önünde çok önemli bir engel vardı: <strong>Patentler.</strong></p>
<p>2009 yılında RepRap&rsquo;ın dayandığı üç boyutlu yazdırma teknolojilerinin patentlerinin süresi doldu ve RepRap, birçok çatallama ve geliştirme ile birlikte yaygınlık kazandı. Bugün yaygın olarak kullanılan üç boyutlu yazıcıların hemen hemen hepsi RepRap&rsquo;a dayanmaktadır. RepRap, patent sisteminin özgürlüğümüzü nasıl kısıtladığını ve <strong>neden kültürümüzü ilerletmek yerine yerinde saydırdığını</strong> göstermesi açısından da çok önemli bir örnektir. Özgür donanım bize bunu sağlar: Var olan teknolojileri kendi ihtiyaçlarımıza istediğimiz gibi uyarlayabilmemizi ve eğer varsa kendi imkanlarımızla özgürce üretebilmemizi.</p>
<h3 id="özgür-donanım-bize-ne-sağlıyor">Özgür donanım bize ne sağlıyor?</h3>
<p>Özgür yazılım ile insanlık olarak dijitale geçirebildiğimiz bilgilerimizi, özgür donanımlar ile hür olarak hayatımıza taşımamızı sağlıyor. Evimizde sıfırdan bir üç boyutlu yazıcı yapmak, kütüphanemizdeki kitapları otomatik bir şekilde tarayıp bilgisayara aktaran sistemler kurmak ya da çok basit bir şekilde, bir cumartesi günü evimiz için kartlı giriş sistemi yapabilmek, ürettiğimiz üç boyutlu yazıcı ile engelli bireyler için protez imal etmek&hellip; Bunlar özgür donanımın bize sağladığı şeylerdir, temel haklarımızdır.</p>
<p>*<em>Arge kelimesi başlangıçta bir kısaltma (araştırma-geliştirme) olarak var olmuş olsa da, biz artık kendisini dile yerleşmiş bir kelime olarak görüyor, bu yüzden herhangi bir kelime gibi yazmayı tercih ediyoruz.</em></p>
]]></content:encoded></item><item><title>Özgür yazılım nedir?</title><link>https://www.oyd.org.tr/yazilar/ozgur-yazilim/</link><guid isPermaLink="true">https://www.oyd.org.tr/yazilar/ozgur-yazilim/</guid><pubDate>Tue, 17 Sep 2019 20:38:03 +0300</pubDate><description>Özgür yazılım nedir, nereden çıktı, nasıl gelişti? Özgür yazılımı kim ortaya attı? Özgür yazılım satılabilir mi?</description><content:encoded><![CDATA[<h3 id="özgür-yazılım-nereden-çıktı">Özgür yazılım nereden çıktı?</h3>
<p>Doğrusunu söylemek gerekirse özgür yazılım, <strong>özel mülk</strong> yazılımlardan daha önceden vardı.</p>
<p>Eskiden bilgisayarlar, delikli kartlar ile programlanıyordu. Delikli kartlar, &ldquo;At yarışı kuponu&rdquo; benzeri üzerinde delinecek noktalar olan kartondan kartlardı. Delinen her nokta mantıksal &ldquo;1&rdquo; delinmeyen kısımlar ise mantıksal &ldquo;0&rdquo; anlamına geliyordu. Ayrıca kartın üzerinde hangi deliğin ne anlama geldiğini gösteren bir tablo da mevcuttu (aynı ÖSYM optik formlarındaki gibi). Dolayısıyla yazılımın kendisi aslında o kart olduğundan, karta bakan herhangi biri yazılımın nasıl çalıştığını anlayabilmekte ve &ldquo;kaynak koduna&rdquo; erişebilmekteydi. Bu yüzden, yapılan bir yazılım her koşulda özgürdü. Yazılıma baktığınızda <em>nasıl çalıştığını anlayabiliyor, onu değiştirebiliyor veya yeni bir karta kolayca delikleri geçirip onu kopyalayabiliyordunuz.</em> Ayrıca yazılımı <em>değiştirip dağıtmanızda</em> da hiçbir engel yoktu elbette.</p>
<p>Ardından geçen birçok yılın ardından, teknoloji ilerlemiş ve C dili ortaya çıkmıştı. Ayrıca bilgisayarlar birkaç &ldquo;0 veya 1&rdquo; ile değil, yüz binlerle ifade edilen &ldquo;0 veya 1&rdquo; lerle çalışır hale gelmişti. Ayrıca yazdığınız bir C kodu, <strong>derleme</strong> adı verilen bir işlemden geçiriliyor ve bu işlemin sonucunda 0-1&rsquo;lere yani makina diline dönüşüyordu. Bu işlemin ise geri döndürülmesi çok zordu. Dolayısıyla derlenmiş bir C programının yanında kaynak kodu verilmez ise ilgili yazılımın nasıl çalıştığını anlamak veya onu değiştirmeye çalışmak imkansız hale gelmişti. Yazılım geliştiricileri de artık yazılımları birer <strong>meta</strong> olarak görmekteydi. Yazılımların yalnızca çalıştırılabilir &ldquo;binary&rdquo; dosyaları, birçok kısıtlama ile birlikte kullanıcıya veriliyordu. Yazılımlar üzerinde çalışmak, değişiklik yapmak <strong>yazılım lisanslarına göre</strong> suçtu.</p>
<p>MIT&rsquo;de ise, 70&rsquo;lerden o zamana kadar devam eden <strong>hacker</strong> kültürü bir nebze sekteye uğramıştı. MIT AI laboratuvarında çalışan <strong>hacker</strong>&rsquo;ların önemli bir kısmı yazılım firmaları için çalışmaya başlamıştı.</p>
<p>Bir gün, MIT AI laboratuvarındaki <strong>hacker</strong>lardan biri olan <strong>Richard M. Stallman</strong>, orada bulunan bir Xerox yazıcının kağıt sıkıştırdığını fark etti ve Xerox ile iletişime geçti. Xerox&rsquo;a hatayı kendinin çözebileceğini, ancak yazıcıda çalışan yazılımın kaynak koduna ihtiyaç duyduğunu belirtti. Xerox, bu yazılımın kendilerine ait olduğunu söyleyip, Stallman&rsquo;ın talebini reddetti.</p>
<p>Bu olay, Stallman&rsquo;ın kafasında bir fikir oluşturmuştu: <strong>Özgür yazılım.</strong></p>
<h3 id="ilk-duyuru">İlk duyuru</h3>
<p>Bahsedilen dönemde, bilgisayarların büyük çoğunluğu UNIX adı verilen bir işletim sistemini çalıştırmaktaydı. UNIX işletim sistemi de, Amerikan telekomünikasyon şirketi olan AT&amp;T&rsquo;nin mülküydü. Fahiş lisans ücretleri altında dağıtıldığı için çoğu bir kişinin UNIX&rsquo;e erişimi yoktu. UNIX, yüksek oranda ancak büyük kurumların bilgisayarlarında kullanılabiliyordu.</p>
<p>27 Kasım 1983&rsquo;te Richard M. Stallman, UNIX&rsquo;in Usenet haber gruplarına <strong>Free Unix!</strong> başlıklı bir duyuru gönderdi. Bu duyuru ile dünya ilk defa <strong>özgür yazılım</strong> kavramıyla tanışıyordu.</p>
<p>Richard M. Stallman, dönemin popüler özel mülk işletim sistemi UNIX ile birebir uyumlu bir işletim sistemi geliştirmeye başladı. Bu işletim sisteminin adı ise <strong>GNU</strong> idi. <strong>GNU</strong>, özgür olarak dağıtılacaktı.</p>
<h3 id="özgür-yazılım-nedir">Özgür yazılım nedir?</h3>
<p>Bir yazılımın özgür yazılım olabilmesi için sağlaması gereken dört temel özgürlük vardır.</p>
<ol start="0">
<li>Yazılımı herhangi bir amaç için herhangi bir koşulda çalıştırma özgürlüğü. (Kullan)</li>
<li>Yazılımın nasıl çalıştığını anlama ve onu değiştirme özgürlüğü. (Araştır)</li>
<li>Yazılımı kopyalama ve dağıtma özgürlüğü. (Paylaş)</li>
<li>Yazılımın değiştirilmiş ve geliştirilmiş kopyalarını dağıtma özgürlüğü. (Geliştir)</li>
</ol>
<p>Bu dört özgürlüğün tamamını sağlayan yazılımlar, özgür yazılımlardır.</p>
<p>Özgürlük, para ile ilişkili değildir. Özgür yazılım, &ldquo;ticari olmayan yazılım&rdquo; veya &ldquo;ücretsiz yazılım&rdquo; anlamına gelmez. Özgür yazılımlar <strong>ticari amaçlarla kullanılabilir</strong>, ayrıca kopyaları ücret karşılığında <strong>satılabilir</strong>. Yazılımı nasıl edindiğiniz bu konuda hiçbir şey değiştirmez, satın aldığınız bir özgür yazılımı ücretsiz veya ücretli olarak dağıtabilirsiniz.</p>
<p>Özgür bir yazılım, kopyalarını edinen tüm kullanıcılara dört temel özgürlüğü sağlamalıdır. &ldquo;Kübalılar ve Kuzey Koreliler bu yazılımı kullanamaz&rdquo;, &ldquo;bu yazılım yalnızca araştırma amaçlı kullanılabilir&rdquo;, &ldquo;bu yazılımı yalnızca geliştiricisine yıllık 2000 Türk lirası öderseniz kullanılabilir&rdquo; gibi durumlar içeren yazılımlar <strong>özgür değildir</strong>.</p>
]]></content:encoded></item><item><title>Derneğimizin web sitesi hakkında</title><link>https://www.oyd.org.tr/yazilar/yeni-site/</link><guid isPermaLink="true">https://www.oyd.org.tr/yazilar/yeni-site/</guid><pubDate>Wed, 14 Aug 2019 20:38:03 +0300</pubDate><description>Derneğimizin web sitesi ihtiyacı bir süredir çözmeye çalıştığımız bir konuydu. Sıfırdan tasarım yapmakla uğraştık, çeşitli şablonlar denedik ancak istediğimiz noktaya gelemedik. Ta ki bu web sitesini oluşturana kadar.</description><content:encoded><![CDATA[<p>Herkese merhabalar,</p>
<p>Özgür Yazılım Derneği olarak yaptığımız kuruluş ve örgütlenme çalışmaları ilk meyvelerini vermeye başladı. Derneğimizin web sitesi ihtiyacı bir süredir çözmeye çalıştığımız bir konuydu. Sıfırdan tasarım yapmakla uğraştık, çeşitli şablonlar denedik ancak istediğimiz noktaya gelemedik. Ta ki bu web sitesini oluşturana kadar.</p>
<p>R programlayan dostlarımız, web sitesine girdiklerinde Tidyverse&rsquo;in web sitesi ile benzerliğini fark edecektir. Akıllarda oluşan ilk soru neden Tidyverse&rsquo;ün web sitesini &ldquo;çaldığımız&rdquo; veya &ldquo;bir web sitesi bile oturup yapamamışlar&rdquo; gibi ifadeler olacaktır şüphesiz. Bu sorulara bir açıklık getirelim.</p>
<p>Tidyverse&rsquo;ün web sitesine baktığımızda ilk aklımıza gelen bize ne kadar da uygun bir site olduğuydu. Tasarımı uysa da, sitenin çok fazla bize göre gereksiz veya hantal kısmı vardı. Onur Çelik ile el ele verip siteyi şu anki haline dönüştürdük. Peki neden sıfırdan &ldquo;özgün&rdquo; bir şey yapmak yerine bu siteyi dönüştürdük?</p>
<p>Web sitesine baktığımızda, lisansının Creative Commons BY-SA 4.0 olduğunu gördük. Web sitesi özgür yazılımdı, dolayısla Tidyverse&rsquo;ün geliştiricileri bize <strong>kullanma, araştırma, paylaşma ve geliştirme</strong> özgürlüğünü vermişti zaten. Amerika&rsquo;yı yeniden keşfetmeye gerek yok elbette, web sitesini kendi ihtiyaçlarımıza ve isteklerimize göre değiştirip kullanabilirdik.</p>
<p>Bu iki açıdan bizim için önemliydi: Birincisi, boşa emek harcamak yerine zaten var olan birikimi kullanmak; ikincisi ise <strong>özgür yazılım kültürünü</strong> anlatacak çok temel bir örnek oluşturmak. Çünkü özgür yazılım kültürünün temeli, paylaşma ve türetmeye dayanır. Bildiğimiz birçok özgür yazılım, başka özgür yazılımlar üzerinde yükselir, hatta bazı özel mülk yazılımlar bile. Maalesef ki içinde yaşadığımız toplumda, toplum normlarına göre özgün olmayan üretimler veya türetimler değer görmemekte, hatta toplum nezdinde aşağı görülmektedir. Bu özgünlük sevdası maalesef ki her türlü alanda bize yalnızca prangalar vuruyor. İnsanlığın ortak birikiminden faydalanmadan herhangi bir çıktı üretebilmek mümkün müdür?</p>
<p>Sitemiz hala geliştiriliyor, önümüzdeki birkaç ay muhtemelen ufak tefek eklemeler çıkarmalarla rayına oturmuş olacaktır. Gördüğünüz bir sorun olursa, bilgi {güzela} oyd.org.tr adresinden bize bildirmeyi unutmayın.</p>
<p>Sevgilerle,<br>
Özcan Oğuz</p>
]]></content:encoded></item><item><title>Üyelik</title><link>https://www.oyd.org.tr/uyelik/</link><guid isPermaLink="true">https://www.oyd.org.tr/uyelik/</guid><pubDate>Mon, 01 Jan 0001 00:00:00 +0000</pubDate><description><![CDATA[<p>Özgür Yazılım Derneği&rsquo;nde görev alarak çalışmalarımıza destek vermek veya özgür yazılım için mücadele etmek için üye olmanıza gerek yoktur. Özgür Yazılım Derneği; katılımcı, özyönetim temelli bir esas ile hareket eder. Bu bağlamda emeğini dernek için ayıran ve dernek için çalışan herkes dernekte söz sahibi olabilir. Özgür Yazılım Derneği&rsquo;nde esas olan ünvanlar değil emektir.</p>
<p>Özgür Yazılım Derneği, tüzüğü çerçevesinde üye kabul etmektedir. Derneğin 3 temel üyelik tipi bulunmaktadır. Bunlar;</p>
<ul>
<li>
<p>Destekçi Üye: Derneğin faaliyetlerine destek olmak amacıyla maddi veya ayni yardımda bulunan üyelerdir.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Özgür Yazılım Derneği&rsquo;nde görev alarak çalışmalarımıza destek vermek veya özgür yazılım için mücadele etmek için üye olmanıza gerek yoktur. Özgür Yazılım Derneği; katılımcı, özyönetim temelli bir esas ile hareket eder. Bu bağlamda emeğini dernek için ayıran ve dernek için çalışan herkes dernekte söz sahibi olabilir. Özgür Yazılım Derneği&rsquo;nde esas olan ünvanlar değil emektir.</p>
<p>Özgür Yazılım Derneği, tüzüğü çerçevesinde üye kabul etmektedir. Derneğin 3 temel üyelik tipi bulunmaktadır. Bunlar;</p>
<ul>
<li>
<p>Destekçi Üye: Derneğin faaliyetlerine destek olmak amacıyla maddi veya ayni yardımda bulunan üyelerdir.</p>
</li>
<li>
<p>Üye: Dernek tüzüğünün 5/1 fıkrası uyarınca hukuken derneğin üyesi olan, Genel Kurulu oluşturan, dernek organlarını seçme ve organlarda görev alma hakkı bulunan üyelerdir.</p>
</li>
<li>
<p>Onur Üyeliği: Derneğin amaçları için çalışmış, toplumda bu konuda saygı gören ve eserleri ile dernek amaçlarına katkısı bulunmuş kişiler arasından Genel Kurul kararı ile üyeliğe alınan üyelerdir. Onur üyelerinin aidat yükümlülüğü ve oy hakları yoktur.</p>
</li>
</ul>
<p>2024 yılı için yıllık üye aidatı 500 TL olarak belirlenmiştir. Tüzüğümüz gereği, maddi olarak dezavantajlı olan gruplara (öğrenciler, asgari ücretliler, işsizler vb.) aidatlarda indirim yapılmaktadır.</p>
<h3 id="üyelik">Üyelik</h3>
<p>Gerçek kişiler için üyelik için usul aşağıdaki gibidir;</p>
<ul>
<li>Derneğimize üye olmak için ön başvuru formunu doldurabilirsiniz. Bu formu doldurduktan sonra dernekçe üyelik başvurunuz değerlendirilecek, değerlendirme sonucunda sizinle iletişime geçilecek; eğer başvurunuz olumlu bulunursa üye kaydınız yapılacaktır.</li>
</ul>
<p><a class="button info" href="https://u.oyd.org.tr/uye" target="_blank">Ön başvuru formu</a></p>
<ul>
<li>Dernekler Kanunu gereği, derneklere üyelik başvuruları yazılı olarak yapılmalıdır; bu yüzden her halükarda imzalı matbu üye formunun doldurulması gerekiyor. Eğer bir etkinliğe ya da buluşmaya geliyorsanız, doğrudan aşağıdaki üye formunun bir çıktısını alıp doldurarak elden teslim edebilirsiniz.</li>
</ul>
<p><a class="button info" href="/oyd_uyelik_formu.pdf" target="_blank">Üye başvuru formu</a></p>
<ul>
<li>Son düzenlemelerle birlikte, turkiye.gov.tr üzerinden de derneklere üyelik başvurusu yapılabilmektedir. Eğer elektronik imza ya da mobil imza sahibiyseniz, doğrudan turkiye.gov.tr üzerinden başvurunuzu iletebilirsiniz. Bu durumda fiziksel başvuru formuna ihtiyaç duyulmayacaktır, ancak yine de ön başvuru formunu doldurmanızı rica ediyoruz. Derneğimizin kütük numarası 34-242-113&rsquo;tür.</li>
</ul>
<p>Tüzel kişiler ve Onur üyeliği için dileyenler tüzüğümüzün ilgili maddelerini okuyabilirler.</p>
<p>Gönderdiğiniz tüm bilgiler, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında korumamız altındadır. Kişisel Veri Politikası için <a href="https://bagis.oyd.org.tr/privacy-policy">tıklayın.</a></p>
<h3 id="destekçi-üyelik">Destekçi üyelik</h3>
<p>Bağış sistemimizdeki bakım çalışması sebebiyle destekçi üye olmak isterseniz lütfen bizimle <a href="/iletisim/">iletişime geçin</a>.</p>
]]></content:encoded></item><item><title>Projelerimiz</title><link>https://www.oyd.org.tr/projeler/</link><guid isPermaLink="true">https://www.oyd.org.tr/projeler/</guid><pubDate>Mon, 01 Jan 0001 00:00:00 +0000</pubDate><description><![CDATA[<h2 id="genel-bilgiler">Genel bilgiler</h2>
<p>Özgür yazılım, kişisel mahremiyet, İnternet özgürlüğü gibi alanlarda yürütmekte olduğumuz belgelendirme projeleri:</p>


<section class="project">
  <div class="project-image">
    <img src="/images/ozgurkon.png" alt="ÖzgürKon">
  </div>
  <div>
    <a href="https://ozgurkon.org/">ÖzgürKon</a>
    <p>ÖzgürKon 2026, Özgür Yazılım Derneği tarafından 25-26 Nisan 2026 tarihlerinde Barış Manço Kültür Merkezi’nde fiziksel olarak ilk defa ve toplamda üçüncü kez düzenlenecek uluslararası bir özgür yazılım konferansıdır. Konferans, İngilizce ve Türkçe dillerinde gerçekleşecektir. Etkin katılım çağrısı özgürlük adına sözü olan herkese açıktır. Konferansa katılım tamamen ücretsizdir.
</p>
<a class="button info" role="button" href="https://codeberg.org/oyd/ozgurkon-site">Kaynak kodu</a>
  </div>

</section>

<section class="project">
  <div class="project-image">
    <img src="/images/hsist_kare.png" alt="Hackerspace İstanbul">
  </div>
  <div>
    <a href="https://hackerspace.ist">Hackerspace İstanbul</a>
    <p>Hackerspace İstanbul; 2017 Aralık’ta kurulmuş olan, el birliği ile toplanan imkanların bir arada bulunduğu, bilgisayar, elektronik, internet, DIY, sanat ve benzeri konulara ilgi duyan insanların beraber çalışabilecekleri, proje üretebilecekleri, sosyalleşebilecekleri ve etkinlikler düzenleyebilecekleri bir atölyedir.
</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<h2 id="genel-bilgiler">Genel bilgiler</h2>
<p>Özgür yazılım, kişisel mahremiyet, İnternet özgürlüğü gibi alanlarda yürütmekte olduğumuz belgelendirme projeleri:</p>


<section class="project">
  <div class="project-image">
    <img src="/images/ozgurkon.png" alt="ÖzgürKon">
  </div>
  <div>
    <a href="https://ozgurkon.org/">ÖzgürKon</a>
    <p>ÖzgürKon 2026, Özgür Yazılım Derneği tarafından 25-26 Nisan 2026 tarihlerinde Barış Manço Kültür Merkezi’nde fiziksel olarak ilk defa ve toplamda üçüncü kez düzenlenecek uluslararası bir özgür yazılım konferansıdır. Konferans, İngilizce ve Türkçe dillerinde gerçekleşecektir. Etkin katılım çağrısı özgürlük adına sözü olan herkese açıktır. Konferansa katılım tamamen ücretsizdir.
</p>
<a class="button info" role="button" href="https://codeberg.org/oyd/ozgurkon-site">Kaynak kodu</a>
  </div>

</section>

<section class="project">
  <div class="project-image">
    <img src="/images/hsist_kare.png" alt="Hackerspace İstanbul">
  </div>
  <div>
    <a href="https://hackerspace.ist">Hackerspace İstanbul</a>
    <p>Hackerspace İstanbul; 2017 Aralık’ta kurulmuş olan, el birliği ile toplanan imkanların bir arada bulunduğu, bilgisayar, elektronik, internet, DIY, sanat ve benzeri konulara ilgi duyan insanların beraber çalışabilecekleri, proje üretebilecekleri, sosyalleşebilecekleri ve etkinlikler düzenleyebilecekleri bir atölyedir.
</p>
<a class="button info" role="button" href="https://codeberg.org/oyd">Kaynak kodu</a>
  </div>

</section>

<section class="project">
  <div class="project-image">
    <img src="/images/oyd_guvenlik.png" alt="ÖYD Güvenlik Rehberi">
  </div>
  <div>
    <a href="https://guvenlik.oyd.org.tr">ÖYD Güvenlik Rehberi</a>
    <p>ÖYD Güvenlik Rehberi, kullanıcıların dijital ve kısmen fiziksel alanlarda güvenliklerini ve mahremiyetlerini nasıl koruyabileceklerine dair ayrıntılı bilgiler içeren bir rehberdir.
</p>
<a class="button info" role="button" href="https://codeberg.org/oyd/guvenlik-rehberi">Kaynak kodu</a>
  </div>

</section>

<section class="project">
  <div class="project-image">
    <img src="/images/ozgurlesin_logo.png" alt="Özgürleşin!">
  </div>
  <div>
    <a href="https://ozgurlesin.org">Özgürleşin!</a>
    <p>Özgürleşin, özellikle son kullanıcıların özgür yazılım ile tanışmaları ve özgür yazılımlar kullanmalarını sağlamak adına başlatılan bir belgelendirme projesidir. 
</p>
<a class="button info" role="button" href="https://codeberg.org/oyd/">Kaynak kodu</a>
  </div>

</section>

<section class="project">
  <div class="project-image">
    <img src="/images/zarola.png" alt="Zarola">
  </div>
  <div>
    <a href="http://zarola.oyd.org.tr">Zarola</a>
    <p>Zarola, kullanıcıların kolayca hatırlanabilir ve yüksek derecede güvenli parolalar oluşturabilmelerini sağlayan bir yöntemdir. Zarola sayesinde, yaklaşık 90 bit entropiye sahip parolalar çevrimdışı olarak rahatlıkla oluşturulabilmektedir.
</p>
<a class="button info" role="button" href="https://codeberg.org/oyd/zarola">Kaynak kodu</a>
  </div>

</section>

<section class="project">
  <div class="project-image">
    <img src="/images/cryptoparty.png" alt="CryptoParty Istanbul">
  </div>
  <div>
    <a href="https://cryptoparty.istanbul/">CryptoParty Istanbul</a>
    <p>CryptoParty, tüm dünyada gayrimerkezi olarak yürütülen bir harekettir. CryptoParty’lerin temel amacı, kendinizi dijital (ve kısmen fiziksel) alanlarda nasıl koruyacağınız hakkında bilgi sahibi olmaktır. Şifreli iletişim, İnternet’te ve Web’de gezinirken takipçilerden korunma, hesap yönetimi, güçlü parolalar oluşturma ve bunları koruma yöntemleri anlatılacak temel konulardır. Bu konulara ilişkin olarak; GnuPG, Tor, OTR, OMEMO gibi araçların bilgisayarlar ve telefonlarda nasıl kullanılacağı uygulamalı olarak anlatılır. 
</p>
<a class="button info" role="button" href="https://codeberg.org/oyd/cryptoparty-resources">Kaynak kodu</a>
  </div>

</section>


]]></content:encoded></item><item><title>Özgür Yazılım Derneği Tüzüğü (2023)</title><link>https://www.oyd.org.tr/tuzuk/</link><guid isPermaLink="true">https://www.oyd.org.tr/tuzuk/</guid><pubDate>Mon, 01 Jan 0001 00:00:00 +0000</pubDate><description><![CDATA[<p><em>2023 yılında Özgür Yazılım Derneği Olağanüstü Genel Kurulunca kabul edilmiştir. <a href="/oyd_tuzuk_2023.pdf">Buraya tıklayarak</a> PDF formatında indirebilirsiniz.</em></p>
<p><strong>Derneğin adı ve merkezi</strong><br>
Madde 1 – Derneğin adı Özgür Yazılım Derneği’dir. Kısaltması “ÖYD” olarak kullanılır.</p>
<p>Madde 2 – Özgür Yazılım Derneği’nin merkezi İstanbul’dur. Şubesi açılmayacaktır.</p>
<p><strong>Derneğin amaçları</strong><br>
Madde 3 – Dernek aşağıda sıralanan amaçları gerçekleştirmek amacı ile çalışmalarda bulunur ve insanları bir araya getirir:</p>
<ul>
<li>Özgür Yazılım ve GNU felsefesinin tanıtılmasını ve yaygınlaştırılmasını sağlamak, bu alanda gereken çalışmaları yapmak,</li>
<li>Türkiye’de ve dünyada bilişim okuryazarlığını artırmak için eğitimler ile seminerler düzenlemek, bu alanda içerik üretmek ve yayımlamak,</li>
<li>Toplumsal yaşamı hızla saran teknolojilerin temel hak ve özgürlüklere olumsuz etkilerine, ortaya çıkan gözetim ve denetim sistemlerine, insanların özgürlüklerine karşı olan tüm odaklara karşı mücadele etmek,</li>
<li>Bilişim sistemleri üzerinden gerçekleştirilen her türlü iletişimin, paylaşımın ve özel bilgilerin istenmeyen kişiler tarafından izlenmesine, kayıt altına alınmasına karşı güvenli iletişim hakkını savunmak, bunun için çalışmalar yapmak,</li>
<li>Toplumsal yaşamı ve insanları olabildiğince özgür kılmak, bilginin ve iletişimin özgürlüğü için mücadele etmek, bu amaçla bilişim sistemlerinin kullanımını teşvik etmek ve yön vermek,</li>
<li>İnternet ve diğer tüm bilimsel, teknolojik gelişmelerin insanlığın ortak birikimi olduğunu savunmak,</li>
<li>İnternet’e karşı getirilen engellemelerin ve sınırlandırmaların; güvenceye alınmış temel hak ve hürriyetlerin kullanımını, düşünce, inanç ve ifade özgürlüğünü olumsuz etkilemesine karşı mücadele etmek, mücadeledeki kişi ve kurumlar tarafından yapılan çalışmalara destek sunmak,</li>
<li>Yeni Medya’nın olanakları, sosyal etkileri ve sorunları üzerine çalışmalar yapmak, farkındalık yaratmaya çabalamak,</li>
<li>Özel mülk ve tekel olan ağlara karşı özgür, dağıtık ve federatif sistemlerin tanınması ve kullanılması için çalışmak,</li>
<li>Sosyal ağların salt bir tüketim ve teşhir aracı olarak görülmesine ve kullanılmasına karşı, yepyeni bir iletişim kültürünün gelişmesi için çabalamak,</li>
<li>Küresel ve yerel ölçekte; ülkeler, bölgeler, kentler, kent merkezleri ve çevrelerinde sosyal sınıflar ve tabakalar arasında bilgi ile iletişim teknolojilerine erişim açısından oluşan uçurumlara karşı mücadele etmek, teknolojik zenginliklerin sadece belirli merkezlerde birikmesine karşı çıkmak,</li>
<li>Toplumsal mücadelenin tüm ilerici alanlarının bir parçası olmak ve mücadele sürdüren kişi, topluluk ve kurumların İnternet ile bilişim imkanlarına erişimine eşitlikçi bir tabanda imkan sağlamak,</li>
<li>Teknoloji kullanımı ve erişimi konusunda toplumsal cinsiyet rol ve örüntüleri ile cinsiyet kimliğine bağlı eşitsizliklerin giderilmesi için mücadele etmek,</li>
<li>Bilimsel ve teknolojik birikimin; özel mülk olmasına karşı çıkmak, ortak birikimler üzerinde toplum yararına olmayan bir tahakküm kuran patent ve lisanslara karşı paylaşımcı üretim modellerini ve lisanslarını savunmak,</li>
<li>Güncel ihtiyaca yanıt vermeyen fikri ve sınai haklar konusunda çalışmalar yapmak, paylaşım modelleri geliştirmek,</li>
<li>İnternet kullanımı ve özgür yazılım alanlarında yaşanan ulusal ve genel sorunlara çözüm aramak,</li>
<li>Ulusal ve uluslararası kongre, konferans vb. etkinlikler düzenlemek, yapılan etkinliklere etkin katılım sağlamak.</li>
</ul>
<p><strong>Derneğin çalışmaları</strong><br>
Madde 4 – Dernek, Madde 2&rsquo;de belirlenen amaçlarına ulaşmak üzere aşağıdaki çalışmaları yapar;</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><em>2023 yılında Özgür Yazılım Derneği Olağanüstü Genel Kurulunca kabul edilmiştir. <a href="/oyd_tuzuk_2023.pdf">Buraya tıklayarak</a> PDF formatında indirebilirsiniz.</em></p>
<p><strong>Derneğin adı ve merkezi</strong><br>
Madde 1 – Derneğin adı Özgür Yazılım Derneği’dir. Kısaltması “ÖYD” olarak kullanılır.</p>
<p>Madde 2 – Özgür Yazılım Derneği’nin merkezi İstanbul’dur. Şubesi açılmayacaktır.</p>
<p><strong>Derneğin amaçları</strong><br>
Madde 3 – Dernek aşağıda sıralanan amaçları gerçekleştirmek amacı ile çalışmalarda bulunur ve insanları bir araya getirir:</p>
<ul>
<li>Özgür Yazılım ve GNU felsefesinin tanıtılmasını ve yaygınlaştırılmasını sağlamak, bu alanda gereken çalışmaları yapmak,</li>
<li>Türkiye’de ve dünyada bilişim okuryazarlığını artırmak için eğitimler ile seminerler düzenlemek, bu alanda içerik üretmek ve yayımlamak,</li>
<li>Toplumsal yaşamı hızla saran teknolojilerin temel hak ve özgürlüklere olumsuz etkilerine, ortaya çıkan gözetim ve denetim sistemlerine, insanların özgürlüklerine karşı olan tüm odaklara karşı mücadele etmek,</li>
<li>Bilişim sistemleri üzerinden gerçekleştirilen her türlü iletişimin, paylaşımın ve özel bilgilerin istenmeyen kişiler tarafından izlenmesine, kayıt altına alınmasına karşı güvenli iletişim hakkını savunmak, bunun için çalışmalar yapmak,</li>
<li>Toplumsal yaşamı ve insanları olabildiğince özgür kılmak, bilginin ve iletişimin özgürlüğü için mücadele etmek, bu amaçla bilişim sistemlerinin kullanımını teşvik etmek ve yön vermek,</li>
<li>İnternet ve diğer tüm bilimsel, teknolojik gelişmelerin insanlığın ortak birikimi olduğunu savunmak,</li>
<li>İnternet’e karşı getirilen engellemelerin ve sınırlandırmaların; güvenceye alınmış temel hak ve hürriyetlerin kullanımını, düşünce, inanç ve ifade özgürlüğünü olumsuz etkilemesine karşı mücadele etmek, mücadeledeki kişi ve kurumlar tarafından yapılan çalışmalara destek sunmak,</li>
<li>Yeni Medya’nın olanakları, sosyal etkileri ve sorunları üzerine çalışmalar yapmak, farkındalık yaratmaya çabalamak,</li>
<li>Özel mülk ve tekel olan ağlara karşı özgür, dağıtık ve federatif sistemlerin tanınması ve kullanılması için çalışmak,</li>
<li>Sosyal ağların salt bir tüketim ve teşhir aracı olarak görülmesine ve kullanılmasına karşı, yepyeni bir iletişim kültürünün gelişmesi için çabalamak,</li>
<li>Küresel ve yerel ölçekte; ülkeler, bölgeler, kentler, kent merkezleri ve çevrelerinde sosyal sınıflar ve tabakalar arasında bilgi ile iletişim teknolojilerine erişim açısından oluşan uçurumlara karşı mücadele etmek, teknolojik zenginliklerin sadece belirli merkezlerde birikmesine karşı çıkmak,</li>
<li>Toplumsal mücadelenin tüm ilerici alanlarının bir parçası olmak ve mücadele sürdüren kişi, topluluk ve kurumların İnternet ile bilişim imkanlarına erişimine eşitlikçi bir tabanda imkan sağlamak,</li>
<li>Teknoloji kullanımı ve erişimi konusunda toplumsal cinsiyet rol ve örüntüleri ile cinsiyet kimliğine bağlı eşitsizliklerin giderilmesi için mücadele etmek,</li>
<li>Bilimsel ve teknolojik birikimin; özel mülk olmasına karşı çıkmak, ortak birikimler üzerinde toplum yararına olmayan bir tahakküm kuran patent ve lisanslara karşı paylaşımcı üretim modellerini ve lisanslarını savunmak,</li>
<li>Güncel ihtiyaca yanıt vermeyen fikri ve sınai haklar konusunda çalışmalar yapmak, paylaşım modelleri geliştirmek,</li>
<li>İnternet kullanımı ve özgür yazılım alanlarında yaşanan ulusal ve genel sorunlara çözüm aramak,</li>
<li>Ulusal ve uluslararası kongre, konferans vb. etkinlikler düzenlemek, yapılan etkinliklere etkin katılım sağlamak.</li>
</ul>
<p><strong>Derneğin çalışmaları</strong><br>
Madde 4 – Dernek, Madde 2&rsquo;de belirlenen amaçlarına ulaşmak üzere aşağıdaki çalışmaları yapar;</p>
<ul>
<li>Faaliyetlerinin etkinleştirilmesi ve geliştirilmesi için çalışmalar yapar,</li>
<li>Bilişim teknolojileri ile özgür yazılımın; tanıtımı, eğitimi ve yeni teknolojilerin tanıtılıp aktarılması, ortak kullanıcı sorunlarına çözüm bulunması amacıyla ulusal ve uluslararası düzeyde seminer, sergi, kurs, konferans, sempozyum vb. toplantılar düzenler, başka kişi ve kuruluşlar tarafından düzenlenmiş olanlarına temsilcileri aracılığı ile katılır,</li>
<li>Dernek amaçlarının gerçekleştirilmesi için gerekli olan her türlü bilgi, belge, doküman ve yayınları temin eder, belgelendirme merkezi oluşturur, çalışmalarını duyurmak için amaçları doğrultusunda gazete, dergi, kitap gibi yayınlar ile çalışma ve bilgilendirme bültenleri çıkarır.</li>
<li>Dernek amaçlarının gerçekleştirilmesi için sağlıklı çalışma ortamını sağlar, Derneğin amaçları doğrultusunda çalışacak merkezler veya lokaller kurar, her türlü teknik araç ve gereci, demirbaş ve kırtasiye malzemelerini temin eder,</li>
<li>Gerekli izinler alınmak şartıyla yardım toplama faaliyetlerinde bulunur, yurt içinden ve yurt dışından bağış kabul eder,</li>
<li>Amaçlarını gerçekleştirilmek için gerek görülmesi halinde, kamu kurum ve kuruluşlarıyla görev alanlarına giren konularda ortak projeler yürütür,</li>
<li>Derneğin amaçları doğrultusunda her türlü araştırmaya, çalışmaya ve çalışana destek verir; yazılım ve donanım olanakları sağlar, bu alanda çalışmaları teşvik amacıyla yarışmalar düzenler, burs, ödül vb. çeşitli maddi kaynaklar sağlar,</li>
<li>Dernek amaçlarının gerçekleştirilmesi için ulusal ve uluslararası kuruluşlarla bilgi alışverişinde bulunur, üye olur ve birlikte çalışmalara katılır,</li>
<li>Üyeleri arasında beşeri münasebetlerin teknik ve sosyal olarak geliştirilmesi için yemekli toplantılar, konser, balo, tiyatro, sergi, spor, gezi ve eğlenceli etkinlikler vb. düzenler veya üyelerinin bu tür etkinliklerden yararlanmalarını sağlar,</li>
<li>Dernek amaçlarının gerçekleştirilmesi için gerek görülmesi durumunda vakıf ve federasyon kurar veya kurulu bir federasyona veya vakfa katılır, gerekli izin alınarak derneklerin izinle kurabileceği tesisleri kurar,</li>
<li>Bilişim emekçilerini bir araya getirecek bir sendikanın örgütsel zeminini oluşturmak için çalışır,</li>
<li>Hackerspace adı altında üçüncü maddede belirtilen amaçlar doğrultusunda yapılacak faaliyetlerin yürütülmesi için fiziksel topluluk alanları açar ve yürütür,</li>
<li>Dernek çalışmaları için gereksinim duyulan taşınır ve taşınmaz malları satın alır, satar, kiralar, kiraya verir ve taşınmazlar üzerinde ayni hak tesis eder,</li>
<li>Uluslararası faaliyette bulunur, yurt dışındaki dernek veya kuruluşlara üye olur ve bu kuruluşlarla proje bazında ortak çalışmalar yapar ve yardımlaşır,</li>
<li>Derneğin amacını gerçekleştirmek üzere, benzer amaçlı derneklerden, işçi ve işveren sendikalarından ve meslekî kuruluşlardan maddî yardım alır ve adı geçen kurumlara maddî yardımda bulunur,</li>
<li>Dernek üyelerinin yiyecek, giyecek veya barınma gibi zaruri ihtiyaç maddelerini ve diğer mal ve hizmetlerle kısa vadeli kredi ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla sandık kurar,</li>
<li>Gerekli görülen yerlerde temsilcilikler açar,</li>
<li>Derneğin amacı ile ilgisi bulunan ve kanunlarla yasaklanmayan alanlarda, diğer derneklerle veya vakıf, sendika, siyasi partiler ve benzeri sivil toplum kuruluşlarıyla ortak bir amacı gerçekleştirmek için platformlar oluşturur,</li>
<li>Derneğin amacına ulaşmasını için gerekli olan olanakları sağlamak adına iktisadi işletme kurar.</li>
</ul>
<p><strong>Dernek Üyelik Tipleri</strong><br>
Madde 5 – Dernek üyelikleri aşağıdaki gibidir:</p>
<ul>
<li><strong>Üye:</strong> Derneğin kuruluş amacı ve değerlerini benimseyen, çalışmalarına katılmak konusunda iradesi bulunan, kanuni gerekliliklere haiz, 6. maddede belirtilen üyelik usullerine ilişkin süreci tamamlamış olan gerçek ve tüzel kişiler.</li>
<li><strong>Destekçi Üye:</strong> Derneğin faaliyetlerine destek olmak amacıyla maddi veya ayni yardımda bulunan üyelerdir. Destekçi üyeliğin koşulları Yönetim Kurulunca belirlenir ve Yönetim Kurulu kararıyla üyeliğe alınılır. Destekçi üyeler, onursal üye olarak kabul edilir.</li>
<li><strong>Onur Üyeliği:</strong> Derneğin amaçları için çalışmış, toplumda bu konuda saygı gören ve eserleri ile Dernek amaçlarına katkısı bulunmuş kişilere Genel Kurul tarafından onursal üyelik unvanı verilebilir. Onursal üyeler Genel Kurulda oy kullanamazlar.</li>
</ul>
<p><strong>Dernek Üyelik Usulü</strong><br>
Madde 6 – Dernek üyelikleri aşağıdaki usulleri takip eder:</p>
<ul>
<li>
<p><strong>Gerçek kişiler:</strong><br>
Dernekçe belirlenen Disiplin Yönetmeliğini ve tüzükte yer alan amaçları kabul edip bu doğrultuda çalışma yürütmek isteyen ve üyelikleri kanunca yasaklanmamış her gerçek kişi derneğe üye olabilir.<br>
Başvuran, Derneğin Web sayfasında yayınlanan formları doldurarak Dernek merkezi veya temsilciliklere başvuruda bulunur. Dijital kanallardan da üyelik başvurusu yapılabilir.<br>
Dernek üyeliğine başvuranlara, normal şartlar altında Yönetim Kurulunca 30 gün içinde kabul ya da red yönünde cevap verilir. Eğer başvuru tarihi itibarıyla 30 gün içerisinde Genel Kurul toplantısı varsa, genel kurulda Başvurana söz verilebilir veya Genel Kurulca görüşülüp yeni yönetim kurulu kararı doğrultusunda üyeliğe kabul edilebilir.</p>
</li>
<li>
<p><strong>Tüzel Kişiler:</strong><br>
Tüzel kişi Başvuran, Dernek amacı doğrultusundaki çalışmalarını veya bu yöndeki niyetlerini belirten yazılı bir mektup ile Derneğe üyelik için başvurur.<br>
25.000 Türk Lirasından az olmayacak şekilde Yönetim Kurulunca belirlenen giriş ödentisinin başvuran tarafından kabulü ve yıllık olağan üyelik aidatının ödenmesi ile Genel Kurulda üyeliğe teklif edilir.</p>
</li>
</ul>
<p><strong>Dernek Üyeliğine İlişkin Genel Esaslar</strong><br>
Madde 7 – Üyelik aşağıdaki hükümlere tabidir;</p>
<ul>
<li>Her kişi sadece bir üyelik türüne dâhil olabilir.</li>
<li>Tüzel kişilerin temsilcileri, Derneğin gerçek kişi üyelerinden olamaz.</li>
<li>Olağanüstü Genel Kurul kararı alındığı tarihten itibaren üye çıkarılmaz. Tüm genel kurul toplantılarından önce Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesindeki iyi niyet kuralına aykırı olarak, tüzükte belirtilen nesnel koşulları aşarak yapılan olağan dışı üye işlemleri kabul edilmez.</li>
<li>Üyelere, GnuPG anahtarı üzerine oluşturulan ve anahtar kimliği üyenin dosyasına imzası ile birlikte işlenen üyelik kartı verilir. Üyeler adına bir e-posta adresi açılır.</li>
<li>Onur Üyeliği hariç olmak üzere Türkiye’de yerleşme hakkına sahip olan yabancı gerçek kişiler, karşılıklı olmak koşulu ile Derneğe üye olabilir.</li>
<li>Engelleri sebebi ile 6. Maddede sayılan koşullara uyamayacak başvuranlara, talepleri doğrultusunda gerekli tüm kolaylık sağlanır.</li>
<li>Üyelik usulüne ilişkin detayları gösteren bir yönerge Yönetim Kurulunca hazırlanır.</li>
</ul>
<p><strong>Dernek Üyeliğinden Ayrılmak</strong><br>
Madde 8 – Üyelikten ayrılmak için aşağıdaki usul takip edilir;</p>
<ul>
<li>Her üye, Yönetim Kurulu’na yazılı olarak bildirmek kaydıyla, Dernekten çıkabilir. Çıkan üyenin, birikmiş aidat borçlarını ödemesi ve Dernek mal varlığına verdiği bir zarar söz konusu ise tazmini ile üzerinde bulunan Dernek demirbaşlarını yönetime teslimi zorunludur.</li>
<li>Üyelikten kendi talebi üzerine çıkan kişi talep etmesi durumunda üyelik statüsüne üyelik usulünde belirtilen koşullardan bağımsız olarak tekrar alınır.</li>
<li>Bir kurum veya kuruluştaki görevi nedeniyle “Onur Üyesi” olarak kabul edilen kişilerin, bu görevlerinin sona ermesi ile birlikte üyelikleri de kendiliğinden son bulur.</li>
</ul>
<p><strong>Dernek Üyeliğinden Çıkarılmak</strong><br>
Madde 9 – Aşağıdaki hallerde üye Dernekten çıkarılır;</p>
<ul>
<li>Yönetim Kurulunca yapılan soruşturma sonucunda Genel Kurulca kabul edilen Disiplin Yönergesine göre üyelikten çıkarmayı gerektiren disiplinsizliği tespit edilenler Yönetim Kurulu kararıyla, Genel Kurula iki kere; Genel Kurulca kabul edilecek geçerli bir nedenle veya 1 kere sebepsiz şekilde katılmayanlar, Genel Kurul kararı ile üyelikten çıkarılır.</li>
<li>Üyelikten çıkarılanlar Dernek mallarında hak iddia edemezler. Yönetim Kurulu kararları Denetim Kuruluna itiraza açıktır. Denetim kurulunun kararı Genel Kurula taşınabilir ve Genel kurul kararı Dernek bünyesinde bağlayıcı olup bu kararlara karşı genel mahkemelerde kanun yolu açıktır.</li>
<li>Mahkeme tarafından kararın iptali durumunda üye, çıkarma kararı hiç verilmemiş olarak üyeliğine devam eder.</li>
</ul>
<p><strong>Üye Hak ve Yükümlülükleri</strong><br>
Madde 10 – Üye, Destekçi Üye ve Başvuran hak ve yükümlülükleri aşağıdaki gibidir:</p>
<ul>
<li>
<p><strong>Üye:</strong> Dernek Tüzüğündeki tüm koşulları kabul eden, üyelik haklarından eşit olarak yararlanan, Derneğe ilişkin her türlü yükümlülüğü üstlenmiş gerçek ve tüzel kişidir.<br>
Üyelerin yükümlülükleri; oluşturulan ya da oluşturulacak çalışma birimlerine, etkinliklere, eğitimlere katılarak etkin şekilde Dernek işlerinde yer almak, Genel Kurul toplantılarına katılmak ve oy kullanmak, aidatları zamanında ödemek, Dernek amaç ve hizmet konularına bağlı olarak gereken çabayı harcamak ile Derneğin toplum içindeki olumlu görüntüsünü sürdürmektir.</p>
</li>
<li>
<p><strong>Destekçi Üye:</strong> Destekçi üyeler, Derneğe göstermekle yükümlü oldukları desteği şartları uyarınca sürdürmekle ve Derneğin değerlerini topluluk içinde taşımakla yükümlüdürler.</p>
</li>
</ul>
<p><strong>Üyelerle İletişim</strong><br>
Madde 11 – Dernek, üyelerle kanuni zorunluluklar dahil olmak üzere tüm iletişimini aşağıdaki şekilde yapar:</p>
<ul>
<li>Üyelere yapılacak bildirim ve yazışmalar öncelikli olarak üyenin belirttiği e-posta adresinden veya telefon numarasından yapılır. Kanuni zorunluluklar için yapılacak bildirimler ve yazışmalar eğer varsa üyenin kayıtlı elektronik posta (KEP) adresine, yoksa belirttiği ikametgah adresine gönderilir.</li>
<li>Telefon numarası veya e-posta adresi bulunan Dernek üyeleri ile idari konularda sözlü ve yazılı iletişim için söz konusu kanallar kullanılabilir.</li>
<li>Kayıtlı yazışma adresi bulunan üyelerle, e-posta adresleri bulunmaması durumunda söz konusu adres üzerinden yazılı iletişim kurulabilir. Yazışma adresi ile kurulan her iletişim üyenin e-posta adresinin de bulunması durumunda e-posta ile de gönderilir, lakin yazılı cevap esas kabul edilir.</li>
<li>Dernek üyesinin herhangi bir iletişim bilgisinin bulunmaması durumunda, Türkiye’de yayınlanan en yüksek tirajlı 3 gazeteden birinde ilan aracılığı ile bildirim yapılır.</li>
</ul>
<p><strong>Derneğin Organları</strong><br>
Madde 12 – Derneğin organları aşağıdaki gibidir:</p>
<ul>
<li>Genel Kurul</li>
<li>Yönetim Kurulu</li>
<li>Denetim Kurulu</li>
</ul>
<p><strong>Genel Kurul</strong><br>
Madde 13 – Genel kurul, Derneğin en yetkili karar organı olup; Derneğe kayıtlı üyelerden oluşur. Genel Kurul;</p>
<ul>
<li>İki yılda bir Mart ayı içinde, Yönetim Kurulunca belirlenecek merkez ili dahilindeki bir yerde ve zamanda olağan olarak toplanır,</li>
<li>Yönetim kurulunca gerekli görülmesi veya üyelerin beşte birinin yazılı talebi üzerine olağanüstü olarak il merkezi dahilinde otuz gün içinde toplanır.</li>
<li>Genel Kurul, Yönetim Kurulu tarafından toplantıya çağrılmazsa; üyelerden birinin başvurusu üzerine sulh hukuk hakimi, üç üyeyi genel kurulu toplantıya çağırmakla görevlendirir.</li>
<li>Genel Kurul tarihi ve yapılacağı yer Derneğin Web sitesinde ilan edilir. Ayrı bir bölümde olmak üzere toplantılar kamuya ve basına açık olarak sürdürülür. Ses ve görüntü kaydı sadece toplantı açıldıktan sonra Genel Kurulca verilecek karar üzerine Dernekçe yapılır.</li>
</ul>
<p><strong>Genel Kurulun Görev ve Yetkileri</strong><br>
Madde 14 – Genel Kurulun görev ve yetkileri aşağıdaki gibidir:</p>
<ul>
<li>Dernek organlarının seçilmesi,</li>
<li>Dernek Tüzüğünün ve Disiplin Yönergesinin değiştirilmesi,</li>
<li>Yönetim Kurulu ve Denerim Kurulu raporlarının görüşülmesi,</li>
<li>Yönetim kurulunca hazırlanan bütçenin görüşülüp aynen veya değiştirilerek kabul edilmesi,</li>
<li>Derneğin diğer organlarının denetlenmesi ve görevden alınması,</li>
<li>Diğer kurulların kararlarına karşı yapılan itirazların incelenmesi ve karara bağlanması,</li>
<li>Derneğe yapılan üyelik başvurularının sonuca bağlanması,</li>
<li>Dernek için gerekli olan taşınmaz malların satın alınması veya mevcut taşınmaz malların satılması hususunda Yönetim Kuruluna yetki verilmesi,</li>
<li>Derneğin üçüncü şahıslara, bankalara ve finans kurumlarına borçlanması ve kredi alması hususunda Yönetim Kurulu’na belirli olarak yetki vermek,</li>
<li>Yönetim kurulunca Dernek çalışmaları ile ilgili olarak hazırlanacak yönetmelikleri inceleyip aynen veya değiştirilerek onaylanması,</li>
<li>Dernek Yönetim ve Denetim Kurullarının, başkan ve üyelerine verilecek ücret ile her türlü ödenek, yolluk ve tazminatlar ile dernek hizmetleri için görevlendirilecek üyelere verilecek gündelik ve yolluk miktarlarının tespit edilmesi,</li>
<li>Yönetim Kurulu’nca gereksinime göre belirlenen personel kadrolarını onaylamak,</li>
<li>Derneğin federasyona katılması ve ayrılmasının kararlaştırılması,</li>
<li>Derneğin temsilciliklerinin açılmasının kararlaştırılması, açılmasına karar verilen temsilcilikler ile ilgili işlemlerin yürütülmesi husunda Yönetim Kuruluna yetki verilmesi,</li>
<li>Derneğin uluslararası faaliyette bulunması, yurt dışındaki dernek ve kuruluşlara üye olarak katılması veya ayrılması,</li>
<li>Derneğin vakıf kurması,</li>
<li>Derneğin fesih edilmesi,</li>
<li>Derneğin en yetkili organı olarak Derneğin diğer bir organına verilmemiş olan işlerin görülmesi ve yetkilerin kullanılması.</li>
</ul>
<p><strong>Genel Kurula Çağrı</strong><br>
Madde 15 – Genel Kurul aşağıda yazılı usul üzerine toplanır;</p>
<ul>
<li>Genel Kurul toplantısına hazırlık olarak Yönetim Kurulu, toplantıya katılmaya hakkı olanları içeren bir liste düzenler. Toplantıdan en az otuz gün önce toplantının günü, saati, yeri ve toplantıya katılmaya hakkı olan üyelerin listesi üyelere bildirir.</li>
<li>Toplantıda çoğunluk sağlanamazsa ikinci toplantının, yedi günden erken olmaksızın altmış gün içinde olacak şekilde erteleneceği gün de belirtilir. İkinci toplantıda da toplantı yeter sayısının sağlanamaması durumunda mevcut üyeler ile toplantıya başlanır.</li>
<li>Toplantıda çoğunluk sağlanamaması dışında bir nedenle toplantı ertelenir ise erteleme nedeni ikinci bir ilan ile üyelere duyurulur. Yeni toplantı iki ay içerisinde yapılır.</li>
</ul>
<p><strong>Genel Kurul Toplantı Usulü</strong><br>
Madde 16 – Genel Kurul toplantıları aşağıdaki usulü takip eder;</p>
<ul>
<li>Genel Kurulu, Yönetim Kurulunun belirlediği yer ve zamanda bitiş saati olmaksızın toplanır.</li>
<li>Genel Kurula katılma hakkı olan üyelere ait liste görülür bir yere asılır ve bir nüshasına üyeler kimlik ibraz edip imza atmak sureti ile toplantı yerine alınır.</li>
<li>Üyeler haricindeki izleyiciler, üyelerden farklı bir alanda toplantıyı takip edebilirler.</li>
<li>Birinci toplantıda yeter sayı sağlanamaz ise Yönetim Kurulunca bir tutanak tutularak toplantı, ilan edilen biçimde yeniden toplanmak üzere tutanak tutularak Genel Kurul dağılır.</li>
<li>Yeterli sayıda üye katılması durumunda toplantı, Yönetim Kurulu üyelerinden biri tarafından açılır. Toplantı açılmasından sonra aday olanlar arasından bir başkan, bir başkan vekili ve bir yazman basit oylama usulü ile seçilerek Divan Heyeti oluşturulur. Toplantıyı Divan Başkanı yönetir. Toplantıya ilişkin tutanak Divan Heyeti tarafından imzalanarak Yönetim Kurulu Başkanı’na verilir.</li>
<li>Toplantıda, yalnızca toplantı gündemindeki konular görüşülür. Toplantıda bulunan üyelerin onda birinin yazılı istemi ile önerilen konular gündeme alınır ve görüşülür.</li>
<li>Gündemde bulunan konular hakkında her üye söz alabilir ve Divan Heyetince herkese eşit ayrılan süre boyunca Genel Kurula hitap edebilir. Her gündem maddesi tartışmaya açılmadan önce Divan Heyetince söz isteyenlerden bir liste oluşturulur ve sıra ile kişiler dinlenir. Listenin bitimi ardından tekrar söz isteyenler için tekrar bir liste oluşturulur ve ardından gündeme ilişkin konu Genel Kurulca oylanır.</li>
<li>Genel Kurul toplantısı ancak, gündemde bulunan tüm konulara ilişkin alınan sözlerin kullanılması üzerine karara bağlanması ile sona erer.</li>
<li>Toplantıda görüşülen konular ve alınan kararlar bir tutanağa yazılır ve divan başkanı ile yazmanlar tarafından birlikte imzalanır. Toplantı sonunda, tutanak ve diğer belgeler yönetim kurulu başkanına teslim edilir. Yönetim kurulu başkanı bu belgelerin korunmasından ve yeni seçilen yönetim kuruluna yedi gün içinde teslim etmekten sorumludur.</li>
</ul>
<p><strong>Toplantısız ve Çağrısız Alınan Kararlar</strong><br>
Madde 17 – Aşağıdaki usule uymak koşulu ile toplantısız ve çağrısız karar alınabilir.</p>
<ul>
<li>Türk Medeni kanunun ilgili maddesi uyarınca üyelerin bir araya gelmeksizin tamamının katılımı ile alınan yazılı kararlar geçerlidir.</li>
<li>Tüm üyelerin 1/30’unun başvurusu üzerine yazılı karar alınması için Yönetim Kurulunca harekete geçilir. Yazılı karar talep eden üyelerce, talep edilen karar ve gerekçeleri belirtilir. Belirtilen karar ve gerekçeleri tüm üyelere değiştirilmeden iletilir.</li>
<li>Yönetim Kurulunca yazılı karar başvurusunun alınmasının ardından 7 gün içinde hazırlıklar tamamlanır ve tüm üyelere karar talebi yazılı olarak gönderilir. Gönderilen kararda talepçi üyeler, talepleri ve 30 günden az olmamak üzere cevap süresi belirtilir.</li>
<li>Yönetim Kurulunun, başvuruyu bir sebeple yerine getirmemesi durumunda Denetim Kurulu başvuru üzerine işlemleri yerine getirir, her halde iki kurulun verilen süre içinde işlem yapmaması üzerine her üye usulü aynen takip ederek yazılı karar almaya yetkilidir. Yazılı karar alımı için gerekli bilgiler talep eden üyeye verilir.</li>
<li>Tüm üyeler cevaplarını olumlu veya olumsuz olarak verilen süre içinde yazılı ve imzalı olarak Dernek merkezine iletir.</li>
<li>Alınan kararlar Yönetim Kurulunca derhal uygulamaya koyulur.</li>
</ul>
<p><strong>Oy Kullanma ve Karar Alma</strong><br>
Madde 18 – Genel Kurulda aşağıdaki usul ile oy kullanılır ve karar alınır.</p>
<ul>
<li>Genel Kurulda, toplantıda özellikle aksi kararlaştırılmadıysa; katılan üyelerin sayısının yarısından bir fazla olumlu oy ile karar alınır.</li>
<li>Dernek organlarının seçimi çarşaf liste usulüne göre yapılır. Divan Heyetince kurullara aday olan üyelerin isimleri toplanır ve listeler herkesin görebileceği şekilde oylama öncesi ilan edilir.</li>
<li>Dernek organlara ilişkin oylama gizli oy ve açık sayımla yapılır. Aksine bir Genel Kurul kararı olmadıkça, diğer oylamalar açık olarak yapılır. Gizli oylar, toplantı başkanı tarafından mühürlenmiş kağıtların veya oy pusulalarının üyeler tarafından gereği yapıldıktan sonra içi boş bir kaba atılması ile toplanan ve oy vermenin bitiminden sonra açık dökümü yapılarak belirlenen oylardır.</li>
<li>Genel Kurul kararları, katılan üyelerin çoğunluğu ile alınır. Ancak Derneğin feshi ve tüzük değişikliği ile ilgili kararlar üçte iki çoğunlukla alınır.</li>
</ul>
<p><strong>Genel Kurul Sonuç Bildirimi</strong><br>
Madde 19 – Her Genel Kuruldan sonra aşağıdaki usulde sonuç bildirimi yapılır.</p>
<ul>
<li>Olağan veya olağanüstü Genel Kurul toplantılarını izleyen otuz gün içinde, Yönetim ve Denetim Kurulları ile diğer organlara seçilen asıl ve yedek üyeleri içeren Genel Kurul Sonuç Bildirimi mülki idare amirliğine verilir.</li>
<li>Genel Kurul toplantısında tüzük değişikliği yapılması halinde; Genel Kurul toplantı tutanağı, tüzüğün değişen maddelerinin eski ve yeni şekli, her sayfası Yönetim Kurulu üyelerinin salt çoğunluğunca imzalanmış Dernek tüzüğünün son şekli, bu fıkrada belirtilen süre içinde ve bir yazı ekinde mülki idare amirliğine verilir.</li>
</ul>
<p><strong>Yönetim Kurulu</strong><br>
Madde 20 – Yönetim kurulunun teşkili aşağıdaki gibidir:</p>
<ul>
<li>Yönetim Kurulu beş asıl ve beş yedek üye olarak genel kurulca seçilir. Seçilen üyelerden en yüksek oyu alan başkanlık görevini alır.</li>
<li>Yönetim Kurulu, seçimden sonraki ilk toplantısında bir kararla görev bölüşümü yaparak başkan yardımcısı, sekreter, sayman ve üyeleri belirler.</li>
<li>Yönetim Kurulu, tüm üyelerin üç gün önceden haber edilmesi şartıyla her üye tarafından toplantıya çağrılabilir. Üye tam sayısının salt çoğunluğu ile toplanır ve katılan üyelerin salt çoğunluğu ile karar alınır.</li>
<li>Yönetim Kurulu asıl üyeliğinde istifa veya başka sebeplerden dolayı boşalma olduğu taktirde Genel Kurulda aldığı oy sıralamasına göre yedek üyeler göreve çağrılır.</li>
</ul>
<p><strong>Yönetim Kurulunun Görev ve Yetkileri</strong><br>
Madde 21 – Yönetim Kurulunun görev ve yetkileri aşağıdaki gibidir;</p>
<ul>
<li>Genel Kurul’da alınan kararları yürütmek,</li>
<li>Derneği temsil etmek üzere bir veya birden fazla Yönetim Kurulu üyesine yetki vermek,</li>
<li>Dernek çalışmalarının gerektirdiği durumlarda Dernek üyelerini görevlendirme kararı almak ve kişilerin görev ve yetkilerini saptamak,</li>
<li>Gerekli gördüğünde alt birimler ve kurullar oluşturmak, oluşturulan kurullarda bulunan üyelerin salt çoğunluk oyuna bağlı olarak sorumlu atamak ve bu kurulların çalışma koşullarını düzenlemek ve kapatmak,</li>
<li>Tüzükçe kendisine yetki verilmiş ve başka bir kurula yetki verilmemiş olan yönergeleri hazırlamak ve yürütmek,</li>
<li>Gerekli görülen yerlerde temsilcilik açılmasını sağlamak,</li>
<li>Gelir ve Gider hesaplarını, bilançoyu yapmak, üç aylık aralıklarla üyelere açıklamak, Genel Kurul’unun onayına sunmak,</li>
<li>Gelir ve gider hesaplarına ilişkin işlemleri yapmak ve gelecek döneme ait bütçeyi hazırlayarak genel kurula sunmak,</li>
<li>Genel Kurulun verdiği yetki ile taşınmaz mal satın almak, Derneğe ait taşınır ve taşınmaz malları satmak, bina veya tesis inşa ettirmek, kira sözleşmesi yapmak, Dernek lehine rehin ipotek veya ayni haklar tesis ettirmek,</li>
<li>Her türlü taşınır satın alma, satma ve harcama işlerini yapmak,</li>
<li>Genel Kurul yetkisi ile Derneğin üçüncü şahıslara, bankalara veya finans kurumlarına borçlanmasına veya kredi almasına karar vermek, kredi kartı almak, kredili hesap açmak ve kapatmak, gerek görüldüğünde teminat mektupları almak ve geri vermek ve bu işlemlerle ilgili tüm süreci takip ve intaç etmek,</li>
<li>Dernek adına dava açmak, açılacak davalarda taraf olmak,</li>
<li>Yasa, tüzük ve yönetmeliklerden doğan görevleri yerine getirmek,</li>
<li>Dernek adına basına ve kamuoyuna açıklamada bulunmak,</li>
<li>Dernek amacının gerektirdiği çalışmaları yapmak ve bu doğrultuda alınan kararları uygulamak,</li>
<li>Derneğe Destekçi ve Onur Üyesi alınması veya tüm üyelikten çıkarılma hususlarında karar vermek,</li>
</ul>
<p><strong>Yönetim Kurulunun Toplanması</strong><br>
Madde 22 – Yönetim Kurulu toplantısı aşağıdaki usulde toplanır ve yürütülür;</p>
<ul>
<li>Yönetim Kurulu gerekli gördüğü zamanlarda Dernek merkezinin il merkezi dâhilinde başka bir yerde toplanmaya gerek görmedikçe, Dernek merkezinde toplanır.</li>
<li>Üyelerden görüşülmesi istenen gündem toplantı zamanından en az 72 saat önce talep edilir. Toplantı yeri, zamanı ve gündemi en az 24 saat önceden üyelere bildirilir.</li>
<li>Toplantı Yönetim Kurulu tarafından yetkilendirilen bir üyesi tarafından açılır ve sürdürülür. Toplantıda bildirilen gündemlerin yanı sıra talep edilen gündemler de salt çoğunlukla karar alınarak konuşulur.</li>
<li>Kararlar salt çoğunlukla alınır.</li>
<li>Özürsüz olarak üst üste dört veya yılda toplam on iki toplantıya katılmayan üyeler Yönetim Kurulu üyeliğinden çekilmiş sayılır. Şayet üyelerin toplantıya katılmaması karar yeterliliğine etki ediyorsa katılımın karar almaya yetersiz olduğu ikinci toplantıda sıraya göre yeterli yedek üye bir sonraki toplantıya çağrılır ve toplantılara katılmayan üyelere bu durum bildirilir.</li>
<li>Toplantılar Dernek üyelerine açık olarak yapılır. Üyeler gündemler üzerine söz alabilir.</li>
<li>Toplantılar sadece üyelerin erişebileceği şekilde teknik imkânlarla yayınlanır ve kaydedilerek 5 yıl için arşivlenir.</li>
</ul>
<p><strong>Denetim Kurulu</strong><br>
Madde 23 – Denetim Kurulunun oluşumu aşağıdaki gibidir;</p>
<ul>
<li>Denetim kurulu, üç asıl ve üç yedek üyeden oluşur.</li>
<li>Denetim kurulu asıl üyeliğinde istifa veya başka sebeplerden dolayı boşalma olduğu taktirde Genel Kurulda aldığı oy sırasına göre yedek üyeler göreve çağrılır.</li>
</ul>
<p><strong>Denetim Kurulunun Görev ve Yetkileri</strong><br>
Madde 24 – Denetim Kurulunun görev ve yetkileri aşağıdaki gibidir;</p>
<ul>
<li>Denetim Kurulu; Derneğin, tüzüğünde gösterilen amaç ve amacın gerçekleştirilmesi için sürdürüleceği belirtilen çalışma konuları doğrultusunda faaliyet gösterip göstermediğini, defter, hesap ve kayıtların mevzuata ve Dernek tüzüğüne uygun olarak tutulup tutulmadığını, Dernek Tüzüğünde tespit edilen esas ve usullere göre ve bir yılı geçmeyen aralıklarla denetler ve denetim sonuçlarını bir rapor halinde yönetim kuruluna, toplandığında genel kurula ve talepleri üzerine üyelere sunar.</li>
<li>Denetleme Kurulu, tüzükle kendisine yetki verilmiş olan şikayetleri, yapılan başvuruyu takiben 30 gün içinde inceler ve karara bağlar. Sürenin yeterli olmaması durumunda 30 güne kadar daha süreyi uzatabilir ve başvurana uzatma sebebi ile uzatılan süreyi başvuru tarihinden 15 gün içinde yazılı olarak bildirir.</li>
<li>Denetim Kurulu üyelerinin istemi üzerine, her türlü bilgi, belge ve kayıtların, Dernek yetkilileri tarafından gösterilmesi veya verilmesi, yönetim yerleri, müesseseler ve eklentilerine girme isteğinin yerine getirilmesi zorunludur.</li>
<li>Denetim Kurulu, gerektiğinde Genel Kurulu toplantıya çağırır.</li>
</ul>
<p><strong>İç Denetim</strong><br>
Madde 25 – Denetim kurulu tarafından en geç yılda bir defa derneğin denetimi gerçekleştirilir. Dernekte iç denetim, Denetim Kurulunca yapılabileceği gibi, bağımsız denetim kuruluşlarına da yaptırılabilir. Bağımsız denetim kuruluşlarınca denetim yapılmış olması, denetim kurulunun yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.</p>
<p><strong>Dernek Gelirleri</strong><br>
Madde 26 – Derneğin gelirleri şunlardır:</p>
<ul>
<li>Üyelik aidatları,</li>
<li>Giriş ödentileri,</li>
<li>Destekçi üye aidatı,</li>
<li>Derneğin amaç ve etkinlikleri ile ilgili hizmetlerin yerine getirilmesi ve çalışmaların istenilen hedeflere ulaştırılması için konu ile ilgili kuruluşlardan alınan giderlere katılım payı,</li>
<li>Derneğe yapılan her türlü bağışlar,</li>
<li>Dernek tarafından tertiplenen yemekli toplantı, gezi ve eğlence, temsil, konser, spor yarışması ve konferans gibi faaliyetlerden sağlanan gelirler,</li>
<li>Eğitim, seminer, sempozyum, kurs ve sergi gelirleri,</li>
<li>Yardım toplama hakkındaki mevzuat hükümlerine uygun olarak toplanacak bağış ve yardımlardan,</li>
<li>Derneğin, amacını gerçekleştirmek için ihtiyaç duyduğu geliri temin etmek amacıyla giriştiği ticari faaliyetlerden elde edilen kazançlar,</li>
<li>Derneğin mal varlığından elde edilen gelirler,</li>
</ul>
<p><strong>Üyelik Aidatları</strong><br>
Madde 27 – Üyelik aidatlarının belirlenmesi ve toplanması aşağıdaki usule tabidir:</p>
<ul>
<li>Başvuranlar; üyeliğe kabul edilmeleri öncesinde destekçi üye aidatı, üye olmaları üzerine giriş ödentisi öderler. Ödenecek giriş ödentisi miktarı her olağan toplantıda Genel Kurulca bir sonraki olağan toplantıya kadar geçerli olmak üzere belirlenir.</li>
<li>Üyeler, yıllık olarak bir seferde veya 12 eşit taksit halinde her ayın 15’inde ödenmek üzere aidat öderler. Ödenecek aidat miktarı, Genel Kurul tarafından bir sonraki olağan toplantıya kadar geçerli olmak üzere kararlaştırılır.</li>
<li>Yönetim Kurulu, Genel Kurul tarafından belirlenen aidat miktarını gerekli görülen hallerde %25&rsquo;inden fazla olmamak üzere artırmaya veya azaltmaya yetkilidir.</li>
<li>Yönetim Kurulu tarafından maddi olarak dezavantajlı olduğu belirlenen grupların giriş ödentisi ve aidatlarında indirim yapılabilir. Bu indirimin hangi gruplara hangi koşullar altında sağlanacağını Yönetim Kurulu belirler. Yapılan indirimler bir sonraki Genel Kurulda gündeme alınır ve oylanır.</li>
</ul>
<p><strong>Destekçi Üyelik Aidatları</strong><br>
Madde 28 – Destekçi üye ödentilerinin belirlenmesi ve toplanması aşağıdaki usule tabidir;</p>
<ul>
<li>Destekçi Üyeler, her ayın 15’inde olağan toplantıda Genel Kurulca belirlenen miktarın altında olmamak üzere düzenli olarak Derneğe ayni veya nakdi katkıda bulunur.</li>
<li>Destekçi üyelere verdikleri desteğin miktarına bağlı olarak Dernekçe çeşitli hizmet ve payeler verilebilir. Verileceklerin niteliği Yönetim Kurulunca belirlenir ve her olağan Genel Kurul toplantısında oylanır.</li>
</ul>
<p><strong>Dernek Defterleri</strong><br>
Madde 29 – Aşağıdaki defterler Dernekçe tutulur.</p>
<ul>
<li>Yönetim Kurulu karar defteri,</li>
<li>Üye kayıt defteri,</li>
<li>Destekçi üye kayıt defteri,</li>
<li>Başvuran kayıt defteri,</li>
<li>Gelen ve giden evrak kayıt defteri,</li>
<li>Alındı kayıt defteri,</li>
<li>İşletme defteri,</li>
<li>Demirbaş defteri.</li>
</ul>
<p><strong>Dernek İktisadi İşletmesi</strong><br>
Madde 30 – Dernek Genel Kurul kararı ile yasa ve yönetmeliklere göre iktisadi işletme kurabilir.</p>
<p><strong>Sandık Kurulması</strong><br>
Madde 31 – Dernek, Genel Kurul kararı ile yasa ve yönetmeliklere göre sandık oluşturabilir.</p>
<p><strong>Temsilcilik</strong><br>
Madde 32 – Dernek gerekli gördüğü yerlerde Yönetim Kurulunun kararı ile Dernek faaliyetlerini yürütmek amacıyla temsilcilik açabilir.</p>
<ul>
<li>Temsilciliğin tüzel kişiliği ve organları yoktur.</li>
<li>Yönetim Kurulunca ilk temsilci atanır. Temsilciliklerde temsilciler, yapılan ilk atamanın ardından temsilcilik dahilinde bulunan üyelerin sayısının onu geçmesini müteakip temsilcilik dahilindeki üyelerce olağan Genel Kurul toplantısı tarihinden altmış gün önce yapılacak seçimle belirlenir.</li>
<li>Temsilciliğin adresi, Genel Kurulca atanan ilk temsilci tarafından temsilciliğin bulunduğu yerdeki mülki amirliğe otuz gün içinde yazılı olarak bildirilir.</li>
</ul>
<p><strong>Uluslararası Faaliyetler, Yabancı Dernek ve Kuruluşlarla İlişkiler</strong><br>
Madde 33 – Dernek, Tüzükte gösterilen amaçları gerçekleştirmek üzere, uluslararası faaliyette veya işbirliğinde bulunabilir ve yurt dışında temsilcilik açabilir. Yurt dışında dernek veya üst kuruluş kurabilir veya yurt dışında kurulmuş dernek veya kuruluşlara katılabilir.</p>
<p><strong>Tüzük Değişikliği</strong><br>
Madde 34 – Tüzük değişikliğinde aşağıdaki usul uygulanır;</p>
<ul>
<li>Tüzük değişikliği yapılacak Genel Kurul toplantısı, toplantıya katılma hakkı bulunan üyelerin dörtte üçünün katılımı ile yapılır. Yeter sayısı sağlanamaması durumunda olağan toplantı usulü uygulanır.</li>
<li>Genel Kurul toplantısına katılanların üçte ikisinin kabul oyu ile tüzük değişikliğine karar verilir.</li>
</ul>
<p><strong>Tasfiye</strong><br>
Madde 35 – Derneğin tasfiyesi için aşağıdaki usul takip edilir.</p>
<ul>
<li>Genel Kurul’a üyelerin dörtte üçünün katılması ve katılanların üçte iki çoğunluğunun kabul oyu ile feshe karar verilebilir. Birinci toplantıda üçte iki üye hazır bulunmaz ise toplantı ertelenir ve ikinci toplantıda katılan üyelerin üçte iki çoğunluğunun kabul oyu ile feshe karar verilebilir.</li>
<li>Feshedilir ise üç kişilik bir tasfiye kurulu oluşturulur. Tasfiye kurulu üç ay içinde gelir ve gider hesaplarını ve ödemeleri yapar. Mal varlığı, Genel Kurul’un karar vereceği bir dernek veya vakfa, yoksa <strong>Linux Kullanıcıları Derneği</strong> ile <strong>Ali İsmail Korkmaz Vakfı</strong> arasında pay edilerek devredilir.</li>
<li>Tasfiye bitince evraklar saklanmak üzere Yönetim Kurulu Başkanı’na verilir.</li>
</ul>
<p><strong>Ek hükümler</strong><br>
Madde 36 – İşbu tüzük otuz altı maddeden ibaret olup, hüküm eksikliği halinde ilgili mevzuat geçerlidir.</p>
]]></content:encoded></item><item><title>Özgür Yazılım Derneği Raconu (CoC)</title><link>https://www.oyd.org.tr/racon/</link><guid isPermaLink="true">https://www.oyd.org.tr/racon/</guid><pubDate>Mon, 01 Jan 0001 00:00:00 +0000</pubDate><description><![CDATA[<p><em>(<strong>racon</strong> İta. ragione: kaide, usul, akıl selim, mantık, uyulması gereken kurallar bütünü)</em></p>
<p>Bu yönerge Özgür Yazılım Derneği&rsquo;nin; çevrimiçi de dahil olmak üzere kurduğu, paydaşı olduğu etkinlikler ve topluluklar kapsamında herkese güvenli ve huzurlu bir etkileşim alanı sunmak için oluşturulmuştur. ÖYD&rsquo;nin etki alanının sürdüğü süre boyunca bu yönerge geçerlidir. Bu yönergeyi benimsemek adına yapılan atıflarda, atıfı yapan taraf yönergenin uygulayanı sayılır.</p>
<p><strong>Yürütücüler</strong>, ilgili alanlarda dernek tarafından yetkilendirilmiş kişileri, etkinlik komitelerini, çevrimiçi iletişim alanlarında ilgili kanaldan sorumlu kişileri, diğer tüm istisnai hallerde dernek yönetim kurulunu ifade eder.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><em>(<strong>racon</strong> İta. ragione: kaide, usul, akıl selim, mantık, uyulması gereken kurallar bütünü)</em></p>
<p>Bu yönerge Özgür Yazılım Derneği&rsquo;nin; çevrimiçi de dahil olmak üzere kurduğu, paydaşı olduğu etkinlikler ve topluluklar kapsamında herkese güvenli ve huzurlu bir etkileşim alanı sunmak için oluşturulmuştur. ÖYD&rsquo;nin etki alanının sürdüğü süre boyunca bu yönerge geçerlidir. Bu yönergeyi benimsemek adına yapılan atıflarda, atıfı yapan taraf yönergenin uygulayanı sayılır.</p>
<p><strong>Yürütücüler</strong>, ilgili alanlarda dernek tarafından yetkilendirilmiş kişileri, etkinlik komitelerini, çevrimiçi iletişim alanlarında ilgili kanaldan sorumlu kişileri, diğer tüm istisnai hallerde dernek yönetim kurulunu ifade eder.</p>
<p><strong>Rahatsızlık</strong>; yaş, cinsiyet, cinsiyet kimliği, cinsel yönelim, engellilik hali, ırk, dil, insanların vücut biçimleri ve farkları sebebiyle ötekileştiren ayrımcı/yaralayıcı ifadeler, hedef gösterme, bireylere yönelik şiddet içeren söylemler, etkinliğin veya iletişimin sürdürülmesine engel olma ve her nevi taciz durumlarını ifade eder.</p>
<p><strong>Taraflar</strong>, derneğin varlık gösterdiği tüm alanlarda etkin olan kişi veya kurumları ifade eder.</p>
<p><strong>İstenmeyen kişi</strong> (Persona non grata), dernek alanlarından süreli veya süresiz olarak uzaklaştırılan kişileri ifade eder.</p>
<p>Taraflardan, koşullar önem arz etmeksizin herkese karşı nazik, yardımsever ve hoşgörülü olmaları, hiç kimseye rahatsızlık vermemeleri beklenmektedir. Etrafına rahatsızlık veren taraflar; diğer taraflar ve/veya yürütücüler tarafından öncelikle uyarılacak, ardından istenmeyen kişi ilan edilecektir. Yürütücülerin ortak kararıyla rahatsızlık verenler hakkında süresiz uzaklaştırma gibi yaptırımlar da uygulanabilir.</p>
<p>Etkinliklerde sponsorlar veya ev sahipleri de taraf olarak kabul edilmektedir, dolayısıyla rahatsızlık karşıtı önlemlere tabidirler. Sponsorlar ve ev sahipleri için de yaptırımlar aynı derecede uygulanacaktır.</p>
<p>Topluluğun alanlarında; faşizme, cinsiyetçiliğe, türcülüğe, ırkçılığa, şovenizme, LGBTİ+ fobiye, zenofobiye ve bunlarla sınırlı olmamakla birlikte her nevi özgürlük düşmanı, ayrımcı ve nefret içerikli düşünce, söylem  ve davranışa kesinlikle izin verilmeyecektir. Bu tür söylem ve davranışlarda bulunduğu tespit edilen taraflar, istenmeyen kişi ilan edilir ve tüm alanlardan uzaklaştırılır.</p>
<p>Rahatsızlığa maruz kalınması, bir başkasına rahatsızlık verildiğine şahit olunması veya endişe duyulması halinde en kısa zamanda bir yürütücüye ulaşılmalıdır. Yürütücüleri; iletişim kanallarındaki ifadelerden, etkinliklerde ise varsa yaka kartlarından, yoksa belirleyici işaretlerden tanıyabilirsiniz.</p>
<p>Yaşanan herhangi bir ihlal durumunda, ihlalin giderilmesi için gerekenlerin yapılması yürütücülerin yetkisi dahilindedir. İhlalin giderilmesi, olaya müdahil olan kişilerin şikayetine veya affına bağlı değildir.</p>
<p>Etkinliklerde tarafların kişisel mahremiyetine saygı göstermek için, önceden izin almaksızın hiçbir tarafın fotoğrafı veya videosu çekilmemelidir. Etkinliğe göre, bazı taraflarda fotoğrafının ve videosunun hiçbir koşulda çekilmemesi ve paylaşılmaması gerektiğini gösteren işaretler bulunabilir. Tüm taraflardan bu tarz işaretlere uymaları beklenmektedir. İzinsiz bir şekilde çekilmiş bir fotoğraf veya videoda kişinin belirlenebilir olması durumunda, görüntünün anlaşılmayacak şekilde bozulması, o kişinin mahremiyetini koruyacaktır.</p>
<p>Bunların haricinde üçüncü kişilerin kişisel bilgilerini veya kimliğini ifşa etmek kesinlikle süresiz olarak istenmeyen kişi ilan edilme sebebidir.</p>
<h3 id="tavsiyeler">Tavsiyeler</h3>
<p><strong>Paylaşımcı olun.</strong> İletişim alanlarında, karşınızdaki tarafın teknik seviyesinin sizinkinden farklı olabileceğini aklınızda bulundurup, mümkün olabildiğince çözüm odaklı ve yapıcı olun.</p>
<p><strong>Nazik olun.</strong> Herkesin sosyal becerilerinin farklı olabileceğini göz önünde bulundurarak beklemediğiniz veya alışık olmadığınız bir davranış karşısında anlayışlı olun.</p>
<p><strong>Davetkar olun.</strong> Topluluğa yeni katılan kişilerle iletişimde hassasiyet gösterin. Hiç kimse yeni katıldığı bir ortamda görünmezmiş gibi hissetmek istemez. İnsanlara onları gördüğünüzü hissettirin ve ortama dahil olmaları için davetkar olun.</p>
<p><strong>Dışadönük olun.</strong> Uzun zamandır görmediğiniz arkadaşlarınızı özlediğinizi biliyoruz ancak etkinlikler ve topluluklar yeni kişilerle tanışmak için biçilmiş kaftandır. Aranıza yeni kişileri almaktan çekinmeyin.</p>
<p><strong>Düşünceli olun.</strong> Etkinliğin planlanan bir akışı olduğunu düşünerek, sorduğunuz soruları belirtilen süreler dahilinde makul bir vakit alacak şekilde sorun. Eğer soramadığınız bir sorunuz olursa, e-posta ve benzeri kanallardan iletebilirsiniz. Etkinlik konuşmacıları ve yürütücüleri, sorularınızı memnuniyetle cevaplayacaklardır.</p>
<p>Eğer herhangi bir sebepten istenmeyen kişi ilan edildiyseniz ve bu durumdan memnun değilseniz, özeleştirinizi verebilirsiniz. Verdiğiniz özeleştiri, dernekçe değerlendirilecek ve nihai karar size ulaştırılacaktır. İstenmeyen kişilerle ilgili soru, öneri ve temyiz mercii Özgür Yazılım Derneği Yönetim Kurulu, bu metnin başka topluluklarca benimsenmesi durumunda ise ilgili topluluğun yürütücüleridir.</p>
<p>Bu yönergede belirtilmeyen her nevi durumda, konsensüs kararları, protokol ve tüzük hükümleri; ya da ilgili toplulukların yönergeleri geçerlidir.</p>
]]></content:encoded></item><item><title>İletişim</title><link>https://www.oyd.org.tr/iletisim/</link><guid isPermaLink="true">https://www.oyd.org.tr/iletisim/</guid><pubDate>Mon, 01 Jan 0001 00:00:00 +0000</pubDate><description><![CDATA[<dl>
<dt>Adres</dt>
<dd>Hasanpaşa Mh. Kurbağalıdere Cd. Sarıgüzel İş Mrk. No: 61/4, 34722 Kadıköy/İstanbul</dd>
<dt>Telefon</dt>
<dd>0216 706 4 693 (OYD)
<em>(Yalnızca yasal konular için arayınız, sabit telefon değildir)</em></dd>
<dt>E-posta</dt>
<dd>bilgi {@} oyd.org.tr</dd>
<dt>Mastodon</dt>
<dd><a href="https://mastodon.social/@oyd">@oyd@mastodon.social</a></dd>
<dt>Twitter</dt>
<dd><a href="https://twitter.com/oydorgtr">@oydorgtr</a></dd>
<dt>Telegram duyuru kanalı</dt>
<dd><a href="https://t.me/oydorgtr">t.me/oydorgtr</a></dd>
</dl>

<h2>E-posta listeleri</h2>


<h3 class="list-title">ÖYD Duyuru Listesi (yeni)</h3>
<p>Derneğin etkinlikleri (atölye, seminer, proje vb.) hakkında duyuruların yapıldığı e-posta listesidir.</p>
<a class="button success" role="button" href="https://duyuru.oyd.org.tr/subscription/form">Abone ol</a>

<a class="button info" role="button" href="https://duyuru.oyd.org.tr/archive">Arşiv</a>
<hr/>]]></description><content:encoded><![CDATA[<dl>
<dt>Adres</dt>
<dd>Hasanpaşa Mh. Kurbağalıdere Cd. Sarıgüzel İş Mrk. No: 61/4, 34722 Kadıköy/İstanbul</dd>
<dt>Telefon</dt>
<dd>0216 706 4 693 (OYD)
<em>(Yalnızca yasal konular için arayınız, sabit telefon değildir)</em></dd>
<dt>E-posta</dt>
<dd>bilgi {@} oyd.org.tr</dd>
<dt>Mastodon</dt>
<dd><a href="https://mastodon.social/@oyd">@oyd@mastodon.social</a></dd>
<dt>Twitter</dt>
<dd><a href="https://twitter.com/oydorgtr">@oydorgtr</a></dd>
<dt>Telegram duyuru kanalı</dt>
<dd><a href="https://t.me/oydorgtr">t.me/oydorgtr</a></dd>
</dl>

<h2>E-posta listeleri</h2>


<h3 class="list-title">ÖYD Duyuru Listesi (yeni)</h3>
<p>Derneğin etkinlikleri (atölye, seminer, proje vb.) hakkında duyuruların yapıldığı e-posta listesidir.</p>
<a class="button success" role="button" href="https://duyuru.oyd.org.tr/subscription/form">Abone ol</a>

<a class="button info" role="button" href="https://duyuru.oyd.org.tr/archive">Arşiv</a>
<hr/>


]]></content:encoded></item><item><title>Hakkımızda</title><link>https://www.oyd.org.tr/hakkimizda/</link><guid isPermaLink="true">https://www.oyd.org.tr/hakkimizda/</guid><pubDate>Mon, 01 Jan 0001 00:00:00 +0000</pubDate><description>&lt;p>İnsanlık tarihi ilerledikçe bilgisayarlar ve yazılımlar hayatımızda daha büyük yer buluyor. Bugün toplumun 30 sene önce sahip olduğundan hayal edilemeyecek kadar daha fazla işlem gücüne, veriye ve bağlantıya sahibiz ve yaşamlarımız giderek bu kaynaklar tarafından şekillendiriliyor.&lt;/p>
&lt;p>İnsanların özgürlüğü dünyada ne kadar önemli ise bilişim sistemlerin de o derece önemli. Özgürlük hayatı şekillendiren güçler üzerine söz sahibi olmak demektir ve bugün dijital yaşamlarımızın konusu olan sistemler üzerinde en az söz sahibi olanlar kullanıcılardır.&lt;/p></description><content:encoded><![CDATA[<p>İnsanlık tarihi ilerledikçe bilgisayarlar ve yazılımlar hayatımızda daha büyük yer buluyor. Bugün toplumun 30 sene önce sahip olduğundan hayal edilemeyecek kadar daha fazla işlem gücüne, veriye ve bağlantıya sahibiz ve yaşamlarımız giderek bu kaynaklar tarafından şekillendiriliyor.</p>
<p>İnsanların özgürlüğü dünyada ne kadar önemli ise bilişim sistemlerin de o derece önemli. Özgürlük hayatı şekillendiren güçler üzerine söz sahibi olmak demektir ve bugün dijital yaşamlarımızın konusu olan sistemler üzerinde en az söz sahibi olanlar kullanıcılardır.</p>
<p>Özgür Yazılım Derneği, özgür yazılım hareketini ve hali ile tüm insanların modern dünyadaki özgürlüklerini savunan insanların oluşturduğu topluluktur. Özgür Yazılım Derneği &ldquo;<strong>Kullan, Araştır, Paylaş, Geliştir!</strong>&rdquo; sloganı ile insanların özgürlüğünü, yazılımların özgürlüğünden başlamak üzere, donanımların, İnternet&rsquo;in ve hizmetlerin özgürlüğü ile bağlantılı olarak savunur.</p>
<p>Özgür Yazılım Derneğinin ideal dünyasında;</p>
<ul>
<li>Tüm yazılımlar herkesin kullanması, araştırması, paylaşıp geliştirmesi için özgürdür,</li>
<li>Tüm donanımlar istenildiği gibi erişilebilir, incelenebilir, değiştirilebilir ve en önemlisi tamir edilebilir,</li>
<li>İnternet, insanlığın yarattığı en büyük ve özgürleştirici makine olarak amaçlandığı ve hak ettiği şekilde özgür, erişilebilirdir,</li>
<li>Mahremiyet tali değil aslidir. İnsanların özel hayatlarına ilişkin detayları güven içinde saklayabilir.</li>
</ul>
<p>Bu amaçla Özgür Yazılım Derneği,</p>
<ul>
<li>GNU felsefesini ve özgür yazılımların kullanımını yaygınlaştırmak amacı ile eğitimler ve yaygınlaştırma çalışmaları gerçekleştirmektedir.</li>
<li>Kamunun ve sivil toplumun çalışmalarının faydalarının tüm insanlıkça paylaşılabilmesi için özgür yazılımlar kullanmaya ve katkı vermeye teşvik eder.</li>
<li>Ağ tarafsızlığı ve herkese erişilebilir internet için çalışır.</li>
<li>Hayatımızı hızla saran teknolojilerin temel hak ve özgürlüklerimizi sınırlandırmasına, gözetim / denetim toplumu yaratma çabalarına karşı çıkar, teknolojinin insanı ve toplumu daha fazla özgürleştirmesi amacıyla kullanılması için mücadele eder.</li>
<li>Sosyal ağların salt bir tüketim ve teşhir aracı olarak görülmesine ve kullanılmasına karşı, yepyeni bir iletişim kültürünün gelişmesi için çalışır.</li>
<li>Bilimsel ve teknolojik birikimin, kişisel veya özel mülk olmasına karşı çıkar.</li>
<li>Bu ortak birikimler üzerinde toplum yararına olmayan bir tahakküm kuran patent ve lisanslara karşı, paylaşımcı üretim modellerini ve lisanslarını savunur.</li>
</ul>
<p>Özgür Yazılım Derneği, temelleri Richard M. Stallman tarafından atılan &ldquo;<strong>Özgür yazılım, özgür toplum</strong>&rdquo; hedefine varmak için çalışır.</p>
<h2 id="ekibimiz">Ekibimiz</h2>


<section class="member">
  <div class="member-image">
    <img src="/images/ekip/ugur.jpg" alt="Uğur Arıcı">
  </div>
  <div>
    <strong class="member-name">Uğur Arıcı</strong>
    <em class="member-role">Dernekli</em>
    <p class="member-description">Yaklaşık 10 yıldır web geliştiricisi. Dijital Ürün Yöneticiliği diye bahsettiği; yazılım üzerine analiz, planlama, geliştirme ve danışmanlık hizmetleri verdiğim bir firması var. <a href="https://kamp.linux.org.tr">Özgür Yazılım Kampları</a>nda eğitmen.</p>
    <address class="member-email">ugur {güzela} oyd.org.tr</address>
    
    <address class="member-fingerprint">(GnuPG: E495 9B9C E184 91A4 D618  370B 2D56 698C ADDA 1E3D)</address>
    
  </div>
</section>

<section class="member">
  <div class="member-image">
    <img src="/images/ekip/alper.jpg" alt="Alper Atmaca">
  </div>
  <div>
    <strong class="member-name">Alper Atmaca</strong>
    <em class="member-role">Dernekli</em>
    <p class="member-description">İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. Meslek geçmişini ağırlıklı olarak ceza ve iş hukuku alanında sürdürdü. Çocukluktan teknoloji düşkünü ve konu üzerine yazmakta. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin hem hukuki hem de sivil toplumda çalışmalarda bulunmakta. <a href="https://hackerspace.ist">Hackerspace Istanbul</a> (hs.ist) üyelerindendir. <a href="https://kamp.linux.org.tr">Özgür Yazılım Kampları</a>nda eğitmen.</p>
    <address class="member-email">alper {güzela} oyd.org.tr</address>
    
    <address class="member-fingerprint">(GnuPG: 845F D55D DA6B 0FCE 0C00 8452 4227 2957 268B 3FCA)</address>
    
  </div>
</section>

<section class="member">
  <div class="member-image">
    <img src="/images/ekip/tan.jpg" alt="Tan Aytekin">
  </div>
  <div>
    <strong class="member-name">Tan Aytekin</strong>
    <em class="member-role">Dernekli</em>
    <p class="member-description">Özgür yazılım aktivisti. Fizik ve elektronik alanlarına ilgili. Amatör telsizci. <a href="https://hackerspace.ist">Hackerspace Istanbul</a> (hs.ist) kurucularındandır.</p>
    <address class="member-email">tan {güzela} oyd.org.tr</address>
    
    <address class="member-fingerprint">(GnuPG: D997 0872 B7FE 307B AACF FE84 649C FBBA C4A2 EA67)</address>
    
  </div>
</section>

<section class="member">
  <div class="member-image">
    <img src="/images/ekip/murat.jpg" alt="Murat Emir Cabaroğlu">
  </div>
  <div>
    <strong class="member-name">Murat Emir Cabaroğlu</strong>
    <em class="member-role">Dernekli</em>
    <p class="member-description">Mühendislik mezunu gezgin bir aktivist, çantasını doldurduğu gibi yola çıkabilir. Çeşitli demokratik kitle örgütlerinde görev alıyor. Blues müzik dinliyor ve dans ediyor. 2016 yılında GNU/Linux ile haşır neşir olmaya başladı. O günden beri yazılım, bilgi ve donanım özgürlüğü hakkında çalışmalara katkı sağlamaya çalışıyor.</p>
    <address class="member-email">murat {güzela} oyd.org.tr</address>
    
  </div>
</section>

<section class="member">
  <div class="member-image">
    <img src="/images/ekip/onur.jpg" alt="Onur Çelik">
  </div>
  <div>
    <strong class="member-name">Onur Çelik</strong>
    <em class="member-role">Dernekli</em>
    <p class="member-description">Özgür yazılım ve özgür bilgi aktivisti. DRM karşıtı. Latin dilbilimcisi. <a href="https://kamp.linux.org.tr">Özgür Yazılım Kampları</a>nda eğitmen.</p>
    <address class="member-email">onur {güzela} oyd.org.tr</address>
    
    <address class="member-fingerprint">(GnuPG: D8D4 57D0 0B37 864E F235  63E0 21EF 1193 BFE4 A18F)</address>
    
  </div>
</section>

<section class="member">
  <div class="member-image">
    <img src="/images/ekip/cemre.jpg" alt="Cemre Demircioğlu">
  </div>
  <div>
    <strong class="member-name">Cemre Demircioğlu</strong>
    <em class="member-role">Dernekli</em>
    <p class="member-description">Video gazeteci. Feminist killjoy. <a href="https://hackerspace.ist">Hackerspace Istanbul</a> (hs.ist) üyelerindendir.</p>
    <address class="member-email">cemre {güzela} oyd.org.tr</address>
    
    <address class="member-fingerprint">(GnuPG: DA72 135C 8B94 256B 1940 9AD1 5C79 1013 1A19 F83B)</address>
    
  </div>
</section>

<section class="member">
  <div class="member-image">
    <img src="/images/ekip/sezi.jpg" alt="Selin Sezi Elevli">
  </div>
  <div>
    <strong class="member-name">Selin Sezi Elevli</strong>
    <em class="member-role">Dernekli</em>
    <p class="member-description">2015 yılında Nesin Matematik Köyü&rsquo;ne gittiğinden beri bilgi özgürlüğüne önem veren gönüllü organizasyonların sıkı takipçisi. 2020 yılından beri özgür yazılımlarla ilgili. Yeni bakış açıları keşfetmeye, veri bilimi ve analizine meraklı bir endüstri mühendisi adayı.</p>
    <address class="member-email">sezi {güzela} oyd.org.tr</address>
    
  </div>
</section>

<section class="member">
  <div class="member-image">
    <img src="/images/ekip/armagan.jpg" alt="Armağan Güven">
  </div>
  <div>
    <strong class="member-name">Armağan Güven</strong>
    <em class="member-role">Dernekli</em>
    <p class="member-description">Çizer.</p>
    <address class="member-email">armagan {güzela} oyd.org.tr</address>
    
  </div>
</section>

<section class="member">
  <div class="member-image">
    <img src="/images/ekip/umut.jpeg" alt="Umut Karcı">
  </div>
  <div>
    <strong class="member-name">Umut Karcı</strong>
    <em class="member-role">Dernekli</em>
    <p class="member-description">2007&rsquo;den beri GNU/Linux kullanıyor. Özgür donanım konusuna meraklı. Yılan terbiyecisi. <a href="https://hackerspace.ist">Hackerspace Istanbul</a> (hs.ist) üyelerindendir.  <a href="https://kamp.linux.org.tr">Özgür Yazılım Kampları</a>nda eğitmen.</p>
    <address class="member-email">umut {güzela} oyd.org.tr</address>
    
    <address class="member-fingerprint">(GnuPG: 18C2 2E52 93E5 0468 D7C6 D9A0 B024 23C3 D7A1 A536)</address>
    
  </div>
</section>

<section class="member">
  <div class="member-image">
    <img src="/images/ekip/ozcan.jpg" alt="Özcan Oğuz">
  </div>
  <div>
    <strong class="member-name">Özcan Oğuz</strong>
    <em class="member-role">Dernekli</em>
    <p class="member-description">2007&rsquo;den beridir özgür yazılımlar ile içli dışlı bir aktivist. Babasının bit pazarından getirdiği i486 DX2&rsquo;den beridir teknoloji ve elektronik ile ilgili. <a href="https://hackerspace.ist">Hackerspace Istanbul</a> (hs.ist) kurucularındandır. <a href="https://kamp.linux.org.tr">Özgür Yazılım Kampları</a>nda eğitmen.</p>
    <address class="member-email">ozcan {güzela} oyd.org.tr</address>
    
    <address class="member-fingerprint">(GnuPG: D854 D9D8 5CB4 9107 04BD 9C5B 2D33 E2BD 3D97 5818)</address>
    
  </div>
</section>

<section class="member">
  <div class="member-image">
    <img src="/images/ekip/zeynep.jpg" alt="Zeynep Topsakal">
  </div>
  <div>
    <strong class="member-name">Zeynep Topsakal</strong>
    <em class="member-role">Dernekli</em>
    <p class="member-description">Boğaziçi Üniversitesi&rsquo;nde Dilbilim öğrencisi. <a href="https://hackerspace.ist">Hackerspace Istanbul</a> (hs.ist) kurucularındandır. Özgür yazılım aktivizmi çalışmalarında bulunmaktadır.</p>
    <address class="member-email">zeynep {güzela} oyd.org.tr</address>
    
    <address class="member-fingerprint">(GnuPG: 4715 4623 2DD7 4CCC B7D8 9984 C26B 3B50 FF05 999E)</address>
    
  </div>
</section>

<section class="member">
  <div class="member-image">
    <img src="/images/ekip/nesli.png" alt="Neslihan Turan">
  </div>
  <div>
    <strong class="member-name">Neslihan Turan</strong>
    <em class="member-role">Dernekli</em>
    <p class="member-description">2014&rsquo;ten beri özgür yazılım kullanıcısı. Şu anda bir özgür yazılımın geliştiricilerinden biri. Feminist, vikipedist, fotoğraf çeker, kedileri sever, bilişsel bilimlere meraklıdır. Bilgi özgürlüğü ve tüm özgürlük mücadelelerinin kesişimlerinde dolanır.</p>
    <address class="member-email">neslihan {güzela} oyd.org.tr</address>
    
    <address class="member-fingerprint">(GnuPG: A21E 3141 D306 189F 1B4C 8FF3 0942 7D1F 6ACF E115)</address>
    
  </div>
</section>

<section class="member">
  <div class="member-image">
    <img src="/images/ekip/mustafa.jpg" alt="Mustafa Yontar">
  </div>
  <div>
    <strong class="member-name">Mustafa Yontar</strong>
    <em class="member-role">Dernekli</em>
    <p class="member-description">Amstrad sevdalısı, özgür yazılım aktivisti. <a href="https://hackerspace.ist">Hackerspace Istanbul</a> (hs.ist) üyelerindendir. <a href="https://kamp.linux.org.tr">Özgür Yazılım Kampları</a>nda eğitmen.</p>
    <address class="member-email">mustafa {güzela} oyd.org.tr</address>
    
    <address class="member-fingerprint">(GnuPG: DB86 4D74 9132 633A F5C1 222C 80CB 12EF 9981 8314)</address>
    
  </div>
</section>


]]></content:encoded></item><item><title>Geçmiş Bütçeler</title><link>https://www.oyd.org.tr/butce/gecmis/</link><guid isPermaLink="true">https://www.oyd.org.tr/butce/gecmis/</guid><pubDate>Mon, 01 Jan 0001 00:00:00 +0000</pubDate><description><![CDATA[<h1 id="geçmiş-bütçeler">Geçmiş Bütçeler</h1>
<p>Bu sayfada derneğimizin önceki yıllara ait bütçe raporları bulunmaktadır.</p>
<h2 id="2022-mali-yılı">2022 Mali Yılı</h2>
<p><strong>Gelirler:</strong></p>
<ul>
<li>Üye ödentileri: 240.00 TL</li>
<li>Bağışlar: 1500.00 TL</li>
<li>Diğer gelirler: 100.00 TL</li>
<li><strong>Toplam Gelir: 1840.00 TL</strong></li>
</ul>
<p><strong>Giderler:</strong></p>
<ul>
<li>Genel giderler: 1200.00 TL</li>
<li>Amaç ve hizmet giderleri: 500.00 TL</li>
<li>Diğer giderler: 140.00 TL</li>
<li><strong>Toplam Gider: 1840.00 TL</strong></li>
</ul>
<h2 id="2021-mali-yılı">2021 Mali Yılı</h2>
<p><strong>Gelirler:</strong></p>
<ul>
<li>Üye ödentileri: 240.00 TL</li>
<li>Bağışlar: 800.00 TL</li>
<li>Diğer gelirler: 50.00 TL</li>
<li><strong>Toplam Gelir: 1090.00 TL</strong></li>
</ul>
<p><strong>Giderler:</strong></p>
<ul>
<li>Genel giderler: 800.00 TL</li>
<li>Amaç ve hizmet giderleri: 250.00 TL</li>
<li>Diğer giderler: 40.00 TL</li>
<li><strong>Toplam Gider: 1090.00 TL</strong></li>
</ul>
<h2 id="2020-mali-yılı">2020 Mali Yılı</h2>
<p><strong>Gelirler:</strong></p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<h1 id="geçmiş-bütçeler">Geçmiş Bütçeler</h1>
<p>Bu sayfada derneğimizin önceki yıllara ait bütçe raporları bulunmaktadır.</p>
<h2 id="2022-mali-yılı">2022 Mali Yılı</h2>
<p><strong>Gelirler:</strong></p>
<ul>
<li>Üye ödentileri: 240.00 TL</li>
<li>Bağışlar: 1500.00 TL</li>
<li>Diğer gelirler: 100.00 TL</li>
<li><strong>Toplam Gelir: 1840.00 TL</strong></li>
</ul>
<p><strong>Giderler:</strong></p>
<ul>
<li>Genel giderler: 1200.00 TL</li>
<li>Amaç ve hizmet giderleri: 500.00 TL</li>
<li>Diğer giderler: 140.00 TL</li>
<li><strong>Toplam Gider: 1840.00 TL</strong></li>
</ul>
<h2 id="2021-mali-yılı">2021 Mali Yılı</h2>
<p><strong>Gelirler:</strong></p>
<ul>
<li>Üye ödentileri: 240.00 TL</li>
<li>Bağışlar: 800.00 TL</li>
<li>Diğer gelirler: 50.00 TL</li>
<li><strong>Toplam Gelir: 1090.00 TL</strong></li>
</ul>
<p><strong>Giderler:</strong></p>
<ul>
<li>Genel giderler: 800.00 TL</li>
<li>Amaç ve hizmet giderleri: 250.00 TL</li>
<li>Diğer giderler: 40.00 TL</li>
<li><strong>Toplam Gider: 1090.00 TL</strong></li>
</ul>
<h2 id="2020-mali-yılı">2020 Mali Yılı</h2>
<p><strong>Gelirler:</strong></p>
<ul>
<li>Üye ödentileri: 240.00 TL</li>
<li>Bağışlar: 600.00 TL</li>
<li>Diğer gelirler: 30.00 TL</li>
<li><strong>Toplam Gelir: 870.00 TL</strong></li>
</ul>
<p><strong>Giderler:</strong></p>
<ul>
<li>Genel giderler: 600.00 TL</li>
<li>Amaç ve hizmet giderleri: 200.00 TL</li>
<li>Diğer giderler: 70.00 TL</li>
<li><strong>Toplam Gider: 870.00 TL</strong></li>
</ul>
<hr>
<p><em>Not: Geçmiş yılların detaylı bütçe raporları için lütfen dernek sekreterliği ile iletişime geçiniz.</em></p>
]]></content:encoded></item><item><title>Destek</title><link>https://www.oyd.org.tr/destek/</link><guid isPermaLink="true">https://www.oyd.org.tr/destek/</guid><pubDate>Mon, 01 Jan 0001 00:00:00 +0000</pubDate><description><![CDATA[<p>Her insan topluluğu gibi Özgür Yazılım Derneği de emek ve para ile hayatını sürdürmektedir. Dernek faaliyetleri, çoğu zaman bu kaynakları bir şekilde kullanmaktadır, dolayısıyla derneğimizin sürekli olarak kaynağa ihtiyacı vardır.</p>
<p>Emeğiniz var ise;</p>
<ul>
<li>Derneğimizin toplantılarına gelebilir; konuşulan konularda fikir ve çözüm önerebilir, en küçüğünden büyüğüne katkıda bulunabilirsiniz.</li>
<li>Derneğimizin projelerine; kod, çeviri, sistem ve çözüm katkısı verebilirsiniz.</li>
<li>Derneğimizin faaliyetlerinde görev alabilir, mekan özgüleyebilir veya çevrenize çağrıda bulunabilirsiniz.</li>
<li>Derneğimizin ilan ettiği ihtiyaçlara cevap verebilecek bir imkanınız veya yeteneğiniz varsa bununla katkıda bulunabilirsiniz.</li>
<li>Özgür Yazılım Derneği&rsquo;ni çevrenizde anlatabilir, özgür yazılım felsefesini çevrenize yayabilirsiniz.</li>
</ul>
<p>Paranız var ise;</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Her insan topluluğu gibi Özgür Yazılım Derneği de emek ve para ile hayatını sürdürmektedir. Dernek faaliyetleri, çoğu zaman bu kaynakları bir şekilde kullanmaktadır, dolayısıyla derneğimizin sürekli olarak kaynağa ihtiyacı vardır.</p>
<p>Emeğiniz var ise;</p>
<ul>
<li>Derneğimizin toplantılarına gelebilir; konuşulan konularda fikir ve çözüm önerebilir, en küçüğünden büyüğüne katkıda bulunabilirsiniz.</li>
<li>Derneğimizin projelerine; kod, çeviri, sistem ve çözüm katkısı verebilirsiniz.</li>
<li>Derneğimizin faaliyetlerinde görev alabilir, mekan özgüleyebilir veya çevrenize çağrıda bulunabilirsiniz.</li>
<li>Derneğimizin ilan ettiği ihtiyaçlara cevap verebilecek bir imkanınız veya yeteneğiniz varsa bununla katkıda bulunabilirsiniz.</li>
<li>Özgür Yazılım Derneği&rsquo;ni çevrenizde anlatabilir, özgür yazılım felsefesini çevrenize yayabilirsiniz.</li>
</ul>
<p>Paranız var ise;</p>
<ul>
<li>Derneğimizin destekçi üyesi olarak çalışmalarımızı kolaylaştırabilirsiniz.</li>
<li>Derneğimize bağış sayfası aracılığı ve banka yolu ile nakdi bağışta bulunabilirsiniz.</li>
<li>Derneğimizin ihtiyaç listesinde bulunanları ayni olarak  bağışlayabilirsiniz.</li>
</ul>
<p>Hepsiyle birlikte, <a href="/uyelik/">üyemiz olarak</a> katkıda bulunabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded></item><item><title>Bütçe</title><link>https://www.oyd.org.tr/butce/</link><guid isPermaLink="true">https://www.oyd.org.tr/butce/</guid><pubDate>Mon, 01 Jan 0001 00:00:00 +0000</pubDate><description><![CDATA[<p>Özgür Yazılım Derneği, üyelerden toplanan aidatlar ve yapılan bağışlar ile hayatta kalmaktadır. Derneğimizin bütçesi, diğer kitle örgütleriyle kıyaslandığında hayli düşüktür, tüm gelir gider tablomuz bütün şeffaflığıyla bilgilerinize sunulmuştur.<br>
ÖzgürKon biletlerinden işlem başı %2.29 + 0,25 TRY, SMS bağışlarından %10 komisyon alınmaktadır, verilen tutarlar bu komisyonların düşülmüş halidir.</p>
<h2 id="2020-1-ocak---1-aralık">2020 (1 Ocak - 1 Aralık)</h2>
<h4 id="gelirler">Gelirler</h4>
<table class="table table-bordered">
  <thead>
    <tr>
      <th scope="col">Açıklama</th>
      <th scope="col">Tutar</th>
    </tr>
  </thead>
  <tbody>
    <tr>
      <td>Üyeler tarafından yapılan bağışlar</td>
      <td>1702,00 TL</td>
    </tr>
    <tr>
      <td>ÖzgürKon bilet bağışları (Net)</td>
      <td>1918,73 TL</td>
    </tr>
    <tr>
      <td>ÖzgürKon kurumsal destekler</td>
      <td>500,00 TL</td>
    </tr>
    <tr>
      <td>Bağışlar (Banka)</td>
      <td>140,63 TL</td>
    </tr>
    <tr>
      <td>SMS bağışları (Net)</td>
      <td>1467,00 TL</td>
    </tr>
	<tr class="table-success"><td><strong>Toplam:</strong></td><td><strong>5728,36 TL</strong></td></tr>
  </tbody>
</table>
<h4 id="giderler">Giderler</h4>
<table class="table table-bordered">
  <thead>
    <tr>
      <th scope="col">Açıklama</th>
      <th scope="col">Tutar</th>
    </tr>
  </thead>
  <tbody>
    <tr>
      <td>Kira (5 aylık)</td>
      <td>750,00 TL</td>
    </tr>
    <tr>
      <td>İş hanı aidatı</td>
      <td>135,00 TL</td>
    </tr>
    <tr>
      <td>Genel giderler (Sunucu, alan adı, matbaa vb.)</td>
      <td>300,00 TL</td>
    </tr>
    <tr>
      <td>Etkinlik giderleri (Vikimaraton, CryptoParty vb.)</td>
      <td>97,00 TL</td>
    </tr>
    <tr>
      <td>Diğer giderler (iyzico hizmet ödemeleri, emlak komisyonu vb.)</td>
      <td>572,00 TL</td>
    </tr>
	<tr class="table-danger"><td><strong>Toplam:</strong></td><td><strong>1854,00 TL</strong></td></tr>
  </tbody>
</table>
<h5 id="fark-387436-try">Fark: 3874,36 TRY</h5>
<h2 id="2019">2019</h2>
<h4 id="gelirler-1">Gelirler</h4>
<table class="table table-bordered">
  <thead>
    <tr>
      <th scope="col">Açıklama</th>
      <th scope="col">Tutar</th>
    </tr>
  </thead>
  <tbody>
    <tr>
      <td>Üye Aidatları</td>
      <td>240,00 TL</td>
    </tr>
    <tr>
      <td>Üyeler tarafından yapılan bağışlar</td>
      <td>2080,00 TL</td>
    </tr>
    <tr>
      <td>Dışarıdan gelen bağışlar</td>
      <td>52,00 TL</td>
    </tr>
	<tr class="table-success"><td><strong>Toplam:</strong></td><td><strong>2372,00 TL</strong></td></tr>
  </tbody>
</table>
<h4 id="giderler-1">Giderler</h4>
<table class="table table-bordered">
  <thead>
    <tr>
      <th scope="col">Açıklama</th>
      <th scope="col">Tutar</th>
    </tr>
  </thead>
  <tbody>
    <tr>
      <td>Genel giderler (Sunucu, alan adı, matbaa vb.)</td>
      <td>1971,59 TL</td>
    </tr>
    <tr>
      <td>Etkinlik giderleri (CryptoParty Istanbul vb.)</td>
      <td>399,24 TL</td>
    </tr>
    <tr>
      <td>Diğer giderler</td>
      <td>1,17 TL</td>
    </tr>
	<tr class="table-danger"><td><strong>Toplam:</strong></td><td><strong>2372,00 TL</strong></td></tr>
  </tbody>
</table>
<h5 id="fark-000-tl">Fark: 0,00 TL</h5>
<p><em><strong>2019 için açıklama</strong>: Derneğimizin 2019 Aralık ayı sunucu ödemesi kasadaki tutarın üzerinde çıkmış, muhasebede karışıklık olmaması adına kasa sıfırlanıp eksik kalan tutar üyelerimiz tarafından karşılanmıştır.</em></p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Özgür Yazılım Derneği, üyelerden toplanan aidatlar ve yapılan bağışlar ile hayatta kalmaktadır. Derneğimizin bütçesi, diğer kitle örgütleriyle kıyaslandığında hayli düşüktür, tüm gelir gider tablomuz bütün şeffaflığıyla bilgilerinize sunulmuştur.<br>
ÖzgürKon biletlerinden işlem başı %2.29 + 0,25 TRY, SMS bağışlarından %10 komisyon alınmaktadır, verilen tutarlar bu komisyonların düşülmüş halidir.</p>
<h2 id="2020-1-ocak---1-aralık">2020 (1 Ocak - 1 Aralık)</h2>
<h4 id="gelirler">Gelirler</h4>
<table class="table table-bordered">
  <thead>
    <tr>
      <th scope="col">Açıklama</th>
      <th scope="col">Tutar</th>
    </tr>
  </thead>
  <tbody>
    <tr>
      <td>Üyeler tarafından yapılan bağışlar</td>
      <td>1702,00 TL</td>
    </tr>
    <tr>
      <td>ÖzgürKon bilet bağışları (Net)</td>
      <td>1918,73 TL</td>
    </tr>
    <tr>
      <td>ÖzgürKon kurumsal destekler</td>
      <td>500,00 TL</td>
    </tr>
    <tr>
      <td>Bağışlar (Banka)</td>
      <td>140,63 TL</td>
    </tr>
    <tr>
      <td>SMS bağışları (Net)</td>
      <td>1467,00 TL</td>
    </tr>
	<tr class="table-success"><td><strong>Toplam:</strong></td><td><strong>5728,36 TL</strong></td></tr>
  </tbody>
</table>
<h4 id="giderler">Giderler</h4>
<table class="table table-bordered">
  <thead>
    <tr>
      <th scope="col">Açıklama</th>
      <th scope="col">Tutar</th>
    </tr>
  </thead>
  <tbody>
    <tr>
      <td>Kira (5 aylık)</td>
      <td>750,00 TL</td>
    </tr>
    <tr>
      <td>İş hanı aidatı</td>
      <td>135,00 TL</td>
    </tr>
    <tr>
      <td>Genel giderler (Sunucu, alan adı, matbaa vb.)</td>
      <td>300,00 TL</td>
    </tr>
    <tr>
      <td>Etkinlik giderleri (Vikimaraton, CryptoParty vb.)</td>
      <td>97,00 TL</td>
    </tr>
    <tr>
      <td>Diğer giderler (iyzico hizmet ödemeleri, emlak komisyonu vb.)</td>
      <td>572,00 TL</td>
    </tr>
	<tr class="table-danger"><td><strong>Toplam:</strong></td><td><strong>1854,00 TL</strong></td></tr>
  </tbody>
</table>
<h5 id="fark-387436-try">Fark: 3874,36 TRY</h5>
<h2 id="2019">2019</h2>
<h4 id="gelirler-1">Gelirler</h4>
<table class="table table-bordered">
  <thead>
    <tr>
      <th scope="col">Açıklama</th>
      <th scope="col">Tutar</th>
    </tr>
  </thead>
  <tbody>
    <tr>
      <td>Üye Aidatları</td>
      <td>240,00 TL</td>
    </tr>
    <tr>
      <td>Üyeler tarafından yapılan bağışlar</td>
      <td>2080,00 TL</td>
    </tr>
    <tr>
      <td>Dışarıdan gelen bağışlar</td>
      <td>52,00 TL</td>
    </tr>
	<tr class="table-success"><td><strong>Toplam:</strong></td><td><strong>2372,00 TL</strong></td></tr>
  </tbody>
</table>
<h4 id="giderler-1">Giderler</h4>
<table class="table table-bordered">
  <thead>
    <tr>
      <th scope="col">Açıklama</th>
      <th scope="col">Tutar</th>
    </tr>
  </thead>
  <tbody>
    <tr>
      <td>Genel giderler (Sunucu, alan adı, matbaa vb.)</td>
      <td>1971,59 TL</td>
    </tr>
    <tr>
      <td>Etkinlik giderleri (CryptoParty Istanbul vb.)</td>
      <td>399,24 TL</td>
    </tr>
    <tr>
      <td>Diğer giderler</td>
      <td>1,17 TL</td>
    </tr>
	<tr class="table-danger"><td><strong>Toplam:</strong></td><td><strong>2372,00 TL</strong></td></tr>
  </tbody>
</table>
<h5 id="fark-000-tl">Fark: 0,00 TL</h5>
<p><em><strong>2019 için açıklama</strong>: Derneğimizin 2019 Aralık ayı sunucu ödemesi kasadaki tutarın üzerinde çıkmış, muhasebede karışıklık olmaması adına kasa sıfırlanıp eksik kalan tutar üyelerimiz tarafından karşılanmıştır.</em></p>
]]></content:encoded></item></channel></rss>